İki Kitap, Bir Türkiye
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

İki Kitap, Bir Türkiye

20.07.2011 04:00
Güncellenme:
Takip Et:
\n

\n\n\n

Yiğit Okur, yalnız iyi bir roman yazarı değil, pek çok uluslararası davanın kahramanı, iyi bir hukukçudur. Son kitabı,Yazamadığım Romanın Öyküsü* günümüzden 20 yıl kadar önce İsviçreli bir firmanın Türkiyenin büyük KİTlerinden birine açtığı tazminat davasıyla, Cenevrede başlıyor:

\n

Avukatlığını yaptığım KİTin ilgili ilgisiz bir sürü personeli de gelmiş. Amaç, davayı izlemek değil. Devlet parasıyla turizm. Bunlardan biri vardı ki, burnumdan getirdi. Hem dangalak, hem ukala. Yarım saatlik yemek molasında gelip karşıma oturuyor, başlıyor akıl vermeye:

\n

- İsviçre şirketinin ne kadar ahlaksız olduğunu göstermelisiniz, diyor.

\n

- Şirketlerin ahlakı yoktur, diyorum.

\n

- Yani şirketler ahlaksız mıdır?

\n

- Hayır, ahlak insanlara özgü bir erdemdir. Şirket de insan değildir.

\n

Kafası karışınca, tutturuyordu:

\n

- Karşı tarafın avukatı bağıra bağıra konuşuyor. Siz bağırmıyorsunuz. Bağırmadan dava kazanılır mı?

\n

Bir sefer şöyle dedi:

\n

- Dikkat ettiniz mi, karşı tarafın avukatı konuşurken avuçlarını açıp şaap diye masaya yapıştırıyor. Siz de masaya yumruk atın. Yumruk haklılığın ifadesidir!

\n

Davanın dördüncü günü aklım başıma geldi. Yemeği otelin dışında yedim. Bu kez oturum salonunun kapısında yakaladı:

\n

- Efendim, adam konuşurken bağırdıkça, hakemler başlarını kaldırıp ona bakıyorlar. Siz bağırmıyorsunuz, hakemler de size bakmıyorlar. Önlerine bakıp bir şeyler yazıyorlar. Ben diyorum ki, bu adam konuşmaya başlayınca, bizim çocuklar da gürültü yapmaya başlasınlar!

\n

***

\n

Davayı elbette Yiğit Okur, hem de bağırmadan kazanır. Ama tam da mahkeme sürecinde, kendisine bir roman kurgusu esinleyecek gazete haberine rastlar. İsviçrenin önemli gazetelerinden Journal de Genevee göz attığı bir sabah, birinci sayfanın sağ alt köşesinde, Beraatbaşlığı altında yayımlanan kısa bir haberdir bu:

\n

Bale şehrinin hayvanat bahçesindeki eşeğe cinsel tecavüzde bulunan Türk işçi beraat etti. Yargıç, eşekle cinsel ilişkiye girmek sanığın örf ve âdetinde olduğu gerekçesiyle beraatına karar verdi.

\n

Yiğit Okuru önce güldürüp sonra düşündüren haber, olaydan tam yirmi yıl sonra, bir roman kurgusuna dönüşür. Ve yazara, İsviçreli eşek Margöritle gariban bir Türk göçmenin Baledeki hayvanat bahçesinde kesişen kaderini, Yazamadığım Romanın Öyküsünde sil baştan yazdırır.

\n

Can Yayınları, 2011

\n

***

\n

Alpaslan Işık, turizm sektöründe Türkiye ile dünya arasında köprü kurmuş deneyimli bir işletmeci. Yerli ve yabancı işverenlerle çalıştığı uzun yıllarda lezzetli anılar biriktirmişti, yaşadıklarını pek anlamlı Herşey Dahil!”* başlıklı kitapta topladı.

\n

Yiğit Okurun romanındaki eşek Margörite musallat olan gariban işçi nasıl bir Türkiye resmiyse, Alpaslan Işıkın her şey dahil anılarında bir sayfa var ki, o da Netekim Türkiyetablosu:

\n

12 Eylül 1980 darbesi, Turban Marmaris Tatil Köyünü de vurur. Otelden o gün ayrılmaları gereken yabancı turistler, kapısına asker dikilen köyde mahsur kalır, üstelik zoraki alıkondukları sürece ücret ödemeyi reddederler. Otelin de faturayı Milli Güvenlik Konseyine gönderecek hali yoktur, herhalde. Müdür, bedavacılığa karşıdır. Mahsur tutulanları bahçede yatırmaya kalkışır. Neyse ki bir orta yol bulunur, zaten iki gün sonra da turistlere izin çıkar, ülkelerine dönerler.

\n

***

\n

Otelin başına asıl büyük felaket, ertesi yıl ekim ayında gelir. Kenan Evren, kuvvet komutanları ve bazı Danışma Meclisi üyeleri, yani 12 Eylül cuntası topluca Marmaris Tatil Köyüne teşrif edeceklerdir. Otelin boşaltılması talimatı alınır. Neyse ki sezon sonudur, az sayıda müşteri civar otellere yerleştirilip otel boşaltılır. Beklenen günün sabahı, Kenan Evrenin yaveri gelip Otel niye boşdiye sormasın mı? Talimat böyleydi…” yanıtını alınca, Nasıl olur? Boş otel olur mu? Hangi aklıevvel verdi bu talimatı? Buraya müşteri bulun, çabuk!demesin mi?

\n

Bir talimatla hakiki müşterileri boşaltılan otel, bir talimatla sahte müşterilerle nasıl dolduruldu, Alpaslan Işıkın Herşey Dahil!”* anılarında acı acı gülerek okuyabilirsiniz.

\n

*Beyaz Yayınları, 2011

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet’in değerli okurlarına...

Son günlerde yaşananlar üzerine yazılarıma bir süre ara veriyorum.

Devamını Oku
27.04.2026
Açıklama ve özür

Sosyal medya platformu X’te yaptığım yanlış bir paylaşım, önce şahsıma, ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin en değerli belleği, ilkelerinin temsilcisi gazetemiz Cumhuriyet’e haksız ve çirkin saldırılara yol açtı; ölçüsüz, vicdansız bir lince dönüştü.

Devamını Oku
26.04.2026
Amos gibi sözleşmek

Takvim birinci yüzyıldı, Caius Titus bir senatör...

Devamını Oku
26.04.2026
Yenilen yüceler, yiyen cüceler

2012 Yüksek Askeri Şurası, kararların altına imza atanların tarih önünde üstlendiği vebal ile özel bir yere sahiptir

Devamını Oku
19.04.2026
İşte deve, işte meydan, haydi rasgele!

Doksan yaşına bastığı 2023 yılında yitirdiğimiz Duygu Sağıroğlu, Türk sinemasının hem eğitmen hem yönetmen bir büyük ustasıdır.

Devamını Oku
12.04.2026
Uzun bir suikast

Kısaca “yayılmacı sömürgenlik” demek olan emperyalizm, çağlar boyunca biçim değiştirmiş ama DNA’sı aynı kalmış egemenlik gasbıdır.

Devamını Oku
05.04.2026
Hıristiyan İranlılar

2010’lu yıllarda İstanbul’da, Cezayir asıllı Fransız bir kadın diplomatla ahbap olmuştum.

Devamını Oku
29.03.2026
Paçozluk liginde bir liyakat şampiyonu

Paçozluk liginde bir liyakat şampiyonu

Devamını Oku
22.03.2026
Kadir İnanır onaylı erkeklik

Mine ve Ali Sirmen, her yıl birkaç gün Marmaris’e gider ve daima Art Otel’de kalırlardı.

Devamını Oku
15.03.2026
Sınır ötesi operasyonda kuşkonmaz ikilemi

Takvimler 1995 yılının nisan ayını gösteriyordu.

Devamını Oku
08.03.2026
Namus yorgun, vicdan helak

İyi insansanız; insan, hayvan, hatta orman, dere, göl vb. gibi tehlikeye düşen bir varlığı savunur ve bazen kurtarabilirsiniz de.

Devamını Oku
01.03.2026
Özerk Amerikancılar

Ernest Grenier, İkinci Abdülhamit döneminde Osmanlı borçlarını düzenlemek için kurulan IMF’nin atası Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve casusudur.

Devamını Oku
22.02.2026
Hiç kimsenin kızları...

Ben dahil birçok genç kadın, Epstein’in bizden ne istediğini öğrendikten sonra bile onun inine geri döndükleri için eleştirildi.

Devamını Oku
15.02.2026
Küresel kötülük ittifakı

1989 yılı mart ayı ortalarıydı.

Devamını Oku
08.02.2026
Sözü demokrat, özü faşistler

Osmanlı Devleti’nin dış borçlarını toplamak için kurulan zamanın IMF’si Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve Fransız casusu Ernest Grenier*, anılarının Kürdistan başlıklı bölümünde anlatır...

Devamını Oku
01.02.2026
Tetikte siyasi erk, hedefte İstanbul Erkek

Geçen hafta, kardeş yazarımız Barış Pehlivan’ın kaleminden İstanbul Erkek Lisesi’nde çevrilen dinci dümeni okudunuz.

Devamını Oku
25.01.2026
Hrant Dink’in iki ölümü

Yarın 19 yıl olacak, içimizdeki en insan kaldırımda cansız yatalı ve üstüne serilen muşambaya sığmayan ayaklarındaki tabanı delik papucuyla unutulmaz olalı...

Devamını Oku
18.01.2026
Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025