Türkiye'de elektrikli otomobil neden satılmıyor?
Savaşkan İskefli
Son Köşe Yazıları

Türkiye'de elektrikli otomobil neden satılmıyor?

07.01.2024 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye'de otomobil satışlarına ait istatistikler açıklandı. 2023 yılında otomobil ve hafif ticari satışları toplamda 2022 yılına oranla yüzde 57.4 artarak 1 milyon 232 bin 635'e ulaştı. Bu satışların içinde ise  elektriklilerin payı ise 72 bin 179 adetle yüzde 7.5 olarak açıklandı. 

Bu oranı Avrupa ile kıyaslamak gerekirse kısa süre önce İngiltere'de yürürlüğe giren yasaya bakmak yeterli olacaktır.

İngiltere'de 3 Ocak'ta yürürlüğe giren elektrikli otomobil yasasına göre yapılacak satışlar içinde elektrikli payının en az yüzde 22 olmasının zorunlu olduğu ve kademeli olarak her yıl bu oran artarken 2030 yılında ise yüzde 80'e çıkacağı açıklandı.

2023 yılında Türkiye'de otomobil satışlarında elektriklilerin yalnızca yüzde 7.5 pay almasının nedenlerine bakacak olursak burada iki temel sorun ortaya çıkıyor. 

***

Bu sorunlardan ilki şarja erişim... Türkiye'de kendine ait garajı veya otoparkı olan ev sahibi sayısı olmayanlara oranla oldukça az. Türkiye'de kendi garajı olan veya otoparklı sitede oturabilecek durumda olan kesim elektrikli araçlara yöneliyor. Bu kesimin refah seviyesi ortalamanın üzerinde olduğu için otomobil almaya ayırdıkları bütçe de ayrıca vergi avantajını kullanabilmeleri açısından uygun oluyor.

Özellikle içten yanmalı motorlu lüks otomobillerin yüksek motor hacmi nedeniyle ÖTV ve KDV toplamı yüzde 284'e kadar çıkarken elektriklilerde bu toplam maksimum yüzde 92. Dolayısı ile yalnızca lüks segmente odaklanırsak elektrikliler büyük bir vergi avantajı sağlıyor.

Lüks otomobil alamayacak yurttaşların çok büyük bir kısmı ise aynı zamanda alabilecekleri elektrikli modelleri şarj istasyonlarında şarj etmek mecburiyetinde kalıyor. Şarj istasyonlarında ise hıza göre enerji maliyeti eve oranla 6 kata kadar çıkabiliyor. Bu da elektrikli araçların en büyük avantajlarından birinden mahrûm olmasına neden oluyor.

Özellikle yakıt tasarrufu yapmak amacıyla elektrikliye geçmek isteyen kullanıcılar fosil yakıtlı kullanmaya devam ediyor.

***

Şarj sorunu elektrikli otomobillerde öne çıkarken bir diğer önemli sorunsa bazı modellerde fosil yakıtlıları dahi geçen vergiler.

Lüks segmentte ÖTV ve KDV toplamı maksimum yüzde 92 ile yerine ikame ettikleri modellere göre avantajlı olsalar da bu modeller özellikle ağırlıklı olarak ithalat edildiği yer nedeniyle Gümrük Vergisi'ne tabi olmuyor ya da düşük bir oran uygulanıyor. Ancak asıl uygun olması gereken daha düşük motor gücüne sahip olan modellere daha çok vergi alındığı görülüyor. Lüks modellere az halkın binebileceği modellere daha çok vergi alınıyor.

***

160 kilowattı geçmeyen elektrik motorlu otomobillerden baz fiyatına göre yüzde 10 ya da yüzde 40 ÖTV alınıyor. Bu araçların içerisinde dünyanın en büyük otomobil ihracatçı ülkesi Çin'de üretilen modellere yüzde 54 Gümrük Vergisi uygulanıyor. Çin'de üretilen denildiğinde yalnızca Çinli markalar akla gelmemeli çünkü burada BMW, Volvo, Tesla, Renault gibi markalar da otomobil üretiyor.

Yüzde 10 ÖTV alınan Çin menşeli otomobillerde Gümrük Vergisi ve KDV ile toplam vergi yükü yüzde 103,28; yüzde 40 ÖTV alınanlarda ise bu oran yüzde 158,72 oluyor.

Çin'de üretilen uygun fiyatlı elektrikli otomobillere ise Avrupa'dan ikame edebilecek araçlar şu anda istisnalar hariç yok.

Alınan vergilerle durumun vahametini görmek için Türkiye'nin en uygun fiyatlı elektriklisine bakmak yeterli. Bu model Fransız Dacia'nın Çin'de ürettiği Spring modeli. 65 beygirlik 220 kilometre menzilli ve ev elektriği ile ortalama 20 liraya 100 kilometre gitmeye elverişli bu modelden de yüzde 103.28 vergi alınıyor. Model Çin yerine başka bir yerde üretilse ya da Çin'e Gümrük Vergisi uygulanmasaydı bu model de TOGG gibi KDV ve ÖTV toplam yüzde 32 vergiye tabi olacaktı. Şu anda 949 bin 981 liraya listelenen modelin 620 bin liraya listelenmesi mümkün olacaktı.

***

Vergisiz fiyatı 500 bin lira olmayan elektrikli otomobillere yüzde 103,28 milyonlarca liralık süper lüks elektrikli otomobillere ise yüzde 92 vergi alınmasını anlamak mümkün değil.

2023 yılında Çin'in Japonya'yı geçip dünyanın en büyük otomobil ihracatçısı olduğu göz önüne alınarak bu yanlıştan artık dönülmeli.

Aksi halde elektrikli satışları dünyada artışını sürdürürken Türkiye çok geri kalacak.

Yazarın Son Yazıları

ÖTV'de değişiklik neyin habercisi?

Çinli otomobil üreticileri, elektrikli araçların hayatımıza girmesiyle birlikte, içten yanmalı motorlu modellerdeki tecrübe eksikliği dezavantajını hızla aşarak muazzam bir atılım gerçekleştirdi. Çin’in yüksek teknolojiyi erişilebilir fiyatlarla sunabilme yeteneği, küresel pazarlarda dengeleri altüst etti.

Devamını Oku
02.08.2026
Finans piyasaları gerçeği: Altında 24 Temmuz alarmı (IV)

Mevcut durumda altının üzerinde büyük bir baskı varken neden 24 Temmuz'da daha büyük bir baskı yapılabilmesine imkân tanıyacak bu karar alınıyor? Öncelikle altın fiyatlarının düşük kalmasının kimler için yarar sağladığına bakmalıyız.

Devamını Oku
30.06.2026
Finans piyasaları gerçeği: Altında 24 Temmuz alarmı (III)

Commodities Exchange (COMEX), CBOT (Chicago Ticaret Borsası) dünyanın en büyük türev ürünler piyasası olan CME Group çatısı altında faaliyet gösteren kardeş borsalar.

Devamını Oku
29.06.2026
Finans piyasaları gerçeği: Altında 24 Temmuz alarmı (II)

Teksaslı petrol milyarderleri Nelson Bunker Hunt ve William Herbert Hunt, devasa bir kredi ağı (kaldıraç) kullanarak dünya gümüş arzının neredeyse üçte birini kontrol altına almış, gümüşün onsu 6 dolardan 50 dolara kadar tırmanmıştı.

Devamını Oku
28.06.2026
Finans piyasaları gerçeği: Altında 24 Temmuz alarmı (I)

Dünyada borsa, bugün bildiğimiz o karmaşık dijital ekranlardan çok uzakta; tahta rıhtımlarda, tuzlu deniz kokusunun arasında ve bilinmeze yelken açan ticari gemilerin etrafında şekillendi.

Devamını Oku
27.06.2026
Kapanan fabrika kapıları: BYD Türkiye’den neden vazgeçti? (II)

BYD yatırımını rafa kaldıran asıl deprem, Ortadoğu'dan başlayıp Pasifik'e kadar uzanan yeni küresel çatışma dinamiğidir. ABD ve İsrail'in İran ile girdiği doğrudan sıcak çatışma süreci, dünyayı Soğuk Savaş'tan bu yana görülmemiş bir kutuplaşmanın içine itmiştir.

Devamını Oku
14.06.2026