Yeniden Refah da Cumhur’a mesafeli!

01 Aralık 2021 Çarşamba

AKP iktidarı sadece ekonomide değil, siyasal birikimde de sıfırı tüketti. İşbaşına geldiği dönemde Türkiye’deki ikinci cumhuriyetçilerden Avrupa’daki liberallere kadar her kesimde “reformcu” olarak nitelendi. Bu çizgiyi eleştirenler “statükocu” olmakla suçlandı. Pek çok İslam ülkesindeki Müslüman Kardeşler hareketinin demokrasiye en uygun olanı diye alkışlandı...

Aradan bir kuşak geçti geçmedi, bugün kendi köküyle bile kavgalı. 

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun Saray’la ne yıldızı barıştı ne ayı! Son görüşmede anlaşamadıkları konuları bile anlatamadılar. Görüldü ki AKP ile SP arasındaki bağlar Temel’den sarsılmış!

Saray’ın derdi SP’nin oy oranı değil, siyasi ağırlığı. Onu Cumhur İttifakı’na çekebilse karşı tarafa daha sert yüklenecek. Millet İttifakı’na “dinsiz” diyecek, bakıyor Saadet orada! 

10 Kasım’daki 2.5 saatlik Erdoğan-Karamollaoğlu görüşmesi Saray’ın son umutlarını da kırmıştı.

***

Görünen o ki, Saray şu düşünceyi öne çıkardı:

Saadet olmuyorsa Necmettin Erbakan’ın oğlunun 2018’de kurduğu Yeniden Refah Partisi neden olmasın? En azından Erbakan’ın soyadı bizimle deriz!

Bu bağlamda Fatih Erbakan’la da diyaloğun olduğu biliniyor. 

Babasının maddi mirasını kız kardeşleriyle eşit paylaşmadığı iddiasıyla mahkemelik olan Fatih Erbakan, siyasi mirası nasıl kullanacak?

Bu sorunun yanıtı da tıpkı SP’de olduğu gibi oy oranından ibaret değil.

Fatih Erbakan’ın Saray’dan gelen “Cumhur’a gir” çağrılarına şu karşılığı verdiği ifade ediliyor:

“Biz ayrı bir siyasi parti olarak varlığımızı ispat etmemiz gerekli. Bu aşamada Cumhur İttifakı’na katılamayız.”

Saray doğası gereği, yanıt istediği gibi değilse onu yanıt saymıyor. Yeniden yanıt istiyor. İkincisi de istediği gibi bir yanıt değilse bir yanıt daha istiyor. Son giden yanıtın şu olduğunu duyuyoruz:

“Eğer ileride bir ittifaka gitmek gerekirse Yeniden Refah Partisi’nin tercihi Cumhur İttifakı olacaktır.”

Saray’ın tam olarak duymak istediği şekilde olmasa da bunun da kabul gördüğü anlaşılıyor!

***

Soyadı üzerinden devam eden bir başka kavga da Alpaslan Türkeş üzerinden. 

Alpaslan Türkeş’in öldüğü yıl 1997’de Seval Türkeş, Ahmet Kutalmış Türkeş ve Ayyüce Türkeş tarafından kurulan Alpaslan Türkeş Vakfı, pazar günü doğumunun 104. yılı nedeniyle bir toplantı düzenledi.  Vakfın Genel Sekreteri Alpaslan Yılmaz’ın açıklamasına göre bir grup polis gözetiminde toplantıya geldi, saldırdı, polis gözetiminde gitti! Yeniden altını çizelim bu değerlendirme vakfın genel sekreterinin yazılı açıklaması!

Bahçeli dün partisinin Meclis’teki grup toplantısında bu toplantıdan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı sorumlu tuttu. Ayağını denk al, dedi!

Erbakan soyadının ve Türkeş soyadının geldiği nokta uzun yıllar önce çökmüş olan merkez sağın ardından onun sağındaki yapının da zihinsel bir boşluğa düştüğünü gösteriyor!

Gelişmeleri elbette AKP’nin dışındaki eski AKP’lilerle MHP’nin dışındaki eski MHP’liler de izliyor. Onların derinden yaptığı değerlendirmeler önümüzdeki dönemde daha çok konuşulacaktır. Arada bir ses kontrolü yapan Bülent Arınç, partinin bütün kredisini bitirmekte olduğunu kendisine has üslupla söyledi.

Abdullah Gül’ün de Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) haberlerini izledikten sonra çevresiyle şu değerlendirmeyi yaptığını duyuyoruz:

-Sol haklı çıktı!

Bu noktadan devam edeceğiz.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları