Katar’ı su yönetimine ortak etmek!

01 Aralık 2020 Salı

Katar’la yapılan, içi açıklanmayan anlaşmanın sadece su boyutunu sütuna yatıralım.

Söz konusu mutabakat zaptı şöyle:

Tarafların su yönetimi alanındaki teknolojik ve bilimsel yeteneklerinin güçlendirilmesi,

İki ülke arasında su yönetimi alanında işbirliğinin artırılması ve bunun teşvik edilmesi,

Su kaynaklarını korumak, geliştirmek, su kalitesini ve miktarını izlemek hususlarında deneyim ve teknoloji paylaşımı, 

Nitelikli su izleme ve arıtma ile kimyasal kullanımda verimlilik artırılması, 

Her iki ülkede su kaynaklarını geliştirmek için en son teknolojilerin uygulanması, 

Şebekelerde su kaçak ve kaybının tespit edilmesi ve su kullanımı koruma programının iyileştirilmesi konularında ortak projeler yürütülmesi,

Su kaynaklarının yönetilmesi ve su kaynaklarının gıda güvenliği ile ilişkilerinin yönetilmesi,

Yeraltı su sisteminin, doğal ve yapay beslenmenin yönetilmesi…

***

Bu metin Türkiye’nin bütün su kaynaklarının ve sulanabilir topraklarının Katar’la yönetilmesinin önünü açıyor. Burada Katar’a bir ülke olarak değil, bir yabancı katılım olarak bakmak gerekir. Pazar günkü yazıda vurguladığımız gibi, başlıca zenginliği dünyanın üçüncü büyük doğalgaz rezervinin üzerinde kurulmuş olmak olan Katar’ın yönetiminin, ekonomisinin, güvenliğinin ABD-İngiliz ortaklığında olduğunu dikkatte tutmalı.

Bu mutabakat, iktidarın para bulmak-iktidarda kalmak uğruna her şeyi yapabileceğinin göstergelerinden biri.

Özellikle 2008’den sonra Türkiye’nin şişelenmiş içme suyu piyasasının yüzde 70’e yakınını adım adım yabancılar ele geçindi. 2014’te ilk 10 su şirketinin yüzde 50’si yabancıydı. Artarak devam ediyor.

Şimdi sıra tüm su kaynaklarımıza ve topraklarımıza gelmiş görünüyor.

Büyük bir rastlantı sonucu Anayasa Mahkemesi, Katar’la anlaşmanın imzalandığı süreçte, 27 Kasım günü 2 milyon hektar arazinin sulanmasını düzenleyen Sulama Birlikleri’nin işletme devrinin önünü açtı. Uzun yıllar DSİ’de daire başkanlığı yapan, Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız’a göre bunun anlamı şu:

Katar’la mutabakat zaptında su kaynaklarıyla gıda güvenliği ilişkilerinden söz ediliyor. Bu sulu tarımla ilgili Katar’la işbirliğinin önündeki olası yasal engeli kaldırıyor!

***

Suyla oynamak ateşle oynamaktan tehlikelidir.

İran’la Irak, 1980-88 arasında Dicle ile Fırat’ın birleşip Basra’ya döküldüğü Şattülarap suyolunu paylaşamadığı için savaştı.

İsrail’in Golan Tepeleri diye tutturmasının nedeni, bölgedeki en büyük tatlı su kaynaklarının burada olmasından.

Hindistan, Bangladeş ve Pakistan’ın arasındaki tek temel sorun Ganj Irmağı’nı paylaşamamak.

ABD’nin geçen yüzyılda Meksika’ya savaş açacak noktaya gelmesinin nedeni Rio Grande’yi paylaşamamaktı.

Mısır’la Sudan’ın arası Nil yüzünden bozuk. Nil, Sudan’dan doğuyor, Mısır’dan denize dökülüyor. Mısır, Sudan’a “Nil’i seyret yeter, sakın kullanma” diyor.

Mısır uygarlığı Nil’e, Mezopotamya uygarlığı Dicle ve Fırat’a, Çin uygarlığı Sarı Nehir’e borçlu.

Sınır aşan sular, sinir aşan sulardır. Dünyada sınır aşan 214 ırmak var. 69’u Amerika’da, 57’si Afrika’da, 48’i Avrupa’da, 40’ı Asya’da. Irmakların 155’i 2, 36’sı 3, 23’ü 4 ve daha fazla ülkeyi aşarak denize ulaşıyor.

Yeryüzündeki nüfusun yüzde 55’i bu suların kıyısında yaşıyor.

AKP’yi uyarıyoruz…

Dibini görmediğiniz suya girmeyin!


Yazarın Son Yazıları

Ş-ahlanış! 17 Ocak 2021
Demoktatörlük! 13 Ocak 2021
AİHM’den Uludere’ye! 27 Aralık 2020