Basın Özgürlüğüne İlanla Saldırı
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Basın Özgürlüğüne İlanla Saldırı

02.12.2014 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

İki gündür iktidarın basın özgürlüğüne uyguladığı sansür yazılarım üzerine tepe yöneticisi bir gazeteci dostum aradı. Şu sözünün altını çiziyorum, önemli bir saptama dedi: RTE’nin, okurun para vererek satın aldığı çok satışlı gazetelere olan durmak bilmeyen saldırılarının ardında şu gerçek yatıyor: Hedefi onları da yandaş yaparak batırmak...” Bu sözün dayanağı, yandaş gazetelerin satışlarının son derece düşüklüğü ise (Sabah dışında).
Bunun iyi örneklerinden biri de Milliyet olabilir mi? Orada iyi yazar dostlarım var, gazeteyi çıkaranların iyi gazetecilik yapma çabalarını da görmüyor değilim. Ama Milliyet (ve Vatan) ağır bir gazetecilik darbesi aldı. Gazetenin patronlarının Recep Tayyip Erdoğan ile ancak ayıp sözcüğü ile niteleyebileceğim ilişkileri ortaya çıkınca, patron, büyük patron karşısında ağlamaklı hale gelince... Yanlış anlamayın, eleştirimin ana ağırlığı, gazete yönetimlerini/sahiplerini bu noktaya düşüren RTE’ye... Milliyet’in perakende satışlarında, toplu gazete alımlarının payı/oranı nedir? Epey yüksek olduğu haberleri geliyor, yüzde 30’u aşıyor mu? Acaba, RTE’nin Milliyet üzerindeki haberlere konu olan o etkisinin, bu durumda bir rolü var mı?

Diğer bir sansür mekanizması: İlan vermemek
Başka bir “sansür mekanizması” daha var: İlan vermemek! İktidarın denetimindeki devlet kurumları, örneğin VakıfBank, Ziraat Bankası ve Halk Bankası ve son olarak bunlara katılan Turkcell, ilanlarını asla hakkaniyetle dağıtmıyor ve en çok ilanı, satışları düşük yandaş gazetelere aktarıyor. Aslında ilan dağıtımı için esas ölçü, satış rakamları, gazetelerin okur profilleri, okunurluk ölçüleri... Ama ilan dağıtımı, yandaş ve yandaş olmayan kriterine göre yapılıyor.
Bu, görevi kötüye kullanmak ve kamu parasının peşkeş çekilmesidir. Unutmayın ki bu 3 devlet bankası üstelik halka açıktır, borsada hisseleri alınıp satılır ve bankaların bu ilan dağıtım politikaları hissedarların aleyhinedir...
Tabii bu çerçevede Turkcell’in ilan politikası da kamu bankalarına dönüştü. Turkcell’in 7 kişilik yönetim kurulunda 5 tane devleti temsil eden (*), yani iktidarın atadığı üye olunca, ilan politikası da tam anlamıyla sapıttı.
Sözcü gazetesi, Turkcell’in ilan dağıtım politikasını iyi bir araştırma haberle açıkladı. Haber başlığı “Yandaş medyaya parayı böyle aktarıyorlar: Turkcell’in yönetimine AKP’li eski bakanlar atandı... Firmanın reklam bütçesi, az okunup az izlenen yandaş gazete ve TV’lere kaydı!.. Firma, 2 yıl öncesine kadar reklam bütçesini medyanın erişimine göre dağıtıyordu… AKP, yönetime eski bakanları atayınca işler değişti. Firmanın 250 milyon liralık reklam bütçesinden aslan payını, yandaş işadamlarının okunmayan gazeteleri ile izlenmeyen kanalları aldı… (**)

Star’a 205, Yeni Asır’a 44, Cumhuriyet’e 24, Hürriyet’e 61 ilan
En çok satan ilk 3 gazeteye ilanların yüzde 5.8’i, “Ethem Sancak’ın tirajları yerlerde gezen Star, Akşam ve Güneş gazetesine yüzde 30.3’lük pay verilmesi dikkat çekiyor. Eski komünist dostum yine burada da karşımıza çıkıyor... Zaten bu gazeteleri büyük patronu için aldığını da söylemişti! Tabii Sancak’ı, Sabah ve Yeni Şafak izliyor!
Peki Cumhuriyet?
İzmir’in yerel gazetesi Yeni Asır (Yandaş medya Sabah’a ait) örneğin 1 Ocak 2014 - 9 Kasım 2014 tarihleri arasında 44 kez ilan alırken, ulusal gazete Cumhuriyet 24 kez ilan alabilmiş… Bayi perakende satışı 16 bin olan Star (E. Sancak’ın) zirvede: 205 ilan! Onu, tahmin ettiğiniz gibi Akşam, Güneş, Yeni Şafak, Sabah izliyor. Hürriyet 66 ilan alabilmiş. Sözcü ise 6...
Ne adalet var, ne hakkaniyet... Turkcell ki halka açık, üstelik New York borsasına bile kayıtlı şirket... Acaba hissedarları, şirketin ilan paralarının babalarının çiftliği gibi har vurulup harman savrulmasına ne der?
Evet sansür, iktidarın ilan politikasıyla da sürüyor... Şunu diyor: Gel yanıma gel… Yandaş ol, hiç satmasan bile seni ilanla, parayla beslerim...

                              
(*) Şebnem Turhan’ın haberi, “Turkcell’de kamu gücü”, 13 Kasım 2014. Yazı, iktidarın bir özel şirkette yönetimi nasıl ele geçirdiğinin öyküsü gibi. “Turkcell’de ortaklar arasındaki yönetim kurulunu ele geçirme kavgası, yönetim kurulunun tartışılmaz bir biçimde kamunun hâkimiyetine geçmesine neden oldu.” Artık Genel Müdür Süreyya Ciliv kadar güçlü bir de hükümetin Ahmet Akça’sı var... İkisi birlikte sahneye çıkıyorlar... Yani Turkcell yönetimi tamamen iktidarın elinde...
(**) 24 Kasım 2014  

Yazarın Son Yazıları

İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri olur. Ne mümkün ne değil...

İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor.

Devamını Oku
13.01.2026
Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Devamını Oku
12.01.2026
Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026
Aziz Sancar’dan büyük bir başarı daha: Beyin kanserini farelerde yok ettiler

İki üç kez yazmıştım, Aziz Hoca, hızlı ilerleyen ve ölümcül bir beyin kanseri türü olan Glioblastoma’nın tedavisine yönelik çok ciddi bir yöntem geliştirdi ve ilk erken sonuçlar bu tedavinin mümkün olabileceğine ilişkin önemli umutlar doğurdu, diye.

Devamını Oku
08.01.2026
Askeri güç ile siyaset: Geleceği olabilir mi? Avrupa- Çin dayanışması

Bence Trump, bugünkü dünyada pek de geleceği olmayan bir siyaset dönemi başlattı.

Devamını Oku
06.01.2026
Dünyada her şey çöktü, kendini korumak bile ne kadar mümkün?

“Önce Amerika”, “En büyük Amerika” sloganları bugün yaşadıklarımıza (Venezüella’ya baskın) ve arkasından yaşayacaklarımıza ilişkin her şeyi açıklıyordu.

Devamını Oku
05.01.2026
İran’da rejimin tek çıkış yolu nükleeri iptal etmek mi?

En sonunda İranlılar, ekonomik çöküşe başkaldırdılar.

Devamını Oku
04.01.2026
Ekonomik panoramada kısa gezinti ve utanmazlık skalası tartışması

Ekonomik tablo yıllardır felaket.

Devamını Oku
30.12.2025
HÜDA PAR/DEM/İmralı el ele Kürt karanlığına

AKP, Türkiye ve Ortadoğu’da Kürdistan isteyen pankürdist, geçmişi karanlık HÜDA PAR’ı, 4 milletvekili vererek Meclis’e soktu.

Devamını Oku
29.12.2025
Hey Türkler, Anadolu, Trakya, savaşı kaybettiğinizden haberiniz var mı?

Kürt meselesini çözüm komisyonu sanki çıkmaza girdi gibi.

Devamını Oku
28.12.2025
Çin’in başarısının sırrı: Yüz binlerce genç mühendis

Anımsıyorum, 6-7 yıl önce Amerikan üniversitelerini bitiren fen alanlarında mühendislerin sayısı muhtemelen 400 bin kadar olduğuna ilişkin bir istatistiğe hayret etmiştim.

Devamını Oku
25.12.2025
Çin, 20 yılda kritik teknoloji araştırmalarının yüzde 90’ında öncü

Yukarıdaki başlık bana ait değil, dünyanın en önemli iki bilim dergisinden biri olan NATURE’a ait.

Devamını Oku
23.12.2025
6 yıllık ‘Manhattan Projesi’ ile Çin ABD tekelini kırdı

Bu proje İkinci Dünya Savaşı’nı bitiren atom bombası üretme projesi değil.

Devamını Oku
22.12.2025
Anket sonuçlarına ne kadar güvenmeli?

Onlarca anket önümüze geliyor ve buna göre yorumlar yapıyoruz.

Devamını Oku
21.12.2025
13 yıl öncenin büyük öngörüsü gerçekleşiyor mu?

Kaybettiğimiz Doğan Kuban Hoca’nın seçme yazılarına her hafta Herkese Bilim Teknoloji dergisinde yer veriyoruz.

Devamını Oku
18.12.2025
Ankara’nın F-35 rüyası bitti veya çok bedel ödemesi gerekir

Hayır, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack’ın F-35 konusunda verdiği yanıta dayanarak Ankara bu uçakların rüyasını bile göremez demiyorum.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu anlaşmayı kim ‘Feshet’ dediyse suçlu o! Suriye tek mi olacak çok mu?

Bütün mesele bu. Derinden bir savaş veriliyor, bir varlık ve yokluk savaşı bu, olmak mı olmamak mı...

Devamını Oku
15.12.2025
Bu övgünün ardında ne var?

Şam hükümetini ve Suriye’yi kimler zayıf bırakarak dış güçlerin sürekli müdahalesine açık bir ülke konumunda tutmak istiyor sorusu çok önemli ama bugün Trump’ın Erdoğan’a olan büyük sevgisinin arka planında ne var sorusuyla başlayacağım.

Devamını Oku
14.12.2025
Tarihe geçecek diploma iptali davası Dreyfus’u gölgede bırakır

Bir ülke, bir iktidar, bir hukuk, bir yargı düşünün ki topluca hareketle bir kimsenin 31 yıl önce aldığı üniversite bitirme diplomasını geçersiz saysın ve iptal etsin.

Devamını Oku
11.12.2025
‘Bana uy, seni tekrar büyük yapacağım, yoksa yok olacaksın’

Trump yönetiminin hazırladığı Milli Güvenlik Stratejisi (Belgesi) büyük tartışma yarattı, özellikle Avrupa’ya ilişkin bölümleri. Trump karşıtı Amerikan medyası ve entelektüel yazarlar, Trump Avrupa’yı adeta düşman olarak görüyor yorumunu yaptılar.

Devamını Oku
09.12.2025
Ümmet mi millet mi? Av kim, avcı kim?

Bakın ne buldum.

Devamını Oku
07.12.2025
Şu 29 maddeye noldu ey komisyon? Yanıt: DEM istemedi!

CHP, “Öcalan’a serbestlik, anayasa değişikliğine DEM desteği, PKK’ye ülkede siyaset yapma özgürlüğü” komisyonuna katılırken demokratikleşme olmadan Kürt sorunu çözülmez diyerek 29 maddede bir paket sunmuştu, hatırlatmak istedim özetle de olsa...

Devamını Oku
04.12.2025
Ümmet: Parçalanmış bir Türkiye

Dünkü yazımın sonu “Peki niye şimdi ümmet” sorusuyla bitiyordu. Yer darlığından yanıtı yoktu.

Devamını Oku
02.12.2025
İmralı ve PKK’nin ‘ümmetçi Türkiye’ söyleminin anlamı ne?

Bugüne kadar seküler parti havası basan Kürt milliyetçi siyasal hareketini bir süredir “ümmet” heyecanı bastı.

Devamını Oku
01.12.2025
CHP’yi kurultay sonrası çok zor bir dönem bekliyor

CHP programını yeniledi, parti meclisini 80 kişiye çıkararak kapsayıcılığını ve halk nezdinde temsiliyetini artırdı, büyük bir inançla Özgür Özel iktidara geleceklerini söyledi.

Devamını Oku
30.11.2025
Adeta yargısız infaz kararı

Evet Fatih Altaylı’ya verilen 4.2 yıllık mahkûmiyet kararı, sözlerinde açık bir tehdit asla olmayan ve doğrudan cumhurbaşkanını hedef almayan, ana fikri Türk halkının seçimlerde oy kullanmayı artık çok sevdiği ve bundan asla vazgeçmeyeceği idi.

Devamını Oku
27.11.2025
DEM’in kaçırdığı, CHP’nin yapması gereken

CHP’nin “çözüm” komisyonuna katılırken verdiği sözü tutması iktidar kanadını ve bu kanada eklemlenenleri rahatsız etti.

Devamını Oku
25.11.2025
Yeni seçim ittifaklar olasılığına bir bakış ve sırat köprüsünde yürüyenler

Dünkü yazımın sonunda şu cümleler vardı: Süreç zaten yeni ittifaklar yaratacak ortama itildi.

Devamını Oku
24.11.2025
Neden İmralı dayatması? Çünkü sürecin lideri!

Evet, apar topar ve medyaya kapalı bir toplantı ile milletvekillerinden oluşan ve 5 kişi olacağı söylenen bir heyet, İmralı Adası’na gidecek.

Devamını Oku
23.11.2025
İddianamede yaldızlı bir casus öyküsü

İddianamede Eylem 13 başlığı altında çok ciddi bir iddia var:

Devamını Oku
17.11.2025
Burası Türkiye abicim, yarın ne olacağını kestirmek zor

AKP çok şükür kendinden önceki sağcı iktidarların izinden giderek ülkeyi, geçmişe kıyasla en büyük ekonomik çöküşe ve yoksullaşmaya itti.

Devamını Oku
16.11.2025
Olağanüstü döneme olağanüstü iddianame

4 bin sayfalık iddianame mi olurmuş?

Devamını Oku
13.11.2025
Millet, ‘dâhi adam’ın bu topraklardan çıkmasının gururunu yaşıyor

AKP’den önce 10 Kasım’larda sirenler çaldığında köprüde, caddelerde sokaklarda durmayan araçların ve yayaların sayısı hatırı sayılır ölçüde fazlaydı.

Devamını Oku
11.11.2025
Cumhuriyetin temeli ve Ata’nın bize mirası 3+2 altın anahtar

Bugün büyük Türk’ü anıyoruz.

Devamını Oku
10.11.2025
Üniversite diploması ne kadar değerli

ABD’de Gallup’un ağustos ayında gerçekleştirdiği anket ilginç sonuçlarıyla tartışma yarattı...

Devamını Oku
09.11.2025
Mesele salt İmamoğlu değil, yenilikçilik ve yerellik

Ekrem İmamoğlu’na casusluk suçlamasının hemen ardından oğlu ve babasının sorguya çekilmesine sıra geldi.

Devamını Oku
06.11.2025
Ahmet Türk ve hayal alemi

DEM heyeti ile cumhurbaşkanı arasında son yapılan ve sonucu merakla beklenen görüşme üzerine bir açıklama beklerken cumhurbaşkanı hukuk başdanışmanlarından Mehmet Uçum merakımızı giderdi.

Devamını Oku
04.11.2025
İstanbul ‘iş bilmez kadir bilmezler’in mi elinde? Peki ‘Biz ihanet ettik’ kim dedi?

Cumhurbaşkanı, İstanbul’un en değerli havaalanı Atatürk Havaalanı’nın yıkılarak yerine yapılan “millet bahçesi”ni ziyaret etmiş ve “İstanbul’umuzu iş bilmez, kadir kıymet bilmez, tarih ve medeniyet şuurundan yoksun kifayetsizlerin insafına terk etmiyoruz. İstanbul bizim göz bebeğimizdir. Bu aziz şehrin bir fetret devri daha yaşamasına gönlümüz asla razı değil” demiş.

Devamını Oku
03.11.2025
Bayrampaşa’ya çökme, genel seçimlerin provası mı?

Bayrampaşa Belediyesi’ni “ele geçirme eylemi” tam bir milli iradeyi hava cıva gören bir iktidar anlayışının tipik örneğidir.

Devamını Oku
02.11.2025
En büyük iki devrim: Ulus ve kadın devrimi

Bu döneme özgü karamsarlıkları erteleyerek bir de şu açıdan bakalım: Atatürk’ün Cumhuriyet hedeflerine önemli ölçüde varılmıştır; bu hedeflerin artık geri döndürülemez olduklarına, tüm Türkiye’nin dün Cumhuriyeti ve Atatürk’ü olağanüstü sahiplenmesiyle sürekli tanıklık ediyoruz.

Devamını Oku
30.10.2025