Oya Başak ya da yaşama sevinci

Oya Başak ya da yaşama sevinci

29.05.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Geçen cumartesi akşamından beri ülkemde hayat biraz daha renksiz, daha gri, daha acımasız, daha zor, daha hoyrat.


Bin yıllık dostum, arkadaşım, o efsanevi hoca, Boğaziçi Üniversitesi’nin emeritus profesörü Dr. Oya Başak sonsuzluğa göçtü.

70 yıllık dostum, can yoldaşım Oya, direnen Boğaziçi Üniversitesi’nin simgesi, 22 yıl boyunca bu eğitim yuvasında İngilizce dil ve edebiyat bölümünün başkanlığını seçimle başa gelerek sürdürmüştü. Üniversitesinin nitelikten, laiklikten, insani değerlerden, özerklikten ödün vermemesi için amansız bir mücadele sürdüren, binlerce öğrenciye burs sağlamak için didinen, öğrencilerinin koruyucu meleği olan, ömrünü bu üniversiteye adamış hocaların hocasıydı. Son güne kadar liyakatsiz atanan kayyum rektöre direnmişti. Elinde bastonu, sırtında cüppesiyle o ikonik fotoğrafı bizleri asla terk etmeyecek.

2024 PEN Yazarlar Derneği Duygu Asena Ödülü’nü “Direnen Boğaziçi Üniversitesi hocalarına, öğrencilerine, çalışanlarına” verdiğimizde, sağlık sorunlarına karşın ödül törenine katılmış, konuşmasında her yaştan herkesi tepki göstermeye davet etmiş, öğretirken ne çok şey öğrendiğini anlatmıştı.

ÜNİVERSİTE İŞGAL ALTINDA

Bildiğiniz gibi Boğaziçi Üniversitesi nicedir işgal altında. Gericiliğin, karanlığın işgali altında.

Vatan ve Atatürk sevdalısı Oya Başak, gericiliğe, yozluğa, yobazlığa karşı direnenlerdi. Cumhuriyetin devrim ilkelerinin yok edilmesine karşı mücadeleden son ana dek vazgeçmedi. Ve sonunda bu ilim yuvasını işgal edenler, üniversiteyi en nitelikli hale getiren kurucu hocalarla birlikte Oya Başak’ın da üniversiteye girişini yasakladılar. İki gün önce Bebek Camisi’nden onu sonsuzluğa uğurlarken, ellerinde büyütülmüş o direnç fotoğrafıyla, direnenlerin cenazeye katılmaları; Bebek Camisi’nin bugüne dek gördüğü en geniş kalabalık öğrenci kitlesi tarafından alkışlarla karşılanması, adeta Oya Başak’a verilmiş bir sözdü. “Hocam rahat uyu. Mücadeleye devam edeceğiz” sözüydü.

İNSANİ DEĞERLER

Oya Başak, Shakespeare uzmanı, tiyatro uzmanı, İngiliz ve Amerikan edebiyatı uzmanıydı.

Ancak onun asıl uzmanlık alanı, yaşam sanatıydı. İnsanı “insan” yapan değerlerdi.

Tüm öğrencilerinden en çok duyduğum sözler şunlardı: “Bize yalnız edebiyatı, tiyatroyu, müziği değil, yaşamı sevdirdi!” ... “Bize hayattan zevk almayı öğretti”... “Bize yaşama sevinci verdi!”

O, sadece bir eğitim neferi değildi. Her alanda güzelliğe, heyecana, coşkuya, neşeye, bilgiye, birikime, dünya nimetlerine doymak istemeyen bir çocuktu da...

Hayata merakla sarılırdı. Dinmeyen bir öğrenme tutkusu, paylaşma tutkusu vardı.

Tüm sanatlarla içli dışlı, haşır neşirdi. Bunların birbirini tamamladığını bilirdi. Ve tüm sanatlar onun için yaşama sanatına hizmet ederdi.

Profesörlerin en dalgınıydı. Tüm dostlarının neşe kaynağıydı. Kahkahaların ve düşüncenin derinliğini hepimize bulaştırandı.

'VEDA'SI BİLE GELECEĞE DÖNÜKTÜ

Sevgili Oya,

Canım arkadaşım, yol arkadaşım, sanata doymazım, bilgi, birikim tutkunum, Türkiye’mizden vazgeçmeyenim, “neşedaşım”, “keyifdaşım”, en özenli eleştirmenim, çocuklarımı doğururken elimi tutan anaç dost, denizde, karada yolculuklarımızın dinamosu...

Dokunduğun her insan gibi beni de zenginleştirdin, çoğalttın. Sana sonsuz teşekkürler.

Canım Oya’cığım muhteşem bir tören kaçırdın! Birbirinden değerli üç kızın, torunların, harika kardeşlerin, tüm sevenlerin ve çocuklarım dediğin tüm öğrencilerin sana öyle bir tören hazırlamışlar ki olacak şey değildi!

Bebek Camisi avlusu, bugüne dek böyle bir şey yaşamamıştır. Biz vedalaşmaya geldik sanıyorduk! Ne vedası, geleceğe yatırım yapma günüydü. Çağdaş Eğitim Vakfı ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, senin aracılığınla yüzlerce gence eğitim bursu kazandırdı. Hepimiz, “İşte Oya Başak mucizesi” dedik. Ve senin o meşhuuur kahkahalarını duyduk.

Yazarın Son Yazıları

Nefes alamıyoruz

Sevgili okurlar, Chicago’dayım.

Devamını Oku
24.05.2026
Diktatörlerin ortak dili: Maval

“Bana maval okuma” deriz karşımızdaki aklımızla alay ettikçe, yalan söyledikçe, iftira attıkça, yalanlarla iftiralarla bizi oyalamaya kalktıkça, karşımıza geçip bize “masal” okudukça...

Devamını Oku
21.05.2026
Müzik ve Vicdan

Kimi akşamlar vardır; yalnızca bir konser dinlemezsiniz.

Devamını Oku
17.05.2026
Karadeniz’den

Sevgili Merdan Yanardağ, Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan: Esir alınmış ama teslim olmayan sizler, dünyanın en hukuk dışı “casusluk davası”yla uğraşırken inanın başka herhangi bir konuda yazı yazmak, bana zulüm gibi geliyor.

Devamını Oku
14.05.2026
Seyahat sanatı

İnsan neden yola çıkar?

Devamını Oku
10.05.2026
Yumruklar havada yürüdük tek polis görmedik!

Yedi gün önceydi.

Devamını Oku
07.05.2026
Emek ve söz: Aynı kavga

İki gün arayla iki tarih...

Devamını Oku
30.04.2026
Savrulurken oradan oraya...

Bir ülke düşünün.

Devamını Oku
26.04.2026
Bayram mı, yoksa vicdan sınavı mı?

Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı.

Devamını Oku
23.04.2026
Merhaba Günü

İktidara geldiklerinde dindar ve kindar bir kuşak yetiştireceklerini açıkladılar.

Devamını Oku
19.04.2026
Hrant Dink Hafıza Mekânı

Zaman uçuyor.

Devamını Oku
16.04.2026
Operasyon arası sanat

27 Mart 2026-Uşak Belediyesi’ne operasyon.

Devamını Oku
12.04.2026
Teşekkürler Zülfü Livaneli

Hem Zülfü Livaneli’nin kendisi hem sayısız araştırmacı, o baskı altında zoraki kabullenilmiş adaylığın, SHP’nin yerlerde sürünen oylarını yükseltmek için kabul ettiğini açıkladı. Yükseltti de. Uğradığı saldırılar, manipülasyonlar, kimi medya ve aydınların ihaneti hepsi yazıldı. Oyların nasıl çalındığı da... Daha sonra Baykal’ın dokunulmazlığı nasıl savunup Erdoğan’a başbakanlığı sunduğu, tüm partilerin tavırları... Ama okuyan kim!

Devamını Oku
09.04.2026
Tiyatro ve eleştiri

Samsun Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden bir çağrı alınca “Nâzım Hikmet 124 Yaşında” programımı sunmak üzere kendimizi o muhteşem kentte bulduk.

Devamını Oku
05.04.2026
Demokrasiye bak!

Ama gerçekten olacak şey mi?

Devamını Oku
02.04.2026
Semiha Berksoy: Kendi mitolojisini yaratan sanatçı

Minicik bir kız çocuğu.

Devamını Oku
29.03.2026
Hakikat yargılanamaz

Peş peşe birbirini izleyen olaylara bakınca, insan çıldırmadan nasıl bu ülkede yaşayabilir diye şaşmadan edemiyorum.

Devamını Oku
26.03.2026
Bayram bitti

Bayram bitti

Devamını Oku
22.03.2026
Gerçek bayramları beklerken

Bu yazıyı okuduğunuzda arife günü olacak... Yarın bayram... Hiç ama hiç bayram duygusu yok çoğumuzun içinde.

Devamını Oku
19.03.2026
Bir kayıp, bir ödül

“Ooo, Bayan Şifahi buradaymış!”

Devamını Oku
15.03.2026
İki savaş arasında

Başlık doğru...

Devamını Oku
12.03.2026
Katliam devam ediyor

Farkında mısınız, ülkemizde kadın katliamı dolu dizgin devam ediyor.

Devamını Oku
08.03.2026
Vicdan biraz vicdan

Ey siyaset!

Devamını Oku
05.03.2026
Laiklik için iktidara teşekkür (!)

Gerek Erdoğan’a ve Bahçeli’ye, gerek okuduğunu anlayamayan, kin, nefret dolu duygularla sürüye katılanlara hepimiz sonsuz teşekkür borçluyuz.

Devamını Oku
01.03.2026
İzninizle

Geçen yıl yine tam şu sıralarda bu köşede “80 Yaşım Merhaba” diye bir yazı yazmıştım!

Devamını Oku
15.02.2026
Faşizm ne demek?

İnternete girin...

Devamını Oku
12.02.2026
Rezillikler ve anmalar arasında...

Yine aynı şey oldu.

Devamını Oku
08.02.2026
Deprem

“6 Şubat” bir sayı, bir istatistik değildir; bir hafıza yarasıdır.

Devamını Oku
05.02.2026
24 Ocak-31 Ocak haftası

Bugün 1 Şubat. Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü gün.

Devamını Oku
01.02.2026
Refik Durbaş’la sohbet

Birkaç gündür, benim canım arkadaşım ve ülkemdeki şiir tutkunlarının sevgilisi, aşkı, hayran olduğu şair Refik Durbaş’la sohbet ediyorum.

Devamını Oku
29.01.2026
Sahne, hayatın metaforuydu: ‘Bindik bir alamete’

Hak hukuk ve adaletin yok sayıldığı, dünya diktatörlerinin aklımızla oynadığı, her an düş kırıklıkları, vahşet, ölümlerle sarmalandığımız; yalanın, riyakârlığın, iftiraların, örgütlü kötülüğün egemen olup vicdanı yok ettiği bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
25.01.2026
Tan Sağtürk... Bir yıldönümü... PEN...

Geçen hafta içinde Tan Sağtürk’ün “görevden alındığı” haberi Resmi Gazete’de yayımlanınca herkes gibi ben de çok üzüldüm.

Devamını Oku
22.01.2026
Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025