Erdoğan’ın sanata bakışı, özgür beyinler, Enes Kara

Erdoğan’ın sanata bakışı, özgür beyinler, Enes Kara

13.01.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhurbaşkanı’nın 2. Yeditepe Bienali’nin açılışında yaptığı konuşma, sanat çevrelerinde ağır bir şaşkınlık yarattı: “Özellikle medya mecraları üzerinden tüm dünyaya adeta boca edilen Batı menşeli kültür sanat eserlerinin içine özenle yerleştirilen ve insanın esfeli safilin tarafını öne çıkaran mesajların elbette bir amacı var. Bu amacın masum ve hayırlı olmadığı da açıktır. Her türlü sapkınlığı, ahlaksızlığı, marjinalliği sanat adı altında normalleştirme, hayatımızın tabii bir parçası haline getirme gayesi taşıyan bu sinsi saldırıya karşı kendi imkânlarımızı daha güçlü şekilde devreye almamız şarttır.” 

Lütfen konuşma metninin tamamını okuyun. Devletin neredeyse 70 yıldır hiçbir katkı vermediği modern ve çağdaş sanat alanı hakkında, Cumhurbaşkanı’nın önyargılı ve suçlayıcı bir üslupla konuşması bu ülkede sanatla uğraşan herkes adına bir ciddi hayal kırıklığı. AKP, sanata katkı yapmadığı gibi, tersine hep negatif enerji yaydı. 40 yıldır var olan AKM’yi önce yıktılar, 13 yıl sonra da bunu görkemli bir “sanat katkısı” gibi sunarak tekrar açtılar!

Sanatı, sadece kendi coğrafyanızda ve geçmiş kültürel birikiminizde arayamazsınız. Çağımızda sanat, yerleşik kalıpların dışına çıkarak sınırlar ötesi düşünme özgürlüğü ve çeşitliliğiyle beslenir. Erdoğan, ‘Sanat, Allah’ı aramakmış meğer’ der üstat” cümlesi dışında, birçok dini referans vermeye devam ederek “Allah güzeldir, güzel olanı sever” dedi. Ardından da Süleymaniye veya Sultanahmet camilerini örnek olarak gösterebiliyor; “estetiğin ahlakla bütünleştirilmiş biçimleri ile ortaya konan” eserlerden söz ediyor... Bu arada Erdoğan, diğer medeniyetlerin sanat birikimlerine de sanki ancak “hoşgörü ile tahammül eder” bir üslupta değinmeyi tercih ediyor.

Sanat tarihine veya özellikle son 200 yıla baktığımızda, sürekli olarak diğer kültürlerden esinlenen, etkilenen ve evrensel yenilikçi çıkışları yeryüzü kültürünün tamamının harmanlanmasından ortaya çıkarmaktan çekinmeyen yaratıcı bir tavrın dünya egemenliğini görüyoruz. 

Sanatçılar özgür beyinlerdir. Zincirleri, kalıpları kırarak yeni görme ve algılama biçimlerini, yerleşik düzenle göğüs göğüse mücadele ederek sürekli devrim ile yürüme peşindedirler. Picasso, Batı, Afrika ve Mısır sanatı ve çok daha farklı kültürlerin bileşkesinden kübizmi (Braque ile beraber) ortaya çıkarmıştır. Hatta kübizm, yapılan yıkımların bir toplamı olarak da tanımlanır. Halbuki dini değerler ve duygular yıkılmak üzere kurulmamıştır. Din bir inançtır, kimse dine şüphe ile yaklaşarak dindar olamaz veya dini dogmaları yıkmaya çalışarak din alanında çalışamaz. Sanat ortamı ile din bu açıdan tamamen farklı ve çelişkili zeminler üzerine otururlar. 

Japon sanatçı Hokusai, 18. yüzyılda ürettiği işlerle izlenimcilikten pop sanata kadar birçok Batılı akım ve sanatçıyı etkilemiştir. Amerikalı sanatçı Jackson Pollock, 70 yıl önce, Amerika kıtasının bütün sanatsal normlarını altüst ederek, Uzakdoğu sanatından da esinlenerek daha sonra yeni Amerikan sanatı olarak dünyayı etkisi altına alan soyut dışavurumculuğun en özgün işlerini üretmiştir. Devrimci sanatçı, bir bilim insanı kadar şüpheci, sorgulayıcı ve disiplinli çalışmasının yanı sıra iflah olmaz bir yaramazdır. Hiçbir yerleşik sanat normunu tanımadığı gibi adeta kendi anayasasını oluşturur. 

ENES KARA DRAMI VE GENCECİK BEYİNLER

Dinin, siyaset dahil tüm alanlarda egemen olmasını isteyenler gençlerin beyinlerini ve yaşamlarını en başından kontrol altında tutmaya çalışır. Tarihte örneği görüldüğü gibi baskıcı politika izleyen rejimler, özgür sanattan ve yaratıcı beyinlerinden hep nefret etmişlerdir. FETÖ’nün okullarında da gencecik beyinler dar kalıplara sokulup şekillenir ve bunun dışındaki dünyanın yanlışlar, günahlar ve felaketler getireceği kendilerine aşılanır. Gerek dini kullanan terör örgütleri gerek kimi tarikatlar, beynini yıkadıkları gençleri din adına ölür ve öldürür kıvama taşırlar. İki gündür Enes Kara için kan ağlıyoruz. Onun dramı daha bile iç acıtıcı. Çünkü nereye sürüklendiğini görüyor ve durduramıyor. Ne yazık ki bu şekilde gençliği ve adeta beyni elinden alınarak bir dini tarikata ipotek edilen tıp öğrencisi Kara, ölümünden önce çektiği 10 dakikalık videoda yaşama sevincinin nasıl kaybettirildiğini, tarikat yurdunda baskılar, zoraki namazlar ve din okumalarıyla nasıl ders bile çalışamayacak noktaya itildiğini, dine olan inancını kaybettiğini, motivasyonunun yok olduğunu anlattıktan sonra kendini yedinci kattan atarak intihar ediyor. Henüz 19 yaşında, yakışıklı, genç ve cıvıl cıvıl olması gereken, özgürce yaşaması gereken bir can böyle korkunç şekilde yok oluyor. Belki bıraksalar mühendis olacak; doktorluğu da sevmiyor ama yaşamı elinden emirlerle alınmış bir kere...

Bu sene Bodrum’da Diyanet’in 4-6 yaş arası çocuklara Kuran kursu açtığını gösteren bir tabela görmüştüm, inanamamıştım. Siz daha oyuncak tutmayı bile bilmeyen bir beyni ağır dini yükümlülükler, yasaklar, günahlar, cehennemler, melekler dünyasına çektiğinizde o çocuğun kafasına artık özgür bir şekilde bilim veya sanatın, sorgulamanın girmesi mümkün olmaz. Yanlış anlamayın, isteyen gençliğinde kendi seçimi ile Kuran kursuna, imam hatip lisesine gider veya ilahiyat fakültesi bitirir veya din âlimi olur. Kimsenin buna itirazı olamaz. Ama çocukları en küçük yaşlarından itibaren tarikatlara ve dini baskılara terk edersiniz, maalesef yaratıcılıktan, sanattan, bilimden korkan ve kendi içindeki çelişkilerle uçurumun kenarında gezinen gençlere ulaşırsınız. Kılıçdaroğlu, dindar seçmeni korkutmamak için Özgür Özel’e sözlerini daha dikkatli seçmesi için hatırlatmalar yapabilir. Ama bu konunun içeriği çok ağır bedeller taşıyan acı gerçeklerle doludur. Türkiye acilen çocuklarını, gençlerini tarikatların oyuncağı olmaktan kurtarmalıdır. Yeni Enes Kara vakalarını önceden engellememiz şart...

Yazarın Son Yazıları

Silivri-İran hattında demokrasi ve ekonomi

Hayatımız içeride de zor dışarıda da...

Devamını Oku
12.03.2026
Kötülerin bitmeyen cerahati

Savaşın en ağır bedelini anneler ve çocuklar öder.

Devamını Oku
05.03.2026
Şu şaşırtıcı “demokratik” dünyamız!

Yeni Adalet Bakanı gelir gelmez, gerek mahkemelerde gerek yandaş basında CHP üzerine yeni senaryoların alevlendiğini belirtmiştim.

Devamını Oku
26.02.2026
Tehlikeli gidişatlar ve CHP’nin sorumlulukları

Türkiye yeni adalet bakanının kimliğini öğrenerek bir şok yaşadı.

Devamını Oku
19.02.2026
CHP ikazları dikkate almalı

Bu satırların sahibi, ailesinden kalan manevi mirasla 80 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi’nin yanında durmuş bir isimdir.

Devamını Oku
12.02.2026
Barış süreci: Ne pahasına?

CHP, son dönemdeki çıkışlarıyla ana muhalefet partisinden birinci parti konumuna yükseldi.

Devamını Oku
05.02.2026
Tarihi ‘Özel-İmamoğlu’ tandemi

Tandem, iki unsurun tek bir ritimle, birlikte hareket etmesi olarak tanımlanır.

Devamını Oku
29.01.2026
Harika bir hafta yaşattın bize Zeynep! Çok teşekkürler!

Harika bir hafta yaşattın bize Zeynep! Çok teşekkürler!

Devamını Oku
23.01.2026
Üç aykırı ölüm

Her biri olağandışı vakalar. İlki, gencecik bir çocuğumuzun Türkiye’yi giderek saran çocuk şiddetinin yeni hedefi olması…

Devamını Oku
22.01.2026
İran’da özgürlük arayışı!

İran’da yaşananlar gerçekten korkunç.

Devamını Oku
15.01.2026
Bari BM ve NATO’yu kapatın!

Venezüella haberleri üzerimize yağıyor; dünya gündemini unutulmaz bir şekilde değiştiren günler yaşıyoruz.

Devamını Oku
08.01.2026
İmamoğlu’ndan Özel’e, Brigitte’ten Edip’e 2026!

Yeni yıla günaydın sevgili okurlarım!

Devamını Oku
01.01.2026
Kılıçdaroğlu ve sosyal medya kampanyaları!

Geçen hafta detaylıca yazdığım, Twitter’ın (X demek bana çok anlamsız ve içeriksiz geliyor) siber zorbalarının dev bir ablukası ile karşı karşıyayız.

Devamını Oku
25.12.2025
Twitter’ın utanmaz zorbaları ve Manifest!

Merak ediyorum, özellikle Twitter’da cirit atan bu siber zorbaları kimler yetiştirdi?

Devamını Oku
18.12.2025
Hangi hatalar zinciri bu uçurumu hazırladı?

İnsanlarımız şaşkın.

Devamını Oku
11.12.2025
CHP kurultayı: Kazananlar ve kaybedenler

1970’lerde, İstanbul’da Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü’nde eski şampiyonlarımızdan Fehmi Kızıl vardı.

Devamını Oku
04.12.2025
CHP kurultayı demokrasiyi aydınlatacak!

CHP kurultayı, bu hafta sonu her zamanki gibi büyük bir medya ilgisi altında yaşanacak.

Devamını Oku
27.11.2025
Mustafa Kemal’i hazmedemeyen solcular!

İddianame açıklaması yüzünden geçen hafta yazamadığım konuya hemen giriyorum.

Devamını Oku
20.11.2025
İddianame ve kritik yönlendirme

Pek de sürpriz olmadı.

Devamını Oku
13.11.2025
Sahte dünyalar kuşatması

Paranın sahtesi vardır, kalpazanlar basar.

Devamını Oku
06.11.2025
Cumhuriyet, iki kahraman ve yarınlar

Dün Cumhuriyet Bayramımızı kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
CHP davasına dikkat!

Siyaset, insanların daha iyi yaşaması için yapılır, dünyanın neresinde olursa olsun.

Devamını Oku
23.10.2025
Yok olan Nobeller ve edepler

Trump bozulmuş, “Nasıl olur da Nobel Barış Ödülü bana verilmez?!” “Ben yedi savaş durdurdum, gidip hiçbir şeyi yapamamış birine verecekler o ödülü” deyip duruyordu.

Devamını Oku
16.10.2025
Özel-Bahçeli düellosu, cevapsız sorular

Sinan Ateş cinayetinin dumanı tütmeye devam ederken bu cinayetin bir numaralı sanığı 90’lı yılları anımsatan bir şekilde güpegündüz öldürüldü.

Devamını Oku
09.10.2025
‘Bombalı Nobel’ ve barış!

Bugünlerde, Trump ve Netanyahu’nun anlaşarak Ortadoğu’ya ve Filistin’e dayattıkları yeni düzenin ve “sözde” barışın hangi hızda yaşama geçip geçemeyeceğini öğreneceğiz, tabii yeni sürprizlerle karşılaşmazsak...

Devamını Oku
02.10.2025
Fenerbahçe, Türkiye ve demokrasi dersi!

Fenerbahçe Spor Kulübü’nde nöbet değişimi oldu.

Devamını Oku
25.09.2025
Misyonlarını tamamlayamayan kayyumlar!

Daha iki yıl önce kazanması için elimizden geleni yaptığımız, uğruna 24 saat koşturduğumuz Kılıçdaroğlu’nun, o gece kendisine umut bağlayan milyonların neredeyse tamamını karşısına alacak pasif duruşu ve agresif sessizliğiyle, Vito’larına binip kaybolmasına şahit olmak bize nasipmiş...

Devamını Oku
18.09.2025
Demokrasimizin açık yarası ve vazgeçilmez ikazlar

Türkiye, darbe günlerinde gördüğü sahneleri yaşadı.

Devamını Oku
11.09.2025
Kayyuma karşı halk, partisiyle direniyor!

Bunu da gördük.

Devamını Oku
04.09.2025
Anne Frank bana Gazze hakkında mektup yollamış…

Dün aldığım bu mektubu sizlerle paylaşmak istedim.

Devamını Oku
28.08.2025
Cerahatin içinde yüzüyoruz...

Haftada bir köşe yazısı kaleme alarak gündemi yakalamak için, şapkadan üç değil, beş tavşan çıkarmanız lazım!

Devamını Oku
21.08.2025
Diyanet İşleri Başkanı’na açık mektup

Diyanet İşleri Başkanı Sayın Ali Erbaş...

Devamını Oku
14.08.2025
Komisyon başladı: Ufukta neler olabilir?

Cumhuriyet Halk Partisi, tabanından ve partinin ileri gelenlerinden yapılan bütün uyarılara rağmen komisyona katıldı.

Devamını Oku
07.08.2025
CHP komisyona katılmamalıdır, tersine...

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve MYK’sının bu ikazları dikkatle değerlendirmeye alacaklarına inanıyorum.

Devamını Oku
31.07.2025
Bir "Altan Bey" geçti bu topraklardan

Yıl 1955, genç gazeteci Altan Öymen ve iki polis Ankara kışının ortasında…

Devamını Oku
24.07.2025
15 Temmuz’dan terörsüz Türkiye’ye...

Gündem aşırı yoğun. Ekrem İmamoğlu’na açılan en akıl almaz davalardan biri dün karara bağlandı.

Devamını Oku
17.07.2025
Satranç oynarken şahınızı veremezsiniz!

Gündem belli: AKP’nin “muhalefetsiz demokrasi modeli” için yaptığı çalışmalar...

Devamını Oku
10.07.2025
Sivas'tan bugüne... Karanlıklar ve tehditler devam ederken

Dün, 2 Temmuz’du… 32 yıl önce yobazların 35 aydınımızı yakarak katletmesinin yıldönümü...

Devamını Oku
03.07.2025
‘Mutlak butlan’a karşı CHP kararlılığı!

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu sayesinde CHP’nin birinci parti konumuna yükseldiğini gören AKP, ne yapıp edip bu iki lideri durdurmak için her şeyi yaptı ve yapmaya da devam ediyor.

Devamını Oku
26.06.2025
Cahil ve faşist liderlerin savaşı

Aslında bu köşe yazısını kaleme almanın hiçbir anlamının olmayacağı 36 saatlik süreç yaşıyoruz...

Devamını Oku
19.06.2025