Ukrayna savaşının kazananı yok. En çoğu yiyeceğe, her şeye zam var
Şükran Soner
Son Köşe Yazıları

Ukrayna savaşının kazananı yok. En çoğu yiyeceğe, her şeye zam var

02.04.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Ancak sorunlar karşısında yerel, bölgesel dayanışma, çözüm arayışları giderek ağırlık kazanıyor. Amerika’nın istemesi halinde, petrol üretimini artırarak Rusya aleyhine fiyat denetimine hazır bilinen Suudilerin bu kez “tak-şak” ilişkisi, duruşu sergilememiş olmaları dikkat çekiyor. Amerika, Ukrayna savaşının içine girmeme direncine karşın, ancak ülkesinin doğrudan savaş tehdidi altında olması halinde kullanılmasına izin verilen yüksek üretim kapasitesine geçiş yapmış bulunuyor. Besbelli doğrudan AB ülkelerinin Rusya petrolüne olan zorunlu bağımlılığına hafifletmeye dönük, geleneksel kendi petrol kapasitesinin kullanılması üzerinden özveride bulunma baskısını yaşıyor.

Çin’den yola çıkıp Hindistan, Japonya, Pakistan, Güney Kore, Mısır’ın, dahası İsrail’in duruşlarında önemli değişimler gözlemleniyor. Kuzey Amerika ile Güney Amerika siyasetleri, değişen ilişkiler zinciri dikkat çekiyor. Afrika’nın kuzeyi ile güneyi arasındaki ilişkilerde bile dikkat çekici değişimler yaşanıyor. Hele de Ortadoğu sınırları içinde kalan ülkeler arasındaki bölge ilişkilerinde, Afganistan’da Amerika’nın yakın tarihlere kadar değişmez sanılan güçlü ağlarından kopuşlar, bölge iç ittifaklarının, çıkar bağlarının ağırlık kazanmaları olarak açıklanabilecek boyutlara doğru bir değişim sürecini yansıtıyor..

***

Değişmeyen tek gerçeklik, sıcak savaş, çatışmaların doğrudan tarafları olan iki ülke Ukrayna ve Rusya’dan sonra, savaşın tarafı olmamasına, dahası barış girişimlerinde siyaseten en etkin rolleri üstlenmiş konumda olmasına karşın, ekonomiyi de en iyi bildiğinde iddialı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, gerçeğinde partili tek başkanlık rejimi başkanı olmuş Erdoğan’ın, ülkeyi Meclis’i de atlayarak kararnamelerle yönetme alışkanlığı içindeki icraatları ile getirdiği, halkımızın büyük çoğunluğunun yaşamını dibe çeken yaşam koşulları..

Ramazanın ilk gecesi için sahura kalkacaklarla başlayan, akaryakıta, elektriğe son gelen zamlarla, başlatılmış, her gün ardı arkası kesilmeyecek en çoğu en yaşamsal karın doyurabilmeye yarayan yiyeceklerin her biri ile başlayan, iğneden ipliğe kadar her şeyimize yansıyacak, ardı arkası kesilecek gibi görünmeyen zamlar zinciri.

Aklımın erebileceği hiçbir sağlıklı sonuca ulaşamadım. En küçük ölçü birimlerimiz içinde gelen zamlar ne kadar küçücük gibi görünse de bir aylık sonuçları üzerinden sadece dudak uçuklatabilecek oranlarda tersinden bir pahalanma, maliyet artışının ölçülerine dönüşüveriyorlardı.

***

Dışardan kuşkulu bir ön bakışla, AKP, Cumhur İttifakı’nın geleneksel yandaş yaklaşımı içinde, ramazanın ilk sahuruna kalkış gecesini seçmiş olması, geleneksel yandaş ramazan ayı dayanışmaları içinde özenle hazırlanmış, dağıtılacak ramazan kolilerinden beklenen yarardan yararlanmak bile olabilir. Dünün canlı yayın haberlerinde öne çıkan kampanyalarda ön saflarda, Cumhur cephesinin ramazan yardımı ağlarının kusursuz, yaygın işletileceğinin açıklamaları sabahın köründen tüm canlı yayınları paylaşmışlardı..

Önemli olanı gerçeğin kendisi bile değil, yaratılabilmiş algı yönetimi değil mi. Dün posta adresime düşen bir haberden Boğaziçi Üniversitesi’nin tıp bölümünde okuduğunu paylaşmış Esma adlı bir kızımızın, Boğaziçi Üniversitesi’nin tıp bölümünün olmadığı gerçeğinin ortaya çıkması sonrası kaybolduğunu öğrendim. Birden çok fazla benzeri posta haberinin içinde ise farklı tarikatların isimleri, iller, ilçeler değişmiş olarak medreselerin asker kaçağı yuvası haline getirilişinin örnekleri paylaşılıyordu.

Dün örnekleri önüme çıkan taze haberler içinden, bir kez daha gazeteci kökenli, milletvekili seçilmiş arkadaşlarımızın arasından, ne kadar çok boyutlu sorunlar üzerinden, soluksuz çalışmaları ile öne çıkan arkadaşımızın olması ile bir kez daha övünmek istedim. Elbette düşünce özgürlüğünden başlayarak, özgürlüklere giren alanların tümü üzerinden koşturmakla yetinmiyor, insanların yaşam alanlarının kılcal damarlarına uzanarak çevre, tarım, hayvancılık, yaşamın her alanına uzanan haksızlık, hukuksuzluk, yağmalar üzerinden kamuoyunu uyarmayı atlamıyorlar.

Dünün en taze haberinde, 2020 yılında devredilmiş Milli Piyango’nun, yasalar gereği sorumluluğunda olan denetim hakkını hiç işletmemiş olması nedeniyle, 1.5 yıldır gerçekleştirilmiş sayısız piyango çekilişi sonucu şimdiki yağma düzeninden paylarını alan ortaklarına dönük, emredici hükme karşın 2.5 yıldır hiç yapılmayan denetimlerin sonucu ortaya çıkmış olan haksız, hukuksuz kazançların sorgulaması gündeme getiriliyor, sorgulanıyordu..

Yazarın Son Yazıları

İçine gömüldükleri bataklıktan nasıl çıkacaklar?

Emeklisi, işsizi, ücreti ödenmeksizin çalışmaya zorlananı; çaresiz kalanların topu birden, dertlerine deva olması gereken yetkili, sorumlu siyasilerin, bakanların kapılarına dayanmaya çalışıyorlar.

Devamını Oku
25.04.2026
Az gittik uz gittik, bir arpa boyu yol gidemedik

Karamsarlıkla söylediğim gibi bir duyguyu vermek istemem.

Devamını Oku
21.04.2026
Dindar ve kindar yapamadıkları ‘deist’ oluyorlar

Yaşam pratiklerine göre dayatılan yetiştirme kurallarına isyan edenler arasına katılmış oluyorlar.

Devamını Oku
18.04.2026
AB’de demokrasi, Türkiye’de otoriterleşme rüzgârları

Avrupa Birliği ülkeleri içinde, Amerika-İsrail birlikteliğinde Ortadoğu ülkelerinde yaşatılanlara, akıtılan kanlara karşı ilk anlamlı karşı duruş İspanya’dan gelmişti.

Devamını Oku
14.04.2026
Şafak sökerken...

Günlük yaşamımız içinde, çoğunlukla yatakta, derin uykuda olmamızdan mı bilinmez, şafağın söküşünü uyanık izlediğimiz günlere ilişkin anılarımızın olumlu izleri kalır.

Devamını Oku
11.04.2026
Ülkemizin geleceği çılgın Trump’ın tuzaklarına bağlı olamaz...

Cumhurbaşkanlığı rejiminde yıllardır sorgulamasız sürdürülebildiği, yapılanların yanlarına kâr kaldığı varsayılan haksızlık hukuksuzlukların yarattığı olumsuzlukların dayanılmaz yükselişi ile içeriden yaratılan çürümüşlüğün saklanamayacağı günler geldi de geçti.

Devamını Oku
07.04.2026