İmam kışkırtmalarından cami provokasyonlarına

İmam kışkırtmalarından cami provokasyonlarına

02.09.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Son günlerde Kemal Kılıçdaroğlu sürekli olarak iktidarın seçime doğru yapabileceği kışkırtmalara dikkat çekmeye çalışıyor:

Camilere ve cami cemaatine karşı düzenlenebilecek provokatif saldırılara karşı toplumu uyarıyor.

Türkiye’nin yakın tarihinde Kahramanmaraş, Çorum ve Madımak kışkırtmaları ve katliamları var.

Dolayısıyla bu uyarılar son derece gerçekçi ve geçerli.

Derken, bu uyarılara Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da katıldı.

Karamollaoğlu’nun hem din çizgisindeki siyasetten geldiği hem de Madımak katliamı sırasında Sivas Belediye Başkanı olduğu düşünülürse bu uyarıların ne denli önemli olduğu daha iyi anlaşılır.

***

Kamuoyunda, Türkiye’yi yirmi yıldır pençesinde kıvrandıran iktidarın, kaybedeceği belli olan bir seçim öncesinde, bu seçimi ya erteleyebileceği ya da daha kötüsü, çalabileceği, çeşitli yöntemler arayabileceğine ve uygulayabileceğine ilişkin olasılıklar tartışılıyor.

Son günlerde imamların, toplumu din ve inanç üzerinden ayrıştırmaya, düşmanlaştırmaya ve can kaybına bile yol açabilecek karışıklıklar çıkarmaya yönelik söylemleri dikkati çekiyor.

Çarşamba günü Zülâl Kalkandelen Cumhuriyet’teki yazısında bazı imamların akla ziyan kışkırtıcı söylemlerinden bazı örnekler vermiş.

Bir imam “Müslüman kadına, İslamın dışı bir dinden kadın aynı yabancı hükmündedir. Müslüman kadın, kâfire kadınların yanında da erkek varmış gibi oturacak” demiş.

Bir başka imam “Sokaklar kasap dükkânı gibi. Et görmekten içimiz dışımıza çıkıyor artık” diyerek örtünmeyen kadınları “et” olarak nitelemiş.

Bir TV “hocası”, “Müzik ve müzik aletleri şeytanidir, insanları zinaya iter” diyerek “yasaklanması gerekir” şeklinde vaaz vermiş.

Şanlıurfa’daki bir imam “Çocuğun kolu, göğsü, her tarafı açık. Atlet gibi elbiseler, mini etek bacak açık. Ondan sonra pedofili suçtur. Pedofili akımı sen körüklüyorsun” demiş ve pedofiliye kılıf uydurmuş.

Kalkandelen“İmamların peş peşe infial yaratacak şekilde kadınları hedeflemesi, bunun, seçim öncesi girilen son virajda toplumdaki kutuplaşmayı artırması için planlı olduğunu düşündürüyor” diyerek bu kışkırtıcı söylem korosuna dikkat çekmiş.

***

Emperyalistlerin ve diktatörlerin ülkeleri sömürerek yönetmek için başvurdukları en elverişli yöntemin dincilik ve etnikçilik provokasyonları olduğu bilinir.

Kılıçdaroğlu’nun ve Karamollaoğlu’nun camilere ve cemaatlere saldırı provokasyonu konusundaki uyarıları tam da imamların bu kışkırtıcı korosunun güçlendiği, din istismarının siyasal sahnede hız ve güç kazandığı bir zamana rastlıyor.

Benim hemen aklıma gelen soru şu:

Acaba imamların söylemleriyle, din istismarıyla, halkı ayrıştırmak, bölmek ve düşmanlaştırmak stratejisi bundan sonra camilere ve cemaatlere provokatif olarak yapılacak, yaptırılacak saldırılara zemin hazırlamak için mi sahneleniyor?

Şimdiden yapılacak, yaptırılacak kışkırtıcı eylemler için dillendirilecek suçlamalara gerekçeler mi oluşturuluyor?

Gerilim şimdiden tırmandırılarak bir çatışmanın bir kargaşanın tohumları mı atılıyor?

Seçimleri ertelemek veya daha da kötüsü, çalmak için senaryolar mı yazılıyor?

***

Bütün Demokratlar, Adalet, Özgürlük, Eşitlik arayanlar:

Her türlü düşmanlaştırıcı ve özellikle inançlar ve etnikçilik üzerinden yapılacak kışkırtıcı eylem ve söylemlere karşı dikkatli olmalı...

Her zaman, her koşul altında, her yerde, her biçimde barışı korumalı...

Mutlaka barışçı, demokratik ve yasal ama aynı zamanda kesin kararlı ve korkusuz eylem ve söylemlerle...

Demokrasiye, seçime ve sandığa sahip çıkmalıdır.

Yazarın Son Yazıları

En korkunç yalan ve yalancı

Sizce en korkunç yalan hangisidir?

Devamını Oku
08.03.2026
Savaşa çare: 4 ülkede seçim!

Ortadoğu’daki savaşa ve bu savaşın ülkemize bulaşma olasılığına karşı tek çare, ABD, İsrail, İran ve Türkiye’deki seçimlerdir!

Devamını Oku
06.03.2026
Türkiye’ye füze düşerken, emperyalizmle savaş?

Bir İran füzesinin Türkiye’ye düştüğü sırada bir okurum soruyor: “ABD, İran’daki ‘Molla Diktatörlüğüne’ saldırdı.

Devamını Oku
05.03.2026
Savaşın tetikçisi ve asıl amacı

İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı, “Büyük Ortadoğu Savaşı”nın günümüzdeki son aşamasıdır.

Devamını Oku
03.03.2026
Emperyalizm, Lumumba, Musaddık, Allende ve Atatürk

ABD ve İsrail, İran’a saldırıyı başlattı.

Devamını Oku
01.03.2026
Statü: Anzaklılaştırma bakanlığı

Ey Okur Bu yazı, son yıllardaki akıl almaz trajik olayların yaktığı beynimin ürettiği bir İRONİ yazısıdır.

Devamını Oku
27.02.2026
Laiklik sadece devletin değil toplumsal barışın da temelidir

“Siyaset” ya da “Politika”; biri Osmanlıcadan biri Batı dillerinden gelen aynı anlama sahip iki sözcüktür.

Devamını Oku
26.02.2026
En korkunç darbe yargı eliyle laikliğe karşı darbedir!

Çağdaş Demokratik Devlet, kültürel, mukaddes ırk ve inanç kimlikleri ne olursa olsun, bütün vatandaşlarına eşit muamele eden devlettir.

Devamını Oku
24.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da ‘vicdan’ları vardır (3)

Bu üç yazılık diziyi, Sosyal Psikolojik temellere dayanarak “Grup Baskısı” kavramı ve kimi zaman onunla çatışan “Bireysel Vicdan” hakkındaki bilgilere dayanarak yazdığımı açıklamalıyım...

Devamını Oku
22.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır! (2)

“Komisyon”un raporuna ilişkin “Vicdani” soruları da Pazar gününe bırakarak...

Devamını Oku
20.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır (1)

ÖNCE VİCDAN KAVRAMINI TANIMLAYALIM...

Devamını Oku
19.02.2026
Faşizmi siyaseten öldüren, onun ‘mutlak egemenliği’dir!

Tarih, Sosyoloji (Toplumbilim) ve Siyasal Bilim bize bütün Faşist Liderlerin ve Faşist Rejimlerin hem insanlık tarihinden hem insanlık değerlerinden, hem de kendi toplumsal ve kişisel gerçekliklerinden de kopmuş olduklarını gösterir.

Devamını Oku
17.02.2026
Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

Devamını Oku
15.02.2026
Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025