Müslüman birey yoktur*
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Müslüman birey yoktur*

28.09.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Defterlerimden birine yazdığım ancak kaynağını yazmayı ihmal ettiğim alıntı şöyle:

“İslami faşizmin yayılmasının gerçek stratejisini ve İslamcıların ikna olmuş demokratları ümmete giden yolda nasıl müttefik haline getirdiklerini ortaya koyuyor. İslami faşizmin işbirlikçileri, aşırı sağa karşı savaşlarında, şimdi katil yeni aşırı sağı savunduklarını unuttular. Irkçılar ve İslamcılar aynı şeyi söylüyor: Müslümanlar birey değil, bir topluluktur.

Bu kitap, her gün İslami faşizmin boyunduruğu altında yaşayan milyonlarca isimsiz insan adına, özgürlüğün evrensel değerlerinin ahlaki olarak tersine çevrilmesi girişimine karşı bir uyandırma çağrısıdır.”

İslamofaşizm ya da İslami faşizm, İslamı diğer görüşlerden üstün tutan ve bu çerçevede bir politik düzen oluşturmak için, şiddet ve baskı dahil olmak üzere, demokrasi ve insan haklarına aykırı yöntemler benimseyen siyasi görüştür.

İlk kez 1933’te kullanılan bu tanım, belirli İslamcı veya İslami köktendinci hareketlerin ideolojik özellikleri ile 20. yüzyılın başlarındaki kısa ömürlü Avrupa faşist hareketler, neofaşizm veya totaliterlik arasında analojik bir karşılaştırma yapan bir terimdir.

İslamofaşizmin yayılmasının gerçek stratejisini ve İslamcıların ikna olmuş demokratları ümmete giden yolda nasıl müttefik haline getirdiklerini ortaya koyuyor. İslami faşizmin işbirlikçileri, aşırı sağa karşı savaşlarında, şimdi katil yeni aşırı sağı savunduklarını unuttular. Irkçılar ve İslamcılar aynı şeyi söylüyor: Müslümanlar birey değil, bir topluluktur. Bu kitap, her gün İslami faşizmin boyunduruğu altında yaşayan milyonlarca isimsiz insan adına, özgürlüğün evrensel değerlerinin ahlaki olarak tersine çevrilmesi girişimine karşı bir uyandırma çağrısıdır.

Ümmet nedir?

1. Bir peygambere inanıp onun yolunu seçen kimselerin tümü.

2. Müslümanlığa bağlı olan, Hazreti Muhammed’in yolundan giden Müslümanların tümü.

3. Vatansız, milletsiz, bir dine demir atmış, bir dinin zırhını giymiş insan topluluğu.

Birey nedir?

1. Kendine özgü nitelikleri olan ve bunları yitirmeden bölünemeyen tek varlık. “Her insan bir bireydir”

2. Toplumbilim terimi olarak: Toplumu oluşturan ve topluluk içinde bağımsız bir varlığı olan, düşünsel, duygusal, istençsel nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri.

Bu tanımlara göre: Ümmetin ayrılmaz bir parçası olan bir Müslüman insan o kitle içinde kimliğini yitirdiği için birey olma niteliğini de yitirir. İslam dünyasının bir parçası olarak İslamla ilgili özel görüşü olamaz. İslama “ümmete göre” inanmıştır. Kendi bireysel görüşü olamaz. Bireysel görüş savında bulunduğu anda ümmet tarafından birlikten atılır.

Başa dönelim ve bir alıntı yapalım: “İslami faşizmin yayılmasının gerçek stratejisini ve İslamcıların ikna olmuş demokratları ümmete giden yolda nasıl müttefik haline getirdiklerini ortaya koyuyor.”

Böyle bir dönüşüm, böyle bir değişimin Arap ülkelerinde olması mümkündür ancak Arap olmayan Müslüman ama laik ülkelerde ve hele Türkiye’de kesinlikle mümkün değil. 2025 yılında Araplar bir soyut İslam ümmeti hayali kuruyorlar ama gerçekte böyle bir ümmet yok, Arap Birliği örgütünde bile yok. Olmadığını, İsrail emperyalizmine karşı bir somut bilinci bu birlikte bile göremiyoruz.

Bir zamanlar Osmanlı İmparatorluğu döneminde bile böyle bir ümmet yoktu. Osmanlı İmparatorluğu çok dinli bir devletti. Hıristiyan ve Yahudi uyrukların kendi mahkemeleri vardı.

Yukarıda yer alan birey paragrafını tekrar okuyalım: “Kendine özgü nitelikleri olan ve bunları yitirmeden bölünemeyen tek varlık. Her insan bir bireydir.”

İnsanın birey olması için o insanın bireysel bilince sahip olması gerekir. Avrupa toplumlarında bireysel bilinç Rönesans ve Reformlar tohumundan ve özelliklede 1789 Büyük Fransız İhtilali’nden sonra yeşermeye başladı. Bu büyük devrimden sadece Osmanlı tebaasının bazı kesimleri etkilendi, düşünce evrim geçirmeye başladı ve Cumhuriyetle bir varlığa sahip oldu. Osmanlı toplumunun bireyleşmesi Tanzimat’la başlar ve İttihat ve Terakki ile bir vücuda kavuşur. Bunun kolaylaştırıcı etkeni anayasa ve yasaların sivilleşmesi ile başladı.

Sivilleşme Avrupa’ya eklenme ve onunla entegrasyon gerçekleşmeden olamaz. Bunu sadece Türk toplumu başardı ama Araplar başaramadı.

Buraya gelince “Batı’nın tekniğini alalım ama gelenek ve göreneklerimize sahip çıkalımcılar” olumlu örnek olarak Japonya’yı örnek gösterirler ama önlerinde duran Rusya, Japonya ve Çin örneklerini es geçerler. Ancak bu üç toplum da Avrupalıdır.

Uygarlaşma ancak dinlerin egemenliğinden kurtulmakla gerçekleşebilir. İtirazların tamamı lagalugadan başka bir şey değildir.

---

1- Değişik kaynaklardan yararlanarak yazılmıştır.

Yazarın Son Yazıları

Vicdan

“Vicdan” sadece bir zamanlar Ankara’daki Tabarin Bar’da konsomatrist olarak çalışan mesleksiz kızımızın adı değildir...

Devamını Oku
01.05.2026
Anadilde öğretim maval

Maval, Türkçede yalan, uydurma, asılsız ve inandırıcı olmayan söz anlamlarına gelen argo bir kelimedir.

Devamını Oku
28.04.2026
Popülizm nedir? (3)

Daha önce bu konuda iki yazı okudunuz.

Devamını Oku
26.04.2026
Popülizm nedir? (2)

Temsili sistem içindeki huzursuzluk: Sağ ve sol kanat popülizminin farklı biçimleri olsa da ortak noktaları “gerçek” halkı temsil etme fikridir.

Devamını Oku
24.04.2026
Popülizm nedir?

Popülizm öylesine bir kavramdır ki bir Katolik rahibe ile bir sokak yosmasını aynı anda temsil eder.

Devamını Oku
21.04.2026
Müslümanlar neden çağa uyumsuz? (1)

2000 yılı öncesinde Telos Yayıncılık’ı yönetirken “Müslümanlar neden çağa uyumsuz” sorusuna bir yanıt arayanlara yardımcı olmak için Amin Maalouf’un “Arapların Gözünden Haçlı Seferleri” adlı tarih incelemesini Mehmet Ali Kılıçbay’a çevirtip 1997 yılında yayımlamıştım.

Devamını Oku
19.04.2026
Çeviri ve öksüz çevirmen

Çeviri yaptım ama “çevirmen” sıfatını kesinlikle kabul edemem.

Devamını Oku
17.04.2026
Geçmiş, şimdi, gelecek

Heidegger için başlangıç noktası (Ursprung), geçmişte kalmış bir şey veya kronolojik bir başlangıç değil, sürekli olarak gelişen ve bize gerçekleştirilecek bir olasılık olarak kendini sunan yaratıcı bir güçtür.

Devamını Oku
14.04.2026
Laikçi

Kimileri “kayıkçı” der gibi, “laikçi” diye tanımlayarak aklı sıra beni sarakaya almakta.

Devamını Oku
12.04.2026
Ne mutlu Türküm diyene!

Vikipedi’de okudum: “Rum asıllı Türk şarkıcı Fedon, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nde şehit düşen dedesi Kleanti Kalyoncu’yu anarken ‘Vatan sağ olsun, ne mutlu Türküm diyene’ ifadelerini kullanmıştır.

Devamını Oku
10.04.2026
Özrü kabahatinden büyük

Saygı Öztürk’ün 3 Nisan 2026 tarihli ve “Sandığa Gitmeyenler ve Barajı Aşamayanlar Partisi” başlıklı yazısından aktarıyorum...

Devamını Oku
07.04.2026
‘Kavun Acısı’, ‘Elmanın Tarihi’

Değerli okur! Ben önce şair, sonra yazar, daha sonra da gazete yazarıyım.

Devamını Oku
05.04.2026
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
03.04.2026
Devri sabık yaratmak (1)

Önce yazının adındaki üç sözcüğün anlamını yazalım, sonra 1946- 1950 dönemindeki anlamını açalım, daha sonra da günümüze getirip orada irdeleyelim.

Devamını Oku
31.03.2026
Müslümanların büyük sorunu

Müslümanların en büyük sorunu İslamın son din, Hz. Muhammed’in son peygamber, Kuran’ın son kutsal kitap olması inanç ve iddiasından kaynaklanır.

Devamını Oku
29.03.2026
Falakalık herifler!

“Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir” sözü, Ziya Paşa’nın meşhur bir beyitidir ki buna edebiyat sanatında metafor denir.

Devamını Oku
27.03.2026
Laiklik nedir?

Laiklik kavramını, konusunu, evrensel ve yerel uygulamasını tekrar ele almak istiyorum.

Devamını Oku
24.03.2026
Ahmet Hakan'ın zırvaları

Ahmet Hakan'ın zırvaları

Devamını Oku
22.03.2026
Ebedi Kemalizm

20-25 yıl kadar oluyor... Bir zamane genç ökesi (dâhisi) bize meydan okurcasına, damdan düşercesine “Eh artık Kemalizmi tartışmak zamanı gelmedi mi” demez mi?

Devamını Oku
20.03.2026
Televizyon ve ben (2)

Görevde bulunduğum süre içinde televizyonda reklama karşı çıktım ve Başbakan Bülent Ecevit’e firmaların reklam giderlerini vergiden düştüklerini anlattım ama engel olamadım.

Devamını Oku
17.03.2026
Televizyon ve ben (1)

Bu yazıyla ilgisiz görünmekle birlikte çok önemli bir sorundan söz edeceğim...

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyet gazetesi

Cumhuriyet gazetesine yazan (yazabilen) bir yazar olmasaydım şu anda kesinlikle Mazhar Osman’da olurdum.

Devamını Oku
13.03.2026
Türkolog Orhan Tümen

Bu yazının adı “Yazar ve Okur” olacaktı ama özel bir teşhir nedeniyle “Türkolog Orhan Tümen” oldu.

Devamını Oku
10.03.2026
Hükümet nedir? (4)

Cumhuriyetler...

Devamını Oku
08.03.2026
Hükümet nedir? (3) Hükümet biçimleri

Platon’un “Devlet” adlı kitabında, hükümetleri beş temel tipe ayırdığı belirtilmektedir. (Dört tanesi mevcut formlar ve biri Platon’un ideal formu olup “yalnızca sözde var olan” bir formdur.)

Devamını Oku
06.03.2026
Hükümet nedir? (2)

Modern hükümetler 17. yüzyılın sonlarından itibaren, cumhuriyetçi hükümet biçimlerinin yaygınlığı arttı.

Devamını Oku
03.03.2026
Hükümet nedir?

Değerli okur(lar), devletin ve biçimlerinin neler olduğunu Vikipedi’den aktararak bilginize sunmuştum.

Devamını Oku
01.03.2026
Devlet nedir? (4)

Liberal felsefeden doğmuştur ve bu nedenle “liberal teori” olarak anılır.

Devamını Oku
27.02.2026
Devlet nedir? (3)

Devlet şekilleri...

Devamını Oku
24.02.2026
Devlet nedir? (2)

Kavramsal tarihi...

Devamını Oku
22.02.2026
Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026