Galatasaray, Kayserispor karşısına ‘temize çekilmiş’ olarak çıkıyor. Bugüne kadar forma giyen isimlerin bir kısmı İstanbul’da bir kısmı da kenarda… İşin süslü başlığı ‘dinlendiriliyorlar’ dese de, alt yazısı ‘gözdağı’ diyor aslında. Galatasaray’ın bu yeni sürümü, ilk düdükle beraber ‘epik hata’ mesajı veriyor. Zira baskı yapması, pozisyona girmesi, rakibini yorması beklenen taraf Galatasaray’ken, tam tersi oluyor. Kayserispor, Galatasaray’dan farklı olarak hem savunma disiplinini bırakmıyor hem de ileri hızlı çıkıyor. Zaten birbirine alışkın olmayan kadrosuyla Galatasaray için bu sevmediği oyun tarzı hatalar zincirini başlatıyor. Daima sahanın en güven veren ismi olan Muslera bile akıl almaz işlere imza atıyor. Sonuçta taraflardan biri hiç sahada olmayınca diğeri olanca gücüyle ‘ben varım’ diyor: 39’da duran topla başlayan pozisyonu Thiam tamamlıyor. 45’teyse Emrah, maç başından beri yaptığı baskıyı güzel bir golle süslüyor. İkinci yarı, Fatih Terim’in oyuna müdahale zamanı ama Türk Futbolu’nun oyuncu değişiklikleriyle en fark yaratan ismi, bu sezon ‘şapkadan tavşan çıkarma’ unvanını tersine çevirmiş durumda… Belki bir geri dönüş umudu olabilecekken ona da Yedlin’in neden havaya kaldırdığı anlaşılmayan eli ve ona çarpan top engel oluyor. Nitekim verilen penaltıyı 53’te Thiam gole çeviriyor. Galatasaray’ın baskısı skoru değiştirmeye yetmiyor. Sezon başında, işleri oturtmaya çalışırken farklı mağlup olmanın tabii ki telafisi olacaktır. Ama futbolcusundan teknik ekibine bu ‘çaresizce’ mağlubiyet; fena halde ‘Saha durumu: Karışık’ mesajı veriyor…
Yazarın Son Yazıları
Sezonun “piyangodan çıkan” derbisinde Fenerbahçe daha tutkulu daha konsantre.
ilk yarının son düdüğünden önce Eren’in golü izliyor (ki yarısını akıl dolu asisti nedeniyle Icardi’ye yazmak gerekiyor). İkinci yarıda dengeyi yakalamaya çalışan Trabzonspor 55’te Augusto ile cevap veriyor. Ama Yunus ve Icardi; Bordo-Mavililerin final umutlarına engel oluyor.
Galatasaray’ın, ilk düdükten son düdüğe; performansını düşürmeden yüksek tempolu, baskılı ve organize bir futbol sergilediği doğru.
Belki maç başlamadan önce, Galatasaray’ın Avrupa yorgunu olması ve birinci kalecinin sakat olması avantaj gibi gözükmüştür Antalyaspor teknik heyetine.
Galatasaray, maçın ilk 45’te, Samsunspor ligin büyüklerinden rahatça puan koparan, dişli takımlardan biri değilmiş, hatta hiç yokmuş gibi oynuyor.
İstanbul derbilerinden, heyecan, çekişme, güzel futbol beklemeyeli çok oldu... En fazla, “Olay çıkmasa bari” temennisinde bulunabiliyor insan. Maç en azından bu beklentiyi karşılıyor.
Eksik ve tuttuk…
Galatasaray için maç, klişe bir pembe dizi gibi başlıyor…
İki Galatasaray var, Kocelispor deplasmanında. İlk yarıda “Ne de olsa sınıf birincisiyim. Çalışmadan geçerim” rahatlığıyla çıkıyor sahaya. Çabalamıyor, konsantre olmuyor…
Tıpkı, arılar gibi, iki takım da vızır vızır...
Yorgun Galatasaray, önce vasat bir oyun sergilerken pozisyon yaratma işini tek kişiye; maçın en hırslısı Osimhen’e bırakıyor.
Galatasaray maça, yelkeni rüzgâr dolan bir cruiser gibi başlıyor, ilk on dakika böyle devam ediyor.
Milli maçlar sonrası yorgun ya da Şampiyonlar Ligi öncesi heyecanlı; Galatasaray, normaline göre durgun bir futbol oynuyor.
Yorgun Galatasaray ve rakibini iyi çalışmış bir Beşiktaş...
Sırasıyla Yunus (23), Icardi (45+1) ve Torreira’nın (65) golleri, istikrarlı bir baskının değil yakalanan fırsatlara eklenen kişisel becerilerin ürünü.
Heyecanlı ve tedirgin G.Saray maça bocalayarak başlıyor.
Olimpiyat Stadı’nın lanetinden midir, verilen aranın rehavetinden mi bilinmez...
Galatasaray, evinde konuk ettiği Çaykur Rizespor karşısında “dalgalı” bir futbol sergiliyor...
Galatasaray, geçen sene olduğu gibi bu yıl da “her maça bir kahraman” trendini sürdürüyor. Topla oynama oranının yüzde 70’e varması yanıltıcı olmasın.
4 dilimi var G.Saray-Karagümrük maçının.
Gaziantep ile Galatasaray’ın karşı karşıya geldiği sezonun ilk maçının açmazı şu:
Erden Timur, Galatasaray’da yeni bir görev üstlenmeyeceğini açıkladığında, tüm camia endişeyle beklemişti yeni sezonu: Bu futbolcuları kim motive edecek?
Galatasaray, yaşadığı ‘sevinçli telaş’la biraz bocalasa da 26’da Osimhen’in golüyle rahatlıyor.
Yolundan şaşmadı
Birlikte
Tam takım devam
Yürüyeduruyor
‘Çok’ ile ‘hiç yok’
Koltuğunda rahat
Kadıköy hatırası
3 puanın günahı
Taşikardisiz 3 puan
Uyuyan dev
Kim kurtuldu?
Langırt
Yokluğu yara
Mesele
Nasıl olacak?
Tutuk ama istikrarlı
Uyanış