3. sayfanın suçu ne!
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

3. sayfanın suçu ne!

21.08.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Günahkârlar adaletten bahsediyor. Kılıçları ise hep başkalarının günahlarıyla bileniyor.

Barış Pehlivan’ın içeri girişi, yaşanan adaletsizliği daha da gözümüzün içine soktu. Son infaz düzenlemesinden söz ediyorum. Cinayet işleyene, uyuşturucu satana, kadını-çocuğu istismar edene kolaylık sağlayan yasa, siyasi mahpusları teğet geçiyor. Bir süredir 3. sayfa haberleriyle anlatıyorum. 

Geçen perşembe anlattığım son hikâyenin ardından, Cumhur İttifakı’ndan bir yanıt geldi. Yasanın mimarlarından olan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, af niteliğindeki düzenlemeyi eleştirenlere yanıt verdi. “Bir infaz işlemi üzerinde günlerdir kıyametler koparılıyor. Hukuki durumları aynı olan kişiler aynı işleme bağlı tutulur. Eşitlik ilkesinin en basit ve yalın tarifi budur” diye söze başlayan Yıldız, “Siyasi propaganda yapmanın ötesinde hukuki bir değeri bulunmayan açıklamaların topluma da sanığa da bir faydası yoktur” ifadeleriyle yanıtını bitirdi. Her ne kadar dayanağını anlayamasam da Yıldız, hazırladığı yasaya sahip çıkıyordu.

Sahi öyle mi? Ortada adaletten bahsedeceğimiz bir yasa var mı?

3. SAYFA ÇÖZÜMÜ: İDAM

Şöyle anlatayım...

Malum, Cumhurbaşkanı Erdoğan, af tartışmaları için şu ifadeleri kullanmıştı:

“Benim bir ilkem var. İlkem de şudur: Devlete karşı işlenen suçlarda devlet affedici olabilir. Ama kişilere karşı işlenen suçlarda devletin af yetkisi yoktur.”

Erdoğan yıllar önce bunu söyledi ama... İş gereğine gelince hep tersini yaptı. Affettiği kişiler, kişilere karşı suç işleyenlerdi.

Sadece Erdoğan’ın çelişkisi değil. Ne zaman Türkiye’nin kanını donduran bir cinayet, çocuk ya da kadın istismarı yaşansa iktidarın politikacıları aynı şeyi söylüyor: İdam geri getirilmeli! Ancak iş infaz düzenlemesi yapmaya geldiğinde, idam isteyen politikacılar aynı suçlara af istiyor.

Örnek olsun...

Üç yıl önce bu zamanlarda, “3. sayfa olayları”na dikkat çeken Bahçeli, şu ifadeleri kullanmıştı: “Kadına şiddetin yanı sıra çocukların güpegündüz kaçırılmaları, vahşete kurban edilmeleri, hatta cinsel istismara uğramaları maşeri vicdanı yaralarken, aynı zamanda büyük bir hüzne ve hüsrana da neden olmaktadır.”

Tespitin ardından çözümünü şöyle anlattı: “Bu konuda idam cezasının hukuk mevzuatımıza tekrar alınması, iğrenç ve ilkel suçların işlenmesini caydırabilecektir.”

Çözümü idamdı. İşin ilginci, dönemin Meclis Başkanı Mustafa Şentop da AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan da Bahçeli’ye destek verdi. 

Kamuoyunu sarsan 3. sayfa haberlerine; medyasıyla, vekiliyle, bürokratıyla Cumhur İttifakı hep idam çözümü önerdi.

Son yaşadığımız Esenyurt’taki tekel bayisi cinayetini hatırlayın. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, “Bu namussuz için ve onlara ortaklık eden alçaklar için yaşasın idam” dedi.

Bu sözler söylenirken hükümetin Plan ve Bütçe Komisyonu’na son dakikada getirdiği infaz düzenlemesi uygulamaya girmişti bile.

KİM NE KADAR YATACAK

Sonucu size yazayım...

Kravat taktığı için iyi halli sayılmayı, tahrik diyerek indirim kapmayı geçtim...

Mesela kasten öldürmeden 20 yıl hapis cezası alan biri, son düzenlemeyle, 3 yıl 4 ay kapalı cezaevinde kalıyor. 6 yıl da açık cezaevi şartlarında bekleyerek tahliye oluyor.

Örneğin uyuşturucu ticaretinden 12 yıl 6 ay hapis cezası alan bir hükümlü, düzenleme sonrası sadece beş ay kapalı cezaevinde kalıyor. Beş yıl da açık cezaevinde yatıp tahliye oluyor.

Kadına ya da çocuğa yönelik cinsel suç işleyen ve 10 yıl hapis alan bir kişi, 1.5 yıl kapalı cezaevinde vakit geçiriyor. İki yıl da açık cezaevinde kaldıktan sonra dışarı çıkıyor.

Diyelim yağmadan dokuz yıl ceza almış bir hükümlü, sadece bir ay kapalı cezaevinde kalıyor. Altı ay da açıkta yatıp tahliye oluyor. Eğer bu suç Nisan 2020 öncesinde işlendiyse iki aftan birden yararlandığı için, sadece bir ay kapalı üç ay açık cezaevinde yatıp çıkıyor. Dolandırıcılık, yaralamalar, taksirle öldürmeler gibi suçlar da Nisan 2020 öncesi işlendiyse iki affa birden uğruyor. Bir kısa tatil gibi girilip çıkılıyor.

Buna karşın cumhurbaşkanının başlangıçta söylediğinin aksine, “devlete karşı işlenen suçlar”a hiçbir af vurmuyor. Haliyle aslında her af ile “siyasiler”e yeni koğuş açılıyor.

Tekrar söyleyelim...

Her 3. sayfa haberinin ardından “Çözüm idam” diye bağıran Cumhur İttifakı politikacıları, iş yasa yapmaya gelince “Önce istismarcılar, katiller, uyuşturucu satıcıları çıksın” diyor.

Haliyle Feti Yıldız’ın sözlerinin altı boş olduğu gibi, millete söyledikleri sözlerle de açıkça çelişkili. Muhalefetin yasayı acilen AYM’ye götürmesi, toplumun vicdanını rahatlatması gerekiyor.

Adaletin kılıcı başkalarına kör olmadığı zaman gerçek bir eşitlikten bahsedeceğiz...

Yazarın Son Yazıları

‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025