‘Suriyeliler giderse ekonomi çöker’: Köle emeği sömürüsü
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

‘Suriyeliler giderse ekonomi çöker’: Köle emeği sömürüsü

29.07.2021 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Büyük insanlık laflarının arkasından gelen itiraflar, dillerinin altındaki baklayı ortaya çıkardı. Kılıçdaroğlu, “Suriye’de iç savaş duracak, buradaki mültecilerin vatanlarına dönmesini sağlayacağız” dedi. Erdoğan yanıt verdi: “Biz bu ülkede iktidarda olduğumuz sürece bize sığınan Allah’ın kullarını biz katillerin kucağına atmayız. Bu kadar açık söylüyorum.”

Şam yönetimine karşı düşmanlığından zerre taviz vermeyerek “katil” diyen Cumhurbaşkanı’na baktığınızda sanırsınız ki “insani durumu” öne çıkarıyor. Fakat iktidar açısından aslında durumun hiç de öyle olmadığını, AKP’nin etkin iki isminin açıklamaları ile anlıyorsunuz.

‘GİDERLERSE ÇÖKERİZ’

AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın danışmanı Yasin Aktay ve Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mehmet Özhaseki’nin peş peşe açıklamaları, kazın ayağının hiç de öyle olmadığını ortaya koyuyor: Her ikisi de Suriyeliler giderse ekonomi çöker diyor. Yasin Aktay’ın bir sürü laf kalabalığını atın, geride şu sözleri elinizde kalır: “Çok önemli bazı yerlerden Suriyelileri bir çekin, Suriyeliler bir gitsin ülke ekonomisi çöker..”

Özhaseki’nin de laf kalabalığını ayıklayın, elde aynı söylem kalır: “..bazı şehirlerde sanayiyi onlar ayakta tutuyorlar. Gaziantep sanayisine gidin yüz binlerce insan en ağır ve en zor işlerde çalışıyorlar. Kayseri sanayisinde de öyle. İşçi bulamıyorlar, bu adamlar çalışıyor.”

Türkiye ekonomisinin çökeceğini ileri sürecek kadar büyük lafların abartısını gerçeğe aykırılığını bir kenara koyun, aslında AKP’nin tüm meselesinin ekonomiyle ilgili olduğunu görüyorsunuz.

UCUZ İŞGÜCÜ DEPOSU

Ama Aktay ve Özhaseki’nin gerçekte ne demek istediklerini, sözlerinin ardında yatanı tercüme etmek gerekir. Ama önce şu gerçeği yazayım:

Türkiye’de resmi 3.6 milyon Suriyeli var, gerçek rakam tahmini 4 milyon civarında.

Bunların 2 milyon kadarı çalışma çağında. 930 bin Suriyeli çalışıyor.. 813 bini kayıt dışı çalıştırılıyor.. Yani sadece 117 bini kayıtlı.

Ama Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 31 Mart 2019 açıklamasında Türkiye’de çalışma izni verilen Suriyeli sayısı 31 bin 185 kişi.

Gerçek şu: Suriyeliler müthiş bir ucuz işgücü olarak kullanılıyor, asgari ücretin altında ücret alıyorlar.

Resmi raporlar diyor ki: Suriyelilerin istihdam edildiği ilk üç sektör: hazırgiyim endüstrisi, ticaret ve konaklama, diğer imalat. Çoğu uzun saatler çalışmak zorunda, Suriyeli kadınlar ise yüzde 20 daha az ve asgari ücretin yaklaşık yüzde 25’i kadar düşük ücret alıyor.

Suriyeliler, en yüksek kayıt dışı oranlarına sahip ticaret, inşaat ve imalat sektörlerinde Suriyeli işçilerin yüzde 79.1’i çalışıyor. Tekstil, giyim, deri ve ayakkabı sektörleri neredeyse üç Suriyeliden birine iş veriyor.  

Tabii 127 bin 140 çocuk kayıt dışı olarak çalışıyor. Ortadadır ancak onlar hakkında sahip olunan diğer bilgiler çok azdır.

TEKSTİLİ AYAKTA TUTUYORLAR

Suriyeli mülteciler tekstil sektörünü ucuz işgücü olarak ayakta tutuyor, tekstil sanayisindeki ihracat artışının temel nedeni, bu ucuz işgücü. Bu sektörde normalde kayıt dışılık yüzde 30 gibi iken Suriyelilerle yüzde 38.5’lere varıyor. Kayıt dışılık sayesinde bazı işletmeler ayakta kalabiliyor.

AKP’lilerin söylediği de bu: Bu ucuz işgücü ve kayıt dışı çalışma olmasa, bazı şirketler ayakta kalamaz ve batar.  

“Yüksek kayıt dışılık oranları, inşaat sektörünün yanı sıra yiyecek ve içecek hizmetlerinde de görülebilir. Düşük ve yarı vasıflı işlerde yüksek oranda Suriyeli çalışıyor.” Bu saptama da AKP’nin “Türklerin yapmadığı işleri yapıyorlar” söyleminin ardında yatan gerçeği dile getiriyor.

Evet, Türkler 50-75 TL’ye, evini çocuğunu geçindiremeyecek, üstelik sigortasız işlere itibar göstermiyor olabilir.

İHRACAT HEDEFLERİYLE UYUMLU

Olayın bir de ihracat tarafı var. Kayıt dışı mülteci çalıştırmak, ihracata yönelik sektörlerin dışarıda rekabet gücünü artırıyor. Tekstil, mobilya vb. sektörlerde ihracat artışları bundan.

Hükümetin en çok ilgilendiği konu budur. Kendilerine övünülecek bir hedef koydular 200 milyar dolar ihracat... Buna ulaşabilmeleri, çok ucuz işgücünün piyasada olması, ihracat mallarının fiyatlarının düşük tutularak rekabette öne çıkması sayesinde olabilir.

Bu ucuzluk, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının hayat standartlarını aşağı çekiyor. Bir kısmı iş piyasasından çekiliyor. İşsizlik artıyor.

EMEK DÜŞMANLIĞI

Bir iktidar düşünün ki ekonomide varlığını üç beş kuruşa ve kayıt dışı çalışacak mültecilere bağlamış. Kayıt dışılığın, sigortasızlığın artmasını teşvik ediyor.

İktidar, elinden gelse neredeyse çalışanların büyük çoğunluğunu kayıt dışına geçirecek. Tabii bunun hayat standardının, sigorta gelirlerinin vb. düşmesine olan olumsuz etkileri umurunda değil.

Yoksulluğun, gelir eşitsizliğinin hızla artması umurlarında değil.

Patronların yüksek kârları, dışsatımlar ve içeriye girecek birkaç milyar dolar daha çok ihracat girdisi önemli.

Yok insanlıkmış, Suriyelileri katile teslim mi edelimmiş, bize sığınanları korumak zorundaymışız..

Bütün bunların ardında, mültecileri emek piyasasının en ucuz köleleri yapmak programı yatıyor.

Ve Türkiye ekonomisinin ana yapısı da ağırlık olarak ileri ve yüksek teknolojiye dayanan bir üretim değil, ucuz ve yoğun emeğe dayalı olarak kalmayı sürdürüyor.

Yazık emeğe, çalışana, mülteci kölelere...

Yazıdaki veriler, şu linklerden alınmıştır:

www.ilo.org/ankara/publications/WCMS738684/lang--tr/index.htm

https://tr.euronews.com/2019/08/05/chp-raporu-1-milyon-suriyeli-kayit-dişi-calisiyor-200-bini-cocuk

https://multaciler.org.tr/turkiyedeki-suriyeli-sayisi

Yazarın Son Yazıları

Trump’ın ‘altın tokmaklı’ barış kurulu

Trump Gazze’yi yeniden “imar etmek” bahanesiyle azgelişmiş ülkelerin veya ondan korkmaktansa onunla karşılıklı menfaat ilişkileri içinde olmayı tercih eden azgelişmiş/gelişmekte olan ülkelerin temsilcileri ile birlikte bir “barış kurulu” kurdu...

Devamını Oku
23.02.2026
Dezenformasyon

Savcılık kaç gündür aranan ama bulunamayan gazeteci Alican Uludağ’ın son çare olarak derhal yakalanarak mevcutlu olarak İstanbul’a getirilmesini istedi.

Devamını Oku
22.02.2026
Gürlek ve sadık gazetecileri

Biraz gecikmiş olsa da yazmalı ve aklımdan çıkarmalıyım, yoksa dönüp dolaşıyor.

Devamını Oku
19.02.2026
Yapay zekâ düşünüyor, öğreniyor

Önce üretken yapay zekâ programlarının yaratacağı işsizlik üzerine biraz daha bilgi...

Devamını Oku
17.02.2026
Geleceği, insanları, savaşları, gezegeni ‘teknoloji oligarkları’ mı biçimleyecek?

Oligark siyasette oldukça yerleşmiş bir kavramdır. Bu dizinin ilki olan dünkü yazımda, teknoloji multi milyarderlerin “demokratik bir katılım veya denetim olmaksızın insanlığın geleceğini şekillendirdiği”ne işaret etmiştik.

Devamını Oku
16.02.2026
Dehşet çanları ve yapay zekâ ve insanlığın kontrolü

Herkes küçük işleriyle yapay zekâ uygulamalarının tadını çıkarıyor.

Devamını Oku
15.02.2026
Daha zor aylar ve yıllar ülkeyi bekliyor

Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek’in atanması, ülkenin en önemli konusu haline geldi.

Devamını Oku
12.02.2026
Belediye başkanı ve milletvekili istifalarına bir çözüm arayışı

Şüphesiz bir siyasetçi koşullara göre fikir değiştirebilir ve partisinden ayrılabilir.

Devamını Oku
10.02.2026
İki 7.3 ne yapar? İstanbul ve Marmara bölgesi tamamen korunmasız...

Siz okumaktan bıkmış olabilirsiniz ama biz yazmaktan bıkmadık.

Devamını Oku
09.02.2026
Deprem: ‘Ruhuna el fatiha! Acımız sonsuz

İktidar siyasetçilerinin deprem sonrası en iyi bildiği şeydir.

Devamını Oku
08.02.2026
Yeni keşfi üzerine Aziz Sancar ile röportaj

Burada duyurmuştum Sancar’ın öldürücü beyin tümörü Glioblastoma’yı fare deneylerinde başarıyla yok ettiğini...

Devamını Oku
05.02.2026
Güç gösterisinin tırmandığı doruk, en zayıf olunan noktadır

Bu konuda benzer içerikte bir yazı yazmıştım, Trump’ın askeri, ekonomik ve siyasi gücünü bütün dünyaya karşı açıkça kullanmaya başlayınca bütün dünyayı karşısına almış, bu imkânsız denemesinin aşağı düşüşe yol açacağını yazmıştım, bazı okurlar ve sosyal medyadaki izleyiciler “Hayal görüyorsun” mesajı atmışlardı.

Devamını Oku
03.02.2026
Güvenlik için atom silahı arayışları

ABD’yi İran’a saldırı kararlılığından vazgeçirmek için İslam ülkeleri diplomatik çalışmalarını sürdürürken...

Devamını Oku
02.02.2026
Emperyalizmin apaçık yüzü; savrulan ve yeniden birleşen dünya

Evet sömürgecilik, hegemonya, askeri darbeler, eşitsizlikler, sürekli yoksullar aleyhine çalışan dünya ticareti vb.

Devamını Oku
01.02.2026
Saray bu kadar yoksulluğa rağmen hangi cesaretle milleti süründürüyor?

Bu sorunun yanıtını düşünmeli herkes.

Devamını Oku
29.01.2026
İran’a saldırı, bölgede deprem niteliğinde değişime yol açar

ABD Suriye’yi alelacele düzenledikten sonra, silahlı güçlerini (uçak gemileri başta) İran üzerinde yoğunlaştırıyor.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu ve Karanlıklar Çağı-2

Şüphesiz Uğur Mumcu ve daha bir dizi kahramanın öldürüldüğü ve katliamların gerçekleştirildiği 1990- 2000 yıllarının öncesi var.

Devamını Oku
26.01.2026
Uğur Mumcu ve karanlıklar çağı

Uğur Mumcu’yu 33 yıl sonra bile kitlelerin gönlünden, meslektaşlarının yüreğinden silemeyen nedir?

Devamını Oku
25.01.2026
Pax Americana: Türkiye, Suriye, İsrail’e doğru

Şüphesiz beklenmiyordu veya ABD’nin ipiyle kuyuya inilmez seni yarı yolda bırakır diyenler de vardı.

Devamını Oku
22.01.2026
Bir intikam histerisinin sahne şovu mu?

“Bak ne yaparız biz sizi, sürüm sürüm süründürürüz!...”

Devamını Oku
20.01.2026
NATO: Bir ittifakın ölümü mü?

Dün Kopenhag adeta öfke patlaması yaşadı; on binlerce kişi Danimarka ve Grönland bayraklarını sallayarak “Grönland’a dokunmayın, Grönland satılık değil” pankartları sallıyordu.

Devamını Oku
19.01.2026
Sancar müjde verdi: Beyin kanseri klinik deneylerini Türkiye’de yapacağız...

Epeydir görüşemiyorduk.

Devamını Oku
18.01.2026
Marmara depremine yeni bir bakış var

Fay parçalar halinde kırılacak ve maksimum deprem büyüklükleri ancak 7.3’e ulaşabilecek.

Devamını Oku
15.01.2026
İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri ne olur?

İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor.

Devamını Oku
13.01.2026
Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Devamını Oku
12.01.2026
Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026
Aziz Sancar’dan büyük bir başarı daha: Beyin kanserini farelerde yok ettiler

İki üç kez yazmıştım, Aziz Hoca, hızlı ilerleyen ve ölümcül bir beyin kanseri türü olan Glioblastoma’nın tedavisine yönelik çok ciddi bir yöntem geliştirdi ve ilk erken sonuçlar bu tedavinin mümkün olabileceğine ilişkin önemli umutlar doğurdu, diye.

Devamını Oku
08.01.2026
Askeri güç ile siyaset: Geleceği olabilir mi? Avrupa- Çin dayanışması

Bence Trump, bugünkü dünyada pek de geleceği olmayan bir siyaset dönemi başlattı.

Devamını Oku
06.01.2026
Dünyada her şey çöktü, kendini korumak bile ne kadar mümkün?

“Önce Amerika”, “En büyük Amerika” sloganları bugün yaşadıklarımıza (Venezüella’ya baskın) ve arkasından yaşayacaklarımıza ilişkin her şeyi açıklıyordu.

Devamını Oku
05.01.2026
İran’da rejimin tek çıkış yolu nükleeri iptal etmek mi?

En sonunda İranlılar, ekonomik çöküşe başkaldırdılar.

Devamını Oku
04.01.2026
Ekonomik panoramada kısa gezinti ve utanmazlık skalası tartışması

Ekonomik tablo yıllardır felaket.

Devamını Oku
30.12.2025
HÜDA PAR/DEM/İmralı el ele Kürt karanlığına

AKP, Türkiye ve Ortadoğu’da Kürdistan isteyen pankürdist, geçmişi karanlık HÜDA PAR’ı, 4 milletvekili vererek Meclis’e soktu.

Devamını Oku
29.12.2025
Hey Türkler, Anadolu, Trakya, savaşı kaybettiğinizden haberiniz var mı?

Kürt meselesini çözüm komisyonu sanki çıkmaza girdi gibi.

Devamını Oku
28.12.2025
Çin’in başarısının sırrı: Yüz binlerce genç mühendis

Anımsıyorum, 6-7 yıl önce Amerikan üniversitelerini bitiren fen alanlarında mühendislerin sayısı muhtemelen 400 bin kadar olduğuna ilişkin bir istatistiğe hayret etmiştim.

Devamını Oku
25.12.2025
Çin, 20 yılda kritik teknoloji araştırmalarının yüzde 90’ında öncü

Yukarıdaki başlık bana ait değil, dünyanın en önemli iki bilim dergisinden biri olan NATURE’a ait.

Devamını Oku
23.12.2025
6 yıllık ‘Manhattan Projesi’ ile Çin ABD tekelini kırdı

Bu proje İkinci Dünya Savaşı’nı bitiren atom bombası üretme projesi değil.

Devamını Oku
22.12.2025
Anket sonuçlarına ne kadar güvenmeli?

Onlarca anket önümüze geliyor ve buna göre yorumlar yapıyoruz.

Devamını Oku
21.12.2025
13 yıl öncenin büyük öngörüsü gerçekleşiyor mu?

Kaybettiğimiz Doğan Kuban Hoca’nın seçme yazılarına her hafta Herkese Bilim Teknoloji dergisinde yer veriyoruz.

Devamını Oku
18.12.2025
Ankara’nın F-35 rüyası bitti veya çok bedel ödemesi gerekir

Hayır, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack’ın F-35 konusunda verdiği yanıta dayanarak Ankara bu uçakların rüyasını bile göremez demiyorum.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu anlaşmayı kim ‘Feshet’ dediyse suçlu o! Suriye tek mi olacak çok mu?

Bütün mesele bu. Derinden bir savaş veriliyor, bir varlık ve yokluk savaşı bu, olmak mı olmamak mı...

Devamını Oku
15.12.2025