Ebru Kılıçoğlu

Teyit

24 Şubat 2020 Pazartesi

Lemina’nın eksikliği, hem kadro seçiminde hem de oyun taktiğinde revizyon olarak yansımış Galatasaray’a… 4-1-4-1 dizilişi, G.Saray’ın konsantre olduğunda iyi uygulayabildiği bir taktik. Nitekim ilk düdükle beraber kendi oyununu oynamaktaki kararlılığını son derece net bir şekilde ortaya koyuyor G.Saray… F.Bahçe’nin ilk 15 dakikadaki stresinden ve oyununu sahaya koyamamasından da faydalanarak rakibinin bu stresini artıracak birçok pozisyona da giriyor. Onyekuru merkezinde gelişen bu tehlikelerden eli boş dönüyor ama psikolojik üstünlük konusunda oyununu rahatlatıyor. 

F.Bahçe’ninse oyuna konsantre olması, futbolcuların pozisyonlarını sahiplenmesi ve gol atmayı düşünmesi için 15 dakika geçmesi gerekiyor. Bu düzeni kurup G.Saray kalesine yönlendikleri ilk pozisyondaysa Marcao’nun Muriç’i düşürdüğü gerekçesiyle (ki tartışılabilir bir pozisyon bu) çalınan penaltıyı Kruse, 21. dakikada ağlara yolluyor. 

Bu kez G.Saray, golden sonra kronik tavrına bürünmüyor. Yani aksiyona reaksiyonla cevap veriyor. Golden önce olduğu gibi golden sonra da sakinliğini koruyarak gol kovalamaya devam ediyor. Nitekim ısrarla peşine düştüğü fırsatı 40. dakikada Ömer’in kullandığı korner atışını tamamlayan Donk’un kafa vuruşuyla gelen golle buluyor. 

İkinci yarıda iki taraftan da daha atak bir futbol beklentisi var. Ancak tam tersi oluyor. G.Saray, ilk yarıdaki istikrarlı futbolunu rölantiye alıyor. F.Bahçe, ilk yarıya göre biraz daha çaba gösterse de dostlar alışverişte görsün tadında… Bu tempoda devam eden oyunun 80. dakikaya kadar olan kısmında F.Bahçe’nin Isla’yla bir, G.Saray ise Onyekuru ve Belhanda’yla iki pozisyon bulması dışında bir gelişme yok. Ancak 80. dakikada kader değişiyor. Onyekuru’nun düşürülmesine çalınan penaltıyı Falcao gole çeviriyor. G.Saray rahatlayacak, artık oyununa keyif katacak derken sahneye Belhanda çıkıyor! Oyundan çıkarken Deniz’e yaptığı hareket ve sonrasındaki gerginlik, iki takımın birer kişi eksilmesine ve oyunun 10 dakika uzamasına yol açıyor. Bir o tarafa bir bu tarafa giden topu bu maç uzun süre kovalayan Onyekuru, sonunda galip geliyor. Boş kaleye yolladığı top hem G.Saray’ın makus talihini yeniyor hem de 10 puan geriden gelip şampiyonluğun en büyük ortağı olduğunu teyit ediyor.


Yazarın Son Yazıları

Oyunun hâkimi 18 Eylül 2020
Kavuşma 13 Eylül 2020
Muhasebe 25 Temmuz 2020
Korona etkisi 9 Temmuz 2020
Evrene mesaj 6 Temmuz 2020
Kardeş payı 29 Haziran 2020
Cambaz 22 Haziran 2020
Kırık 15 Haziran 2020
Çilingir 16 Mart 2020
Sıfır hükmünde 2 Mart 2020
Teyit 24 Şubat 2020
Taşikardi 17 Şubat 2020
Şampiyonluğu istiyor 10 Şubat 2020
Yürek 6 Şubat 2020
Doğum günü 3 Şubat 2020