Otoriterliğin çıkmazı: Şiddet sarmalı

Otoriterliğin çıkmazı: Şiddet sarmalı

12.09.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bugün 12 Eylül 1980’in ve 12 Eylül 2010’un yıldönümleri.

Bu vesile ile Otoriterlik üzerine bir yazı yazdım.

***

Otoriter Rejimlerin ve Otoriterliğin En Yüce, (Yüceltilmiş, Süblime Edilmiş) biçimi olan Klasik Faşist Rejimlerin en büyük çıkmazı, siyasal yapılarından ve ideolojilerinden kaynaklanan, “sonsuz şiddet sarmalı”dır.

**

Otoriter ve/veya Faşist Rejimlerde şiddetin sürekli olarak artırılmasının temel nedenleri kabaca şöyle özetlenebilir:

1) İktidarın Konsolidasyonu:

Otoriter rejimler, toplumu tamamen kontrol altına almak için her türlü muhalefeti ortadan kaldırmaya çalışır.

Bu, başlangıçta düşük seviyeli baskılarla başlar.

Ancak rejim güçlendikçe muhalif sesleri susturmak için daha yoğun ve Faşizm hedefine doğru daha sistematik şiddet gerektirir.

2) Korku ve İtaat Kültürünün Yaygınlaştırılması:

Otoriter bir Rejim, özellikle de onun son hali olan Klasik Faşist bir Rejim, toplumu korku yoluyla yönetir.

Şiddet, halkı sindirmek ve itaat ettirmek için zorunlu bir araçtır.

Rejimin meşruiyetini sürdürebilmesi için bu korku atmosferinin sürekli tırmanması gerekir.

Çünkü korkuya ve şiddete alışkanlık, insanların korkusunu azaltır ve onları olağanlaştırarak direnişi önleme etkilerini azaltır.

Oysa hem korkunun hem şiddetin dozu sürekli olarak artırılmalı, toplum her aşamaya alıştıktan sonra, yeni bir korku ve şiddet dalgası yaratılmalıdır ki, herkes her an korku ve şaşkınlık içinde yaşasın!

3) Düşman Yaratma ve Kutuplaştırma:

Otoriter ve/veya Faşist bir Rejim, “Biz ve onlar” ayrımıyla işler.

Rejim, iç ve/veya dış düşmanlar (etnik gruplar, siyasi muhalifler, azınlıklar) yaratarak toplumu böler ve seferber eder.

Bu düşmanlara karşı mücadele, giderek daha aşırı şiddet eylemlerini meşrulaştırır.

4) Militarizm ve Şiddet İdeolojisi:

Otoriterlik ve Faşizm, ideoloji olarak gücü ve disiplini yüceltir.

Şiddet aracılığıyla desteklenen disiplin ve acımasızlık, bu yönetimin doğal bir uzantısıdır.

Rejim, kendi varlığını güçlü ve yenilmez göstermek için şiddeti bir propaganda aracı olarak kullanır ve bu da şiddetin sürekli olarak tırmanmasına yol açar.

5) Kendi Dinamiklerinin Zorunluluğu:

Özetle, Otoriter ve Faşist rejimler, sürekli bir kriz ve mücadele hali yaratarak devam etmek zorundadırlar.

Bu dinamik, Rejimin hayatta kalması için şiddetin dozunun artmasını zorunlu kılar çünkü Rejim, varlığını sürdürebilmek için sürekli yeni düşmanlar ve çatışmalar üretmek zorundadır.

***

Sevgili okurlarım, yukarda, Otoriter Rejimlerin ve bu tür Rejimlerin varlıklarını sürdürebilmek için zorunlu olarak evrildikleri (hedefledikleri?) Klasik Faşist Rejimlerin çıkmazı olan “Şiddet Sarmalı”nın tırmanış sürecini yazdım.

Ayrıca unutmayalım: Otoriterlikten gerçek (ideal) Klasik Faşizme geçiş de çok zor, çok maliyetli ve çok kanlıdır.

Çünkü Demokratik Rejimlerin eksik ve gediklerinden yararlanarak Otoriter Yönetimlere heveslenen “Sonradan Görme, Lumpen Faşist Liderler” (arkalarında Emperyalizmin desteği olsa bile) klasik bir Faşizmi kuracak ne bilgiye ne yeteneğe ne kadrolara ne de kaynaklara sahiptirler.

Bu nedenle Otoriter Rejimlerin gerçek Klasik Faşizme evrilme süreci hem çok uzun sürer hem de günümüzde, (günümüzün Faşizme pek de uygun olmayan egemen “Özgürlük, Eşitlik, Bağımsızlık” ideolojisinden dolayı) buna teşebbüs edenlerin iktidarı kaybetmelerine bile yol açabilir.

***

Tarih bize, sermaye sınıfının desteğiyle Otoriterliğin yüceltilmesi ve mukaddes değerlerin Otoriterliğe alet edilmesiyle ortaya çıkan Klasik Faşizm’in, tam kurulduktan sonra, ancak bir iç veya bir dış savaş ile sona erdiğini öğretiyor.

Bu açıdan dünyadaki bütün Otoriter Liderlerin, ülkelerini gerçek bir Klasik Faşist Rejime kurban etmeden önce, bu tehlikeli yoldan vazgeçmeleri hem kendilerinin hem de ülkelerinin yararlarına olur diye düşünüyorum.

Yazarın Son Yazıları

Savaşa çare: 4 ülkede seçim!

Ortadoğu’daki savaşa ve bu savaşın ülkemize bulaşma olasılığına karşı tek çare, ABD, İsrail, İran ve Türkiye’deki seçimlerdir!

Devamını Oku
06.03.2026
Türkiye’ye füze düşerken, emperyalizmle savaş?

Bir İran füzesinin Türkiye’ye düştüğü sırada bir okurum soruyor: “ABD, İran’daki ‘Molla Diktatörlüğüne’ saldırdı.

Devamını Oku
05.03.2026
Savaşın tetikçisi ve asıl amacı

İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı, “Büyük Ortadoğu Savaşı”nın günümüzdeki son aşamasıdır.

Devamını Oku
03.03.2026
Emperyalizm, Lumumba, Musaddık, Allende ve Atatürk

ABD ve İsrail, İran’a saldırıyı başlattı.

Devamını Oku
01.03.2026
Statü: Anzaklılaştırma bakanlığı

Ey Okur Bu yazı, son yıllardaki akıl almaz trajik olayların yaktığı beynimin ürettiği bir İRONİ yazısıdır.

Devamını Oku
27.02.2026
Laiklik sadece devletin değil toplumsal barışın da temelidir

“Siyaset” ya da “Politika”; biri Osmanlıcadan biri Batı dillerinden gelen aynı anlama sahip iki sözcüktür.

Devamını Oku
26.02.2026
En korkunç darbe yargı eliyle laikliğe karşı darbedir!

Çağdaş Demokratik Devlet, kültürel, mukaddes ırk ve inanç kimlikleri ne olursa olsun, bütün vatandaşlarına eşit muamele eden devlettir.

Devamını Oku
24.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da ‘vicdan’ları vardır (3)

Bu üç yazılık diziyi, Sosyal Psikolojik temellere dayanarak “Grup Baskısı” kavramı ve kimi zaman onunla çatışan “Bireysel Vicdan” hakkındaki bilgilere dayanarak yazdığımı açıklamalıyım...

Devamını Oku
22.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır! (2)

“Komisyon”un raporuna ilişkin “Vicdani” soruları da Pazar gününe bırakarak...

Devamını Oku
20.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır (1)

ÖNCE VİCDAN KAVRAMINI TANIMLAYALIM...

Devamını Oku
19.02.2026
Faşizmi siyaseten öldüren, onun ‘mutlak egemenliği’dir!

Tarih, Sosyoloji (Toplumbilim) ve Siyasal Bilim bize bütün Faşist Liderlerin ve Faşist Rejimlerin hem insanlık tarihinden hem insanlık değerlerinden, hem de kendi toplumsal ve kişisel gerçekliklerinden de kopmuş olduklarını gösterir.

Devamını Oku
17.02.2026
Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

Devamını Oku
15.02.2026
Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025
Dolandırıcılık, kumar ve uyuşturucu niçin yaygınlaştı (Devlet ve ahlak ilişkileri)

Devlet, vatandaşların güven içinde yaşamaları için vardır.

Devamını Oku
28.12.2025