Basit bir ‘adalet reformu’ için...

10 Ocak 2021 Pazar

Gerçek bir adalet reformu ancak, icranın elini yargı üzerinden çekmesiyle gerçekleştirilebilir.

Ama bugünkü iktidar, yargıyı bir ayak bağı, ayağında bir pranga olarak gördüğü ve yargı bağımsızlığını özellikle ortadan kaldırdığı için, böyle bir hakiki reformu ondan beklemek gerçekçi olmaz.

O nedenle önerilerimi, bu yozlaştırılmış ortamda bile uygulanabilecek basitlikte oluşturdum.

***

1) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ve Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına uyulması sağlanmalı, bu kararlara uymayan savcı ve yargıçlara çeşitli müeyyideler uygulanmalıdır.

2) Kararları hakkında “Hak ihlali” gerekçesiyle tazminata hükmedilenlerin sorumlulukları devlet tarafından yüklenilmemeli, tazminatlar devlet tarafından hak sahibine ödendikten sonra, sorumlulara rücu edilmelidir.

3) Gizli tanık ilkesi, gerçekleri saptırmak, sanığa iftira atmak için kullanılmamalı, bunu yaptığı belirlenenlere ve aracı olan görevlilere ağır cezalar verilmelidir.

4) Hiçbir koşul altında, suçlamalar, soruşturma dosyası ve iddialar, sanıktan ve sanık avukatlarından gizlenmemeli, 1215 yılında ilan edilen Magna Carta’nın bile gerisine düşülmemelidir.

5) Tutuklu değil, tutuksuz yargılama esas olmalıdır.

6) Her önüne geleni tutuklama eğiliminde olan Sulh Ceza Hâkimlikleri kaldırılmalıdır.

7) Herkesin herhangi bir söylemi veya eylemi dolayısıyla tutuklanmasında gerekçe olarak kullanılabilecek olan “Terör örgütüne üye olmadan...” diye başlayan ceza maddesi kaldırılmalıdır.

8) Tarafsız ve sorumsuz Cumhurbaşkanı için hazırlanmış olan “Cumhurbaşkanına hakaret” maddesi kaldırılmalıdır.

9) Her seviyedeki işkence ve kötü muamele iddiaları ciddiyetle, Sivil Toplum Kuruluşlarının da katılımıyla, soruşturulmalı, sorumlu bulunanlar şiddetle cezalandırılmalıdır.

10) Kadınlara yönelik her türlü tehdit, saldırı ve şiddet eylemleri, cana kasteden “somut ve yakın tehlike” niteliğiyle değerlendirilmeli; kadınları öldürenlere “pişmanlık” veya “duruşmalardaki tavrı” gibi abuk sabuk gerekçelerle ceza indirimleri uygulanmamalıdır.

11) Zaten hazır olan hayvan hakları yasası derhal çıkarılmalıdır.

12) Halen tutuklu ve hükümlü bulunanlar hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ve Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararlar derhal uygulanmalıdır.

***

Sevgili okurlarım biliyorum, bu önerilerim hem çok palyatif hem çok yüzeysel ve hem de çok yetersiz.

Ama...

1) “Hukuk Uleması”nın dillerini yuttuğu, hukuk fakültelerinin derin bir sessizliğe büründüğü bu ortamda...

2) Bu “Ucube Anayasa”ya dayalı bu “Ucube Rejim” altında...

3) Yeniden bir “(Sözde) Reform Paketi”nin konuşulmaya başlandığı bu günlerde...

4) Doğrudan bu iktidarın eseri oldukları için değiştirilmeleri olanaksız görülen, yargı bağımsızlığını tümüyle yok eden temel Anayasal hükümlere dokunmadan...

En basit düzeyde neler yapılabilir diye düşündüğümde:

Bir toplumbilim öğrencisi olarak, kamuoyunu rahatsız ettiği hemen aklıma gelen bu birkaç maddeyi sıraladım.

Belki bu yazım, “Hukuk Uleması”nın gücüne gider de onlar da bir şeyler söyler veya yazarlar!


Yazarın Son Yazıları