Politikacılar gider: Sanat kalır, anılar kalır...

Politikacılar gider: Sanat kalır, anılar kalır...

19.01.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Kavga etmekten, endişe etmekten, laf yetiştirmekten, yalakalık etmekten, internet bağımlılığından zaman ve fırsat bulabilenler, çevrelerine baktıklarında, gördüklerini değerlendirdiklerinde, mutlaka güzel, yaşamı daha yaşanır kılacak bir şeyler keşfedebilirler...

Bu hafta Nâzım Hikmet’in doğumunun 118. yıldönümünü kutladık ya... İşte size iki öneri. Bilenlerin yeniden keşfetmesi, bilmeyenlerin öğrenebilmesi için... Hem de herkesin kolayca ulaşabileceği, parmaklarınızın ucunda duran iki mücevher:

Ortaköy’de ‘Çocukların Barışı’

Ortaköy’de cephesi Boğaziçi sahil yoluna bakan o kubbeli muhteşem yapı Hüsrev Kethuda Hamamı’dır. Mimar Sinan’ın eseridir. (Beşiktaş’taki 4 Mimar Sinan eserinden biri. Ötekiler: Barbaros Hayrettin Türbesi, Sinan Paşa Camisi, Yahya Efendi Türbesi) 300 yıl boyunca hamam olarak kullanıldı. Restore edildi. Bugün Beşiktaş Belediyesi’ne ait bir kültür merkezi.

Nâzım Hikmet Vakfı girişimi, Pen Yazarlar Derneği ve UPSD katkılarıyla hazırlanan “Çocukların Barışı” sergisi şimdi bu mucizevi mekânda açıldı. Nâzım’ın “Hiroşimalı Kız Çocuğu” şiirinden yola çıkan; dünyanın birçok ülkesinden çocukların yaptığı o resimler, o büyülü mekânda, geçmişin kötülüklerini lanetleyen, geleceğin umuduna kanat çırpan özgürlük ve dayanışma düşlerine dönüşmüş...

Bu arada bu serginin Ankara (Yenimahalle), Adana (Seyhan), Eskişehir (Tepebaşı) ve Kırklareli’nde de açıldığını belirteyim...

Taksim’de Nâzım karikatürleri

Sanatın ulaşılabilirliği, günümüzde çok önemli... Dünyanın paralarını ayıramayanları, sanatsal etkinliklerle buluşturmak önemli...

İstanbul metrosunun Taksim’deki girişi, binlerce insanın gelip geçtiği bir yer. O girişteki Taksim Sanat, müthiş davetkâr bir mekân. Gelen geçene, “gel, gör beni, bak bana” diye adeta haykırıyor.

İstanbul Büyükşehir Kültür AŞ’nin hazırladığı “Barışın Şairi” sergisini her gün yüzlerce insan geziyor. Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı ile Karikatürcüler Derneği katkılarıyla hazırlanan sergi, 2 dilde şiirler eşliğinde, yabancı ve yerli sanatçıların Nâzım karikatürlerini ve şairin birkaç özel eşyasını içeriyor...

Devlet adına ilk özür

Bu sonuncu serginin açılış konuşmasını yaparken bir yanlışa düştüm. “İlk kez İstanbul Belediyesi böylesi kucak açıyor Nâzım’a” dedim... Oysa “uzun bir zamandan sonra” demeliydim! Yanlışımı düzeltiyorum.  

Yıl 1992, günlerden 15 Ocak... Nâzım Hikmet'in 90. yaşı!

Nâzım Hikmet Vakfı’nı kuralı daha bir yıl olmuş.

İstanbul Belediye Başkanı Nurettin Sözen. Belediye seferber. Muhteşem hazırlıklar yapmışız.

Ve o gün ister inanın ister inanmayın, İstanbul’un tüm caddelerinde Nâzım Hikmet dolaştı durdu. Belediyeye ait tüm otobüsler Nâzım Hikmet afişleriyle donatılmıştı. Ve Nâzım, sevgili şehri İstanbul’un sokaklarından bize gülümsüyordu. 

O akşam Spor Sergi Sarayı’nda “3 Dev”, Genco Erkal, Zülfü Livaneli ve Joan Baez, Nâzım için söylüyordu: Onlar da, 5 bin kişilik koro da olağanüstüydü!

Bir hafta önce Joan Baez, ne var ne yok diye San Fransisco’dan telefon ettiğinde, Nâzım’ın yaş gününe hazırlandığımızı söylemiştim.

Anında “Geliyorum” dedi. “Paramız yok kaşe veremeyiz” dedim, kızdı. “Uçak bileti dahi veremeyiz” dedim. Daha çok kızdı. “Evinde bir yatak ver yeter” dedi. “Size değil, kendime hediye yapıyorum” diye ekledi. Ve gitarını alıp geldi.

Muhteşem bir geceydi. Ve dönemin Kültür Bakanı Fikri Sağlar o gece “devlet adına” Nâzım Hikmet’ten özür diledi. 

Sanat kalır! Anılar kalır! Gerisi fasa fiso! İyi pazarlar.

NOT: Rahşan Ecevit’e Tanrı’dan rahmet diliyorum. Ecevitlerden geriye benim gönlümde, birbirlerine aşk dolu bakışları, sevgi sözcükleri, sanata kültüre saygıları, bağlılıkları ve dayanışmaları kaldı... Işık içinde, aşk içinde uyusunlar.

Yazarın Son Yazıları

Nefes alamıyoruz

Sevgili okurlar, Chicago’dayım.

Devamını Oku
24.05.2026
Diktatörlerin ortak dili: Maval

“Bana maval okuma” deriz karşımızdaki aklımızla alay ettikçe, yalan söyledikçe, iftira attıkça, yalanlarla iftiralarla bizi oyalamaya kalktıkça, karşımıza geçip bize “masal” okudukça...

Devamını Oku
21.05.2026
Müzik ve Vicdan

Kimi akşamlar vardır; yalnızca bir konser dinlemezsiniz.

Devamını Oku
17.05.2026
Karadeniz’den

Sevgili Merdan Yanardağ, Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan: Esir alınmış ama teslim olmayan sizler, dünyanın en hukuk dışı “casusluk davası”yla uğraşırken inanın başka herhangi bir konuda yazı yazmak, bana zulüm gibi geliyor.

Devamını Oku
14.05.2026
Seyahat sanatı

İnsan neden yola çıkar?

Devamını Oku
10.05.2026
Yumruklar havada yürüdük tek polis görmedik!

Yedi gün önceydi.

Devamını Oku
07.05.2026
Emek ve söz: Aynı kavga

İki gün arayla iki tarih...

Devamını Oku
30.04.2026
Savrulurken oradan oraya...

Bir ülke düşünün.

Devamını Oku
26.04.2026
Bayram mı, yoksa vicdan sınavı mı?

Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı.

Devamını Oku
23.04.2026
Merhaba Günü

İktidara geldiklerinde dindar ve kindar bir kuşak yetiştireceklerini açıkladılar.

Devamını Oku
19.04.2026
Hrant Dink Hafıza Mekânı

Zaman uçuyor.

Devamını Oku
16.04.2026
Operasyon arası sanat

27 Mart 2026-Uşak Belediyesi’ne operasyon.

Devamını Oku
12.04.2026
Teşekkürler Zülfü Livaneli

Hem Zülfü Livaneli’nin kendisi hem sayısız araştırmacı, o baskı altında zoraki kabullenilmiş adaylığın, SHP’nin yerlerde sürünen oylarını yükseltmek için kabul ettiğini açıkladı. Yükseltti de. Uğradığı saldırılar, manipülasyonlar, kimi medya ve aydınların ihaneti hepsi yazıldı. Oyların nasıl çalındığı da... Daha sonra Baykal’ın dokunulmazlığı nasıl savunup Erdoğan’a başbakanlığı sunduğu, tüm partilerin tavırları... Ama okuyan kim!

Devamını Oku
09.04.2026
Tiyatro ve eleştiri

Samsun Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden bir çağrı alınca “Nâzım Hikmet 124 Yaşında” programımı sunmak üzere kendimizi o muhteşem kentte bulduk.

Devamını Oku
05.04.2026
Demokrasiye bak!

Ama gerçekten olacak şey mi?

Devamını Oku
02.04.2026
Semiha Berksoy: Kendi mitolojisini yaratan sanatçı

Minicik bir kız çocuğu.

Devamını Oku
29.03.2026
Hakikat yargılanamaz

Peş peşe birbirini izleyen olaylara bakınca, insan çıldırmadan nasıl bu ülkede yaşayabilir diye şaşmadan edemiyorum.

Devamını Oku
26.03.2026
Bayram bitti

Bayram bitti

Devamını Oku
22.03.2026
Gerçek bayramları beklerken

Bu yazıyı okuduğunuzda arife günü olacak... Yarın bayram... Hiç ama hiç bayram duygusu yok çoğumuzun içinde.

Devamını Oku
19.03.2026
Bir kayıp, bir ödül

“Ooo, Bayan Şifahi buradaymış!”

Devamını Oku
15.03.2026
İki savaş arasında

Başlık doğru...

Devamını Oku
12.03.2026
Katliam devam ediyor

Farkında mısınız, ülkemizde kadın katliamı dolu dizgin devam ediyor.

Devamını Oku
08.03.2026
Vicdan biraz vicdan

Ey siyaset!

Devamını Oku
05.03.2026
Laiklik için iktidara teşekkür (!)

Gerek Erdoğan’a ve Bahçeli’ye, gerek okuduğunu anlayamayan, kin, nefret dolu duygularla sürüye katılanlara hepimiz sonsuz teşekkür borçluyuz.

Devamını Oku
01.03.2026
İzninizle

Geçen yıl yine tam şu sıralarda bu köşede “80 Yaşım Merhaba” diye bir yazı yazmıştım!

Devamını Oku
15.02.2026
Faşizm ne demek?

İnternete girin...

Devamını Oku
12.02.2026
Rezillikler ve anmalar arasında...

Yine aynı şey oldu.

Devamını Oku
08.02.2026
Deprem

“6 Şubat” bir sayı, bir istatistik değildir; bir hafıza yarasıdır.

Devamını Oku
05.02.2026
24 Ocak-31 Ocak haftası

Bugün 1 Şubat. Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü gün.

Devamını Oku
01.02.2026
Refik Durbaş’la sohbet

Birkaç gündür, benim canım arkadaşım ve ülkemdeki şiir tutkunlarının sevgilisi, aşkı, hayran olduğu şair Refik Durbaş’la sohbet ediyorum.

Devamını Oku
29.01.2026
Sahne, hayatın metaforuydu: ‘Bindik bir alamete’

Hak hukuk ve adaletin yok sayıldığı, dünya diktatörlerinin aklımızla oynadığı, her an düş kırıklıkları, vahşet, ölümlerle sarmalandığımız; yalanın, riyakârlığın, iftiraların, örgütlü kötülüğün egemen olup vicdanı yok ettiği bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
25.01.2026
Tan Sağtürk... Bir yıldönümü... PEN...

Geçen hafta içinde Tan Sağtürk’ün “görevden alındığı” haberi Resmi Gazete’de yayımlanınca herkes gibi ben de çok üzüldüm.

Devamını Oku
22.01.2026
Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025