Aslı Erdoğan’dan mektup var

Aslı Erdoğan’dan mektup var

10.08.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bundan bir süre önce eş dost, PEN Yazarlar Derneği’nin üyeleri, gazeteci arkadaşlarımız bizleri telefon, mesaj bombardımanına tuttular. Biz dediğim PEN Türkiye Yazarlar Derneği Yönetim Kurulu üyeleri... Kimi sadece meraklıydı, kimi endişeli, kimi de çok öfkeli. Hepsi eşsiz yazarımız Aslı Erdoğan’ı seven okurlardı. PEN’e niye yardım etmiyorsunuz, niye bir şeyler yapmıyorsunuz diye ateş püskürenler, sorgulayanlar çoğunluktaydı.

ULUSLARARASI ÇALIŞMALAR 

Önce ne olduğunu anlamadık. Araştırınca anladık ki Aslı Erdoğan’ın bir gazeteye verdiği röportaj istenmeyen yönlere çekilmiş ve sosyal medyada sanki yazarımız yeryüzündeki tüm PEN merkezlerine kızmış, kırılmış gibi gösteriliyordu. Nitekim aynı tepkiler, merkezi Londra’daki Uluslararası PEN’in başkanı Burhan Sönmez’e de gitmişti...

İlk iş Berlin’de yaşayan Aslı Erdoğan’la, Uluslararası PEN, Almanya PEN ve Berlin PEN’le ilişkiye geçtik. Uluslararası PEN, yerkürede Afganistan’dan Myanmar’a, Afrika’dan Latin Amerika’ya, ifade özgürlüğü sınırlanan tüm yazarların imdadına koşan bir kuruluş. Sadece Afganistan’dan yüz yazarı kurtardılar. Bu, 102 yaşındaki Uluslararası PEN’in tarihindeki en büyük kurtarma operasyonuydu. Her yıl dünyanın her yanından yüzlerce yazar bu uluslararası destekten yararlanmak için başvuruyor ve destek için sıra bekliyordu.

Uluslararası PEN’in 7 yıldır Aslı Erdoğan’a ve başka yazarlara verdiği desteği ve bu konudaki açıklamalarını PEN Türkiye sitemizde (www.pen.org.tr) bulabilirsiniz. 

Sevgili Aslı Erdoğan’ın mektubunu ise “Seni seviyoruz Aslı Erdoğan ve her zaman yanındayız” diyerek okurlarla paylaşıyorum: (Merak etmeyin: Annesi yanında ve sağlığı düzelmekte.) 

DOSTLARA SESLENİŞ: 

“Türkiye PEN’deki dostlar,

16 Haziran’da çok ağır bir ameliyat geçirdim, deyim yerindeyse ‘mucizevi’ bir ameliyattı, ama bedenen ve ruhen hâlâ toparlanmış değilim. Kendimi yeterince ifade edemezsem anlayışla karşılamanızı rica ederim.

Ameliyattan çok kısa bir süre sonra bir arkadaşımla yaptığım duygusal bir söyleşinin video çekimlerinin internette yayımlanmasıyla olup bitenlere gerçekten şaşırdım ve fazlasıyla üzüldüm. Ne o söyleşide ne de bir başka mecrada, Türkiye PEN ve Uluslararası PEN üzerine tek olumsuz cümle kurmadım. Tam tersine, beş buçuk yıl süren yargılanmam boyunca en büyük desteği yazarlardan (ve okurlardan) gördüm ve PEN üyesi olmaktan onur duydum. Bana ve bütün yazarlara verdiğiniz desteğe minnettarım. Özellikle PEN Almanya’ya fazlasıyla borçluyum.

Gelgelelim, bir kırgınlığım da var. Almanya PEN ve PEN Berlin arasındaki nedenlerini ve ayrıntılarını tam olarak bilmediğim sürtüşmede, taraf olmamak için elimden geleni yapmama rağmen, mağdur edildiğimi düşünüyorum ve bu mağduriyetimi birden fazla kez dillendirdim. Geçen sene, fırtınalı bir PEN Almanya toplantısından bir gün sonra beyin kanaması geçirdim. Bursumun bitmesine çok az kalmıştı, kendime bakacak durumum yoktu. Maruz kaldığım duyarsızlığa incindim ve bu kırgınlığımı da duygusal bir anımda dışa vurdum. Ne yazık ki oldum olası kaçındığım bir ikilem, sorunların basına ya da internete yansıması, olayı hayal bile edemeyeceğim boyutlara taşıdı. Aslında söylemeye çalıştığım, bu tür sürtüşmelerin yazarlar arasındaki dayanışma ağını zedelememesi gerektiğiydi.

Bütün içtenliğimle, bir kez daha yazmaktan başka çarem yok. Türkiye PEN ve Uluslararası PEN ile ilgili tek bir olumsuz ifadem olmadığı gibi, aklımın ucundan dahi geçirmedim ve böyle yorumlanmasını da gerçekten şaşırdım. Yeterince öngörülü olamamışım ya da söyleşiyi yapan gazeteci arkadaşla birlikte olamamışız.

Bu vesileyle Uluslarası PEN, Kulturforum (Türkiye Almanya Kültür Forumu), ICORN ve Maksim Gorki Theater (Maksim Gorki Tiyatrosu) başta olmak üzere beni destekleyen bütün kurum ve kişilere teşekkür ederim. Dostlukla. Aslı Erdoğan. ”

Yazarın Son Yazıları

Katliam devam ediyor

Farkında mısınız, ülkemizde kadın katliamı dolu dizgin devam ediyor.

Devamını Oku
08.03.2026
Vicdan biraz vicdan

Ey siyaset!

Devamını Oku
05.03.2026
Laiklik için iktidara teşekkür (!)

Gerek Erdoğan’a ve Bahçeli’ye, gerek okuduğunu anlayamayan, kin, nefret dolu duygularla sürüye katılanlara hepimiz sonsuz teşekkür borçluyuz.

Devamını Oku
01.03.2026
İzninizle

Geçen yıl yine tam şu sıralarda bu köşede “80 Yaşım Merhaba” diye bir yazı yazmıştım!

Devamını Oku
15.02.2026
Faşizm ne demek?

İnternete girin...

Devamını Oku
12.02.2026
Rezillikler ve anmalar arasında...

Yine aynı şey oldu.

Devamını Oku
08.02.2026
Deprem

“6 Şubat” bir sayı, bir istatistik değildir; bir hafıza yarasıdır.

Devamını Oku
05.02.2026
24 Ocak-31 Ocak haftası

Bugün 1 Şubat. Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü gün.

Devamını Oku
01.02.2026
Refik Durbaş’la sohbet

Birkaç gündür, benim canım arkadaşım ve ülkemdeki şiir tutkunlarının sevgilisi, aşkı, hayran olduğu şair Refik Durbaş’la sohbet ediyorum.

Devamını Oku
29.01.2026
Sahne, hayatın metaforuydu: ‘Bindik bir alamete’

Hak hukuk ve adaletin yok sayıldığı, dünya diktatörlerinin aklımızla oynadığı, her an düş kırıklıkları, vahşet, ölümlerle sarmalandığımız; yalanın, riyakârlığın, iftiraların, örgütlü kötülüğün egemen olup vicdanı yok ettiği bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
25.01.2026
Tan Sağtürk... Bir yıldönümü... PEN...

Geçen hafta içinde Tan Sağtürk’ün “görevden alındığı” haberi Resmi Gazete’de yayımlanınca herkes gibi ben de çok üzüldüm.

Devamını Oku
22.01.2026
Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025
Prag’dan sevgiler

Sevgili okurlar Prag’dayım.

Devamını Oku
16.10.2025
Jandarmalı-jandarmasız günler

Sabah 6.30’da kapı tekmeleniyor. Jandarma içeri dalıyor.

Devamını Oku
12.10.2025