Ebru Kılıçoğlu

Serbest düşüş

21 Ocak 2022 Cuma

Eğer bu futbol maçı değil de okul olsaydı, öğretmen Galatasaray’ın yeni teknik direktörüne sonuç yanlış olduğu için geçer not vermese bile gidişattan bir kanaat notu verebilirdi. Ancak burası okul değil. Kimse kanaat göstermiyor ve Galatasaray’ı tanıma sürecinde, yine ‘füzyon’ bir kadro sahaya süren Torrent’in hesabı sahaya uymuyor. Amaç oyunu geriden kurarak hızla ileriye aktarmak. Anlaşılan o ki, yeni hoca Galatasaray defansının kendi asli görevini yaparken bile zorlandığını henüz gözlemlememiş. Bu çerçevede bir de oyun kurmalarını beklemek çok iyimser kalıyor. 

Orta sahada kabiliyetli oyuncular olmayışı bir kez daha ileriyle geri arasındaki can damarını kopartınca, Galatasaray çabalayan ama sonuç alamayan kronik havasına bürünüyor. İlk yarıda bulduğu tek pozisyon 39. dakikada geliyor: Morutan’ın pasıyla hareketlenen Halil, iki kişiyi çalımlayarak güzel bir gol atıyor. Bu mutluluk uzun sürmüyor. 45+3’te duran topla başlayan bir pozisyonu Donk tamamlıyor. Seyircisi önünde oynamak, puan tablosundaki yer, kulübün içinde bulunduğu kaotik durum sahadaki kimsenin pek de umurunda değil. Zira skordaki eşitlik sahaya bir reaksiyon olarak yansımıyor. Galatasaray’ın zayıf çabaları sonuç vermiyor. Buna bir de 56’da Kerem’in direkten dönen topuyla şanssızlık ekleniyor. Kasımpaşa, 60’ta benzer bir pozisyonda çok daha şanslı (ya da becerikli) nitekim Umut’la ikinci golünü buluyor. Kasımpaşa son golünü de Varga ile 90+3’te atıyor. 3 golle giden 3 puanla Galatasaray’ın dibe doğru kontrolsüz serbest düşüşü devam ediyor. Sadece sahada, puan tablosunda değil, hafta içi yaşanan tüm kaosa rağmen hâlâ gösterilmeyen yönetim yetersizliğiyle de...


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Bitse de... 25 Nisan 2022
Rakamlarla... 19 Nisan 2022
Güzel hayal! 11 Nisan 2022
Motivasyon 3 Nisan 2022
‘Gibi’ yapmak 21 Mart 2022