Bahçeli’nin unutulan kitabı
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Bahçeli’nin unutulan kitabı

09.09.2021 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sesi duyar, ezgisini dinleriz. Hatta bazen birlikte söyleriz. Oysa şair Rossetti’nin dediği gibi sessizlikte bütün şarkılardan daha çok müzik var.

Dış kapının dış mandalı değil. Yolsuzluk operasyonunun hedefindeki isimdi Erdoğan Bayraktar. Çevre ve Şehircilik Bakanı’ydı. İmarın yolu onun imzasından geçiyordu. Kendisini bir televizyon kanalında anlattı, Erdoğan ne dediyse onu yapmıştı. Yandaş iş adamlarının önlerindeki engelleri kaldırarak AKP’nin paralel ekonomisine yol vermişti. Yıllar sonra yeniden çıkıp, 17-25 Aralık için “Dosyamda ne varsa, hem tapeler doğrudur hem teknik takip doğrudur hem de benim telefon konuşmalarım A’dan Z’ye kadar doğrudur” dedi ve günlerce konuştuk ya. Belki de asıl mesele konuşmayanlar da...

Kimi mi kastediyorum?

Bizzat en tepedekileri...

Çok değil, 5 sene önce birileri, 17-25 Aralık bahsini açsa, yüksek perdeden tepki verirlerdi. Bunun bir darbe girişimi olduğunu söyler, o bahisleri açanları FETÖ ile işbirliğiyle suçlardı. 17-25 Aralık’ı hafızamızın insafına terk ettik. Zamanın bu tavrı da değiştirdiğini fark etmedik. İktidar mensupları, yüzleri ekşise, mideleri kasılsa da bu kez pek sessizdi. 

SEBEP MHP’NİN TAVRI MI?

Acaba neden diye düşünürken bir uyarıyla karşılaştım. “MHP’nin sitesine bak, anlarsın” dedi. Öyle ya 5 yıl önceden farklı. Bugün iktidarda bir koalisyon, yani Cumhur İttifakı var. Anahtarı da MHP’nin elinde. Peki MHP, Erdoğan Bayraktar’ın sözleri hakkında ne düşünüyor?

Tavsiyeye uyup, partinin resmi sitesini açtım. Halen MHP’nin resmi sitesinde, 17-25 Aralık meselesi için geniş bir arşiv bulunuyor.17-25 Aralık”ı konu eden toplam 137 tane açıklama, konuşma hatta kitap var.

Örneğin, Devlet Bahçeli’nin elinden çıkmış, 17-25 Aralık’ı konu alan kitap sitede duruyor. Kitap, MHP’nin konuya dair resmi görüşünü içeriyor. Kitaba Bahçeli’nin yazdığı önsöz, “İnançlarımızı diline dolayarak mütedeyyin kitlelere seslenen AKP, iktidara gelince Allah korkusunu defterden silmiştir” diye sert bir ifadeyle başlıyor. “Bu millet, 17-25 Aralık’taki tarihin en büyük rüşvet ve yolsuzluk vakasını unutmayacaktır” diye bitiyor. 

Bahçeli’nin çeşitli konuşmalarından oluşan kitapta, soruşturmanın kapatılmasının ardından söylenen sözler bugüne de ışık tutuyor: “(Şimdilik yakayı kurtardılar.) Şimdilik diyorum, çünkü 17 Aralık teorik planda kapatılsa da maşeri vicdanda hâlâ açık, ahlak ve adalet nezdinde hâlâ kanayan yaradır. Bu yara kabuk bağlamadan, bu illet tedavi edilmeden, 17 ve 25 Aralık zanlıları mahkeme önüne çıkarılmadan adalet zehirli duman olacak AKP’yi boğup atacaktır.”

MHP’NİN İLAN ETTİĞİ HAFTA

Bahçeli, 17-25 Aralık’ın birinci yıldönümü yaklaşırken Türkiye’ye yeni bir hafta armağan ettiğini şöyle açıklamış: “Önümüzdeki 17 Aralık’tan 25 Aralık tarihine kadar geçen dokuz günlük süreyi Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele Haftası ilan edip Türkiye’nin dokuz ayrı bölgesinde hırsızlığı, soygunu ve rüşveti cesaretle anlatacağız.”

Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’ın devam ettiren açıklamasında şöyle demiş: “Bundan böyle her yıl bu hafta içinde partimizce yurdun dört tarafında etkinlikler düzenlenecektir.” 

Gerçekten de 9 büyükşehirde yolsuzluk konulu toplantılar düzenlendiği görülüyor. Ancak bu toplantıların bir kısmı AKP’li belediyeler tarafından engellenince Genel Sekreter İsmet Büyükataman’ın bunu protesto ettiği görülüyor:

Türk milliyetçileri haramzadelerin salonlarına mahkûm değildir. Gerekirse ev ev gezerek gerçekleri milletimizle paylaşmak insanlık vazifemizdir.

MHP’nin bir adım ileri giderek Meclis’e “Yolsuzluk ve Rüşvetle Mücadele Haftası” ilan edilmesi için kanun teklifi verdiği de görülüyor.

17-25 KOALİSYON ŞARTI

Odasındaki saati 17.25’te durduran Devlet Bahçeli’nin bugün Erdoğan Bayraktar’ın “tüm konuşmalar doğruydu” sözlerini o gün söylediği de anlaşılıyor:

Adli Tıp Kurumu’nun 17-25 Aralık’tan sonra medyaya yansıyan rüşvet ve yolsuzluk tapelerinin montaj olmadığı sonucuna varması bile rüşvetçilerde bir ıslah, tedirginlik ve pişmanlığa yol açmamıştır.”

Bahçeli’nin 17-25 Aralık’ın ardından FETÖ’ye yapılan operasyonları eleştirdiği 16 Aralık 2014 tarihli açıklaması da MHP’nin resmi sitesinde duruyor:

“AKP hükümeti, uzunca bir süredir rüşveti perdelemek, yolsuzluğu gündemden düşürmek, dikkatleri başka yön ve taraflara çekmek için adalet cinayetleri işlemektedir. Bir yıldır iktidarın sığınağı ve propaganda aracı olan ‘paralel devlet’ söylemiyle ahlak ve hukuk ilkeleri taammüden çiğnenmektedir.”

İlginçtir, bugün iktidar ortağı olan MHP’nin, 2015 yılındaki koalisyon ortamında önerdiği şartlar da halen yerli yerinde duruyor:

MHP’nin koalisyon için ortaya koyduğu dört önemli maddeyi yeniden kamuoyuyla paylaşmakta fayda görüyoruz: Anayasanın ilk dört maddesi değiştirilemez. Çözüm süreci eksiksiz ve bahanesiz olarak ortadan kaldırılmalıdır. 17-25 Aralık kapsamındaki rüşvet ve yolsuzluk iddialarının üzerine gidilmelidir. Cumhurbaşkanı anayasal sınırlarına çekilmelidir.

MHP, 17-25 Aralık’ın üstüne gidilmesini bir koalisyon şartı olarak sunarak koalisyon ihtimaline de sırt çevirmiş.

‘17-25 ARALIK ELEBAŞISI’

Ya tartışılan Yüce Divan?

MHP, Bahçeli’nin ağzından tavrını ortaya koymuş:

“Ne pahasına olursa olsun, 17-25 Aralık’ın tüm failleri hukukun karşısına çıkarılmalıdır.”

Bahçeli, halen MHP sitesinde duran açıklamasında dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’na da çağrı yapmış:

“‘Kardeş kolu koparmaktan’ bahseden Başbakan, eğer samimiyse, eğer yürekliyse, Saray’da oturan 17-25 Aralık elebaşısının telkin ve tesirinden kurtularak hukukun önünü açmalıdır.

Bahçeli’nin “17-25 elebaşısı” diyerek adını anmadan sözünü ettiği, Erdoğan’dan başkası değil.

MHP’li vekiller, dört bakanın Yüce Divan’a gitmesi yönünde oy kullanırken karar aksi yönde çıkınca Devlet Bahçeli duruma sert tepki göstermiş:

Yakın tarihin en ağır, en vahim, en korkunç rüşvet ve yolsuzluk iddialarına adı karışan malum şahıslar iradeleri haczedilmiş, baskı ve şantaj altında kalmış AKP’li milletvekilleri tarafından kurtarılmıştır.

CUMHUR İTTİFAKI’NDAKİ ÇATLAK

Resmi sitede, MHP’nin ve lideri Devlet Bahçeli’nin duruşunu gösteren arşiv, 2016’daki darbe girişimine kadar sürüyor. Yeni iktidar düzeninde mesele küllenirken MHP konuya nasıl baktığını halen resmi sitesinde tutuyor. 17-25 Aralık konusunda, bir zamanlar MHP’nin duruşunun, CHP’den bile sert olduğu okunuyor. 

Bugünkü Erdoğan Bayraktar sessizliğinin sırrı belki de burada. Bayraktar’ın açıklamalarının izdüşümü, yalnız iktidar ile muhalefet arasına değil, bizzat Cumhur İttifakı içine de düşüyor. Doğal olarak o konulara hiç girilmiyor!

Uzak ya da yakın, bütün seslerden biraz sıyrılın. Suskun köprülerin üstünden geçin. Aradığınız müziğin eksik notaları belki de oradadır.

Yazarın Son Yazıları

Butlan darbesinin üç günlük sonuçları

Savaş, sıkıyönetim, darbe...

Devamını Oku
25.05.2026
Bir tuhaf 15 milyon dolar hikâyesi... AKP’li politikacıların yakınları devreye girmiş!

Cevapsız kalan her soru kendine bir başka soru bulur.

Devamını Oku
21.05.2026
Dışişleri’nde kayıp 15 milyon dolar

Düzen bir kez bozuldu mu bütün düğmeler yanlış iliklenir.

Devamını Oku
18.05.2026
Maya’nın masal dinleyemediği babası

Hepimiz aynı şehirde yaşarız.

Devamını Oku
14.05.2026
İsrail’e karşıyız dedikse o kadar da demedik!

İnsanın diline bakarken çoğu zaman elini kaçırırız.

Devamını Oku
11.05.2026
5 Mayıs mutabakatı

Çatışmaları görmek için göz, uzlaşmaları anlamak için akıl gerekir.

Devamını Oku
07.05.2026
Fenerbahçe maçıyla veda eden komutan

Baş ağrısı sandığımız belki de ayağımızın nasırındandır.

Devamını Oku
04.05.2026
En çok senin bayramın kutlu olsun!

"Neler yapmadık şu vatan için/Kimimiz öldük/Kimimiz nutuk söyledik" diyor ya şair…

Devamını Oku
30.04.2026
Tuncay Sonel’in kayyımlık dönemi ihalelerini ele alan o rapor!

“Memlekete komünizm lazımsa onu da biz getiririz” sözü yıllarca Vali Nevzat Tandoğan’a mal edildi.

Devamını Oku
27.04.2026
Çocukluğumuzu bile çaldılar

Çocukluk, insanın büyümek zorunda bırakılmadığı çağda yaşanır.

Devamını Oku
23.04.2026
Ülke duyan için çığlık atıyor

Damla suya düşüyor.

Devamını Oku
20.04.2026
Masadaki solcular neden ‘hayır’ dedi

Gücün sınırları ancak başka bir gücün karşısında belirginleşir.

Devamını Oku
16.04.2026
Hulusi Akar’ı utandıracak kitap

“Zifiri karanlık bir süreçten geçiyoruz ve maalesef çok az kişi aydınlığı unutmadı.”

Devamını Oku
13.04.2026
Son sözünü söylememiş bir cenaze

B-3 koğuşunda sabah sayımı bitti. Sayım dediğime bakmayın, zaten iki kişiyiz.

Devamını Oku
09.04.2026
Alican’ı yemeye karar verenler

Kanunların nasıl uygulandığını anlamak için kimin elinde olduğuna bakmak gerekir.

Devamını Oku
06.04.2026
NATO’yla nikâh tazeleme

Soğuk Savaş’ın meşhur çocuk tekerlemesi böyle başlıyordu: Bir iki üçler, yaşasın Türkler.

Devamını Oku
02.04.2026
Mesele öyle değil dekan bey!

Bir yanlışı örtmek için bin doğru feda etsen de yetmez.

Devamını Oku
30.03.2026
Vazgeçilen pişmanlığın bilinmeyen öyküsü

Uçup gitti sandığın, doğanın asla kaybetmediği varlıktır.

Devamını Oku
26.03.2026
Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Devamını Oku
23.03.2026
Bayramı zehir eden adamlar

Bayram aslında bahane...

Devamını Oku
19.03.2026
Dilovası davası başlıyor: Başkanın olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor.

Devamını Oku
16.03.2026
İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026