Türkiye’de COVID’e karşı büyük aşı çalışmaları çöpe mi gitti?
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Türkiye’de COVID’e karşı büyük aşı çalışmaları çöpe mi gitti?

05.10.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

COVID aşısının üretilmesine ve yüz milyonlarca insanın hayatının kurtarılmasına veya derin hastalıklar ve sakatlıklardan kurtarılmasına hizmet eden mRNA teknolojisinin geliştirilmesini sağlayan iki bilim insanı, Katalin Karikó ve Drew Weissman; evet, Nobel Tıp Ödülünü aldı.

Hatırlarsınız, pandemi döneminde Türkiye’de de üniversite ve ilgili merkezlerde 20 kadar aşı çalışması başladı.

Pasteur’ün kuduz aşısını hemen iki yıl sonra üreten bir ülke olarak biliyoruz ki aşı üretimini tatil ettik, kapılarını kapattık... Siyasi figürlerin düşüncelerine göre “Ne gerek vardı, çok pahalı işler bunlar, dışarısı yapıyor, onlardan alırız”...

Pandemi bizi aşı konusunda “sıfır birikimli” ülke noktasında yakaladı. Çünkü geçmişle olan zincir kopmuş, halkalar parçalanıp dağılmıştı.

Bir birikimi ciddiyetle durmadan ilerletip sürdüremezseniz apansız kalırsınız büyük bir toplumsal tehlike karşısında.

SIFIR NOKTASINDA

Hemen aşı üretmeliyiz, sıfır noktasından başladık. Siyasi iktidara bir başarı gerekiyordu, hadi diyelim iktidar ülkenin güçlü ihtiyacı için harekete geçti. Çok iyi yaptı, alkışladık.

Aslında yetişkin, hevesli, bilgili, meraklı, elini hemen taşın altına koyacak bilim insanları henüz vardı ülkemizde. Bunların projelerine onaylar verildi ve ülke çapında çalışmalar başladı. Başlangıç paraları küçük küçük verildi.

En hızlı sonuç verecek inaktif, yani klasik aşı üretimiydi. İlk yıl Çin’den satın alınan aşılar klasikti ve teknolojisi yaygın şekilde biliniyordu.

Fakat COVID karşısında, bunların en iyisinin bile etkisi düşüktü.

Süreç sonunda öne çıkan TURCOVAC böyleydi.

ABD ve Almanya’da hızla geliştirilen mRNA teknolojisine dayalı aşıların ise çok yüksek etkili olduğu görüldü. Dünya bu aşıları kullanmaya başladı.

Bizde de modern aşı yöntemlerine, DNA, rekombinant aşı üretimine, bazı ilaç etken maddelerini kullanarak aşı üretme çalışmalarına girişen bilimciler oldu.

Fakat konu bilgi birikimiyle ilgiliydi.

DENEYİM VE BAŞARISIZLIK ŞART

Bu konularda bir çalışmanız, deneyimleriniz, başarısızlıklarınız, hatalarınız, yani öğrenme süreciniz yoksa, ne kadar genel bilgileriniz olsa bile literatürde var olan bilgilerden yola çıkarak hemen başarıya ulaşmanız mümkün değildir.

Ama buna rağmen mRNA olmasa bile, yeni aşı yapma teknolojileriyle üretim çalışmalarında, bazı merkezlerde, farelerde olumlu bağışıklık etkileri görüldü, faz1 klinik çalışmalarına başlama noktasına kadar geldi.

Bugün hepsi ne yapıyor tam bilmiyorum ama tabii ki devletin mali destekleri devam etmediği için, büyük ölçüde durmuş veya bazı yerlerde son derece yavaşlamıştır.

İktidar TURCOVAC aşısının üretimini bir iki tanınmış şirkete vermişti, süreç durdu, acaba Sağlık Bakanlığı da onlara ihtiyaç olmadığını mı bildirdi?

4 AŞI NE OLDU?

ODTÜ-Bilkent işbirliğiyle geliştirilen “VLP (virüs benzeri parçacık aşısı) ile Ankara Üniversitesi’nde geliştirilen Adenovirüs temelli aşı klinik faz aşamalarına kadar ilerlemiş”. Sonrasını merak ediyorum.

Prof. Mehmet Öztürk’ün, İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi’nde yönetici olduğu dönemde proje koordinatörü olarak organize ettiği 2 aşı çalışmasının farelerde güçlü bağışıklık yanıtı oluşturduğu gösterilmiş... Maya teknolojisine dayalı aşı ülkemizde bir ilaç firmasına lisanslanmış. Sonuç ne oldu?

Pandemi ortadan “kalktığına göre”, bir dahaki acil duruma kadar, Allah kerim.

Mehmet Öztürk’e sordum: “İnsanlarda test edilebilir aşamaya gelen en az 4 aşı adayımız oldu, ama bunların endüstriyel üretimi ve klinik faz çalışmaları aşamalarında tökezledik. Çünkü ne sanayi altyapımız ne de mevzuatımız aşı geliştirmeye uygun değildi” diyor.

MRNA ÜRETİM MERKEZİ KURULMALI

Evet, bugüne kadar sürdürülen aşı çalışmaları bir şekilde birikim yarattı. Bunu nasıl kullanmalıyız?

mRNA veya daha geniş başlıkla DNA’ya dayalı aşı veya ilaç teknolojilerine hızla yatırım yapmalıyız. İktidarın ilgisi kaybolmuş olabilir ama ülkenin bugün ve yakın gelecekte ihtiyacı büyük. Şimdi için değil, gelecek için hemen yatırıma girişmeliyiz.

Gelecek bu teknolojide. Satın alıcı ülke olmaktansa üretici ülke olmalıyız. Çünkü bu teknolojiler yakın gelecekte hem bulaşıcı hastalıklara hem kansere hem kalıtsal hastalıklara karşı aşı ve ilaç geliştirmede başrolü oynamaya başlamak üzereler.

İktidar “bir köprü parasını” bu alana ayırmalı. Liyakat ve uluslararası bilim desteğinde büyük bir çalışmanın başlatılması için ortamı yaratmalı. İklim değişikliğinin de yaratacağı yeni dünyada toplumumuzu ve ülkemizi her türlü salgına ve hâlâ dünyanın mücadele ettiği hastalıklara karşı hazırlamalı...

Bu mümkün mü?

Yazarın Son Yazıları

Mutlak butlan yapmazlar, halüsinasyonlara esir olmayacağım

Bardağın dolu tarafına bakıyorum olmuyor, boş tarafı tutmuyor.

Devamını Oku
21.05.2026
Yeter ki başarılacağına inanılsın, ülke kuruluşuna dönecektir

Bugün 19 Mayıs 1919’un yıldönümü.

Devamını Oku
19.05.2026
Çin’in egemen güce barışçıl geçiş politikası: Tayvan örneği

Eşyanın doğasına uygun bir politika izliyor Çin.

Devamını Oku
18.05.2026
Egemen güç-yükselen güç ilişkisi ve büyük dönüşüm

Güç ilişkilerinde ve belki de dünyanın düzeninde başka ilişkilerin örüleceğinin işaretlerinin net olarak ortaya çıktığı ve belki de resmileştiği bir olay yaşandı Pekin’de.

Devamını Oku
17.05.2026
Yargıdaki siyasi depremsel kontroller: Bugüne nasıl gelindi?

Son yazımda yargının siyasi kontrolü ile ilgili üç döneme işaret etmiştim.

Devamını Oku
14.05.2026
Üç dönemde yargının total siyasi durumları üzerine

Dünyada benzeri var mı bilemiyorum, iddianame adı altında hazırlanan ve üstelik mahkeme tarafından da kabul edilen ipe sapa gelmez casusluk suçlamalarını içeren dava için İmamoğlu kapağını bile açmadım demiş.

Devamını Oku
12.05.2026
Ekonomik güç zayıfsa askeri güç kazandırmaz...

ABD’nin neden İran karşısında eli kolu epey bağlı olduğu konusunda çok sayıda yorum var.

Devamını Oku
11.05.2026
Hamamböceğine dönüşmek

İnsanoğlunun normal hayatta pek dışa vurmaya çalışmadığı bir karakteri yanardöner halidir.

Devamını Oku
10.05.2026
Anayasal düzen içinde yaşadığımızı mı sanıyoruz...

Merdan Yanardağ’ın Tele1’i el konacak ve ortadan kaldırılacak.

Devamını Oku
04.05.2026
Dehşet verici gelişmeler, yaşanmaz dünyaya doğru

Yapay zekâ sohbet robotlarıyla masum masum konuşuyorsunuz, istediğiniz bilgileri en geniş web sitelerini tarayarak önünüze getiriyor, yorum ve değerlendirme konusunda uç kaynaklardan derlediklerini cömertçe paylaşıyor; kendi yorumunu soruyorsunuz, ortalama şeyler söylüyor, tabii sorularla sıkıştırıyorsunuz, başka açılımlara işaret ediyorsunuz hemen konu değiştiriyor vb. sağlık tavsiyeleri veriyor.

Devamını Oku
03.05.2026
İki önemli konuda bazı saptamalar: CHP ve MHP

CHP iktidarın hukuk şiddetinden bunalınca...

Devamını Oku
30.04.2026
Anketlerde, sorunları kim çözer sorusuna yanıltıcı yanıtlara dikkat

Anket savaşları mı?

Devamını Oku
28.04.2026
Bu kadar mal mülk, şirket, destek ve sokaktaki işçiler Hak hukuk yiyen tüm şirketler kamulaştırılmalı mı?

Web sitesine baktım, sıradan bir holding değil, düzinelerce şirketi var, şüphesiz pek çoğu çok kazançlı.

Devamını Oku
27.04.2026
Aylardır iddianamesiz yatan Hasan Akgün’ün çığlığı

Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün bir mektup gönderdi.

Devamını Oku
26.04.2026
İktidar seçimler için güvenlik konusunu öne mi çıkartacak?

Özgür Özel’in ara seçimler için bastırması, muhalefetteki 12 parti ile görüşmesi, onlardan onay alması ve son olarak ara seçim konusunu, esas karar verici irade olan Meclis’in başkanı ile görüşmesi bir sonuç verir mi diye tartışılıyor.

Devamını Oku
23.04.2026
Cumhurbaşkanı adaylıktan vazgeçmez, rüya görmeyin. Peki butlan konusu?

Hâlâ tartışılıyor kulis haberlerinde ve analizlerde.

Devamını Oku
21.04.2026
Şiddetin kaynakları: Silah üretici kaynakları kurutulmadıkça...

Dün gazetemizde adli bilişim uzmanı Altun’un epey dehşet uyandıran bir açıklaması vardı

Devamını Oku
20.04.2026
Ülke atmosferi, şiddeti her yönden besliyor

İki okul saldırısının beklenmedik boyutları ülkeyi sarstı.

Devamını Oku
19.04.2026
‘Durduramayacaklar halkın coşkun akan selini’

Bu şiir veya marş aklıma geldi, Macaristan’ın tek adamı Orban’ı silip süpüren halkın sandık zaferini görünce.

Devamını Oku
16.04.2026
Netanyahu Trump’ı batırıyor... Orban’ın çöküşü

İran savaşından hemen önce Netanyahu Beyaz Saray’a gitti, özel bir toplantı salonunda Beyaz Saray’da az sayıda yöneticinin katılımıyla (Trump ve adamları tabii ki) özel bir toplantı yapıldı.

Devamını Oku
14.04.2026
Savaşa dönüş kolay olmayacak, yalnızlık çukurunda bir Trump

Vance’in “İran, Amerikan şartlarını kabul etmedi, görüşmeler bitti” sözleri bir emperyalistin burnu büyüklüğünün dile gelmesi olarak tarihe geçti.

Devamını Oku
13.04.2026
Barış masası Trump için kurtuluştur, yıkılmakta olan imparatorluk

Her şey ABD’nin İran’a saldırısından sonra dünya hegemonyasından aşağı doğru hızlı bir inişe geçtiğine işaret ediyor.

Devamını Oku
12.04.2026
Yenilikçilik-bilim ve CHP: Yalçın Karatepe’den yanıt var!

Üç yazı boyunca CHP’ye Ekonomide Yenilikçilik ve Bilim konusunda yöneltilen eleştiri ve düşüncelere, CHP Sanayi ve Teknoloji Politikaları Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yalçın Karatepe politikalarını açıklayan uzun ama doyurucu ve bir yanıt gönderdi.

Devamını Oku
09.04.2026
Arçelik devlet-özel sektör ortaklığı ile kuruldu (CHP ve Yenilikçilik)

Bugünkü Türkiye ve dünyadaki gerilimli siyasi ortamda bu yazılar dam üstünde saksağan gibi duruyor olabilir ama ülkemizin temel sorunlarını bilen insanlar arasında ilgi yoğun.

Devamını Oku
07.04.2026
‘CHP’de bilim ve yenilik’ yazısına ciddi bir yanıt

Bu kez okurun dikkatine, ülkemiz için hayati önemdeki, Bilim ve Yenilik yazıma bir okurdan gelen ilginç yanıtı getireceğim.

Devamını Oku
06.04.2026
Kötücül yanıtlar size ait, beni bu işe bulaştırmayın!

Bursa Büyükşehir’e el koyma operasyonu yaşadık.

Devamını Oku
05.04.2026
Godot, yoksa büyük kaosun ta kendisi mi?

Hemen arkamdan biri seslendi, hey Orhan Bursalı, diye.

Devamını Oku
02.04.2026
Tek değişmeyecek savaşlardır Ortadoğu’da... Barış mı, 150 yıl önce uçtu

Petrol ve para: Ortadoğu’da yangınların ana nedeni olduğunu herkes bilir.

Devamını Oku
31.03.2026
CHP’de bilim ve yenilik yok mu?

Herkese Bilim Teknoloji dergisinde, bilim ve teknoloji politikaları köşesinde yıllarca yurtsever yazılar yazan, şüphesiz bilim ve yenilikçilik (inovasyon) olmadan Türkiye ekonomisinin bağımlılıktan, borç almaktan, faiz ödemekten, cari açık vermekten kurtulma şansının olmadığı konusunda fikir birliği içinde olduğumuz teknoloji danışmanı Müfit Akyos bir not gönderdi, geçen ay açıklanan CHP’nin çalışma kurulları üzerine.

Devamını Oku
30.03.2026
‘Yargı silahı’nı kullanmada uluslararası başarı

Özgür Özel bir konuşmasında Brezilya’da Lula’nın rakiplerince siyaseten mahkûm edildiğini ve sonraki seçimlerde yeniden başkan seçildiğini anımsattı, ayrıntıya girmedi.

Devamını Oku
29.03.2026
Hürmüz’ü İran kapatmadı! Petrol krizi dünyayı dağıttı...

Petrolün dünya ekonomisi ve ülkeler için ne kadar önemli olduğu, Hürmüz Boğazı’nı İran’ın güvenlik alanı olarak ilan etmesiyle yeniden ortaya çıktı.

Devamını Oku
26.03.2026
Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Devamını Oku
22.03.2026
Tapu meselesi ve adalet bakanı

HP başkanının 11 tapu artı kanıtlanmamış bir duyum, 2 mülk satımı ve toplamda 452 milyon liralık bir varlıkla ilgili açıklamalarını dinleyince tabii ki insanın bu kadar mal mülk iddiaları karşısında dudakları uçuklar dedim. Büyüklüğü tartışılır ama bir siyasi kıyamet kopartacak bir durumla karşı karşıya olduğumuz açık seçik.

Devamını Oku
19.03.2026
Yargıyı silah olarak kullanmanın büyük ekonomik kayıpları

Biz bunu resmen derinlemesine yaşıyoruz ama yargıyı siyasi rakiplerine karşı yok edici bir silah olarak kullanan örneğin Brezilya’da bu sonuçları görünce (*) gözlerimiz yine İBB operasyonlarının, Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının tutuklanmasının ve CHP’ye açılan kapatma davalarının Türkiye ekonomisini nasıl vurduğunu ve halkı yoksullaştırdığını biliyoruz.

Devamını Oku
17.03.2026
‘Yargı Silahı’: Mehmet Pehlivan hücresinden yazıyor...

Dünkü yazımı tamamlayıcı olarak masumiyeti çiğnenmiş, görev alanı yüksek güvenlikli bir hücre içine hapsedilmiş İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın kitabı, Tunç Soyer ile birlikte geldi.

Devamını Oku
16.03.2026
‘Gelecek Olsun’: Tunç Soyer cezaevi penceresinden dünyaya ve ülkeye bakıyor

İntikamcı veya bertaraf edici ruh, şüphesiz ne hukuk ve yasa tanır ne ahlaki siyaset ne gelenek ne ülke geleceği ve demokratik toplum arzusu ne de yargının hukukun doğal işleyişine saygı...

Devamını Oku
15.03.2026
Savaşın sürmesi İran’ı molla rejimine mahkûm eder

İran’ı yöneten demir eldivenli molla rejiminin, Humeyni devrimini garanti altına almak ve artık geri döndürülemez bir karaktere büründürmek için kurdukları askeri, ekonomik, siyasi ve toplumsal karakterli İslam Devrim Muhafızları’nın, İran’da mahallelere kadar inen çok köklü bir örgütlenmeye sahip olduğunu okuyoruz.

Devamını Oku
12.03.2026
Kumpaslarla geçen 23 yıllık AKP dönemi

Türkiye’nin resmen açıklanmış 1 no’lu cumhurbaşkanı adayını “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” yaptıkları davanın tam bir sıkıyönetim koşullarında başlatılması bu davanın normal koşullarda geçmeyeceğinin başlı başına işaretidir.

Devamını Oku
10.03.2026
MHP’nin içi boş söylemleri ve İBB duruşmaları

MHP sözcüleri, başta Devlet Bahçeli ve Feti Yıldız arada sırada AKP’den farklı veya daha ileri iddialarla öne çıkıyor.

Devamını Oku
09.03.2026
‘İran, onu yöneten herhangi bir rejimden daha eskidir’

İran, dünyanın neredeyse kesintisiz en eski uygarlıklarından biri.

Devamını Oku
08.03.2026