5 açık gerçek ve 5 masum soru

24 Haziran 2021 Perşembe

Önce açık gerçekler.

Hemen belirtmeliyim ki bu gerçeklerin hiçbiri “özel kaynaklara” dayalı değildir.

Hepsi kamuoyuna yansımış, çeşitli medya organları tarafından dile getirilmiş olan olaylar ve izlenimlerdir:

1) “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” yargı mekanizmasını da “iktidarın sopası” olarak kullanmaya başlamıştır.

2) “Şahsım Devleti” içinde ne yazık ki yargıyı da etkileyen yozlaşmalar, yolsuzluklar, çürümeler ve kokuşmuşluklar o kadar artmıştır ki artık yargı tarafından alınan yasaklama ve ceza kararlarıyla bile saklanamaz hale gelmişlerdir.

3) “Şahsım Devleti” yapısındaki bu yozlaşma ve çürüme, sonunda, insanların hem özgürlüklerine hem işlerine hem de mallarına ve mülklerine mal olan bir seviyeye ulaşmıştır.

4) Sedat Peker’in açıklamaları, “Şahsım Devleti”nin iktidar gücünü, zaten bilinen bir gerçek olan tarikatlarla işbirliğine ek olarak, halk dilinde mafya denilen suç örgütleriyle de paylaşmış olduğu iddialarına dayalıydı.

5) Nitekim bu iddialardan sonra zaten bilinen ama iktidar tarafından görmezden gelinen Sezgin Baran Korkmaz olayı da ülkede ve uluslararası mahkemelerde gündeme geldi.

***

Şimdi sıra masum sorulara geldi.

Bu konuda da bu soruların kamuoyu vicdanında sorulmaya başlamış olduklarını belirtmeliyim:

1) Sedat Peker’in açıklamalarında adı geçen gazetecilerin, iddia edilen ilişkiler içinde oldukları ortaya çıkmış ve bunlar bu ilişkilerden dolayı belli müeyyidelerle karşı karşıya kalmışlardır. Peki, bu gazetecilerin ilişkide oldukları kişiler ve politikacılar hakkında herhangi bir araştırma, soruşturma yapılmayacak ve müeyyideler uygulanmayacak mıdır?

2) 1998 yılında elinde tahta bir boyacı sandığı ile Kadıköy’de işe başlayan Sezgin Baran Korkmaz, kimin ya da kimlerin, hangi ilişkilerin desteğiyle, uluslararası para aklama operasyonları yapacak, devlete sızacak kadar zengin ve güçlü bir noktaya gelmiştir?

3) SBK’nin ilişki ağı içinde, özellikle yurtdışına çıkış yasağı ve bu yasağın kaldırılması konularında birtakım politikacıların, MASAK’ın ve bazı yargı mensuplarının adları geçmektedir. Bunlar hakkında herhangi bir araştırma veya soruşturma yapılacak mıdır?

4) Türkiye adresli olan veya Türkiye’de yakalanan binlerce kiloluk uyuşturucuların alıcıları ve bunlar hakkındaki bilgiler niçin kamuoyundan saklanmaktadır? Bu uyuşturucular kimlere yollanmıştır?

5) El konulan uyuşturucular nerede, nasıl imha edilmektedir; imha edilme eylemleri belgelenmiş midir?

***

Ben “Kamuoyu vicdanını” yansıttım…

Bakalım “Kamuoyu vicdanını” kim tatmin edecek?


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları