İstanbul’un seçimi

İstanbul’un seçimi

09.05.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Ben inanmıyordum. Bunca hoyratlık, bunca hukuksuzluk olmaz diyordum. Pamuk ipliğiyle tutunduğumuz demokratik ilkelere bunca karşı çıkmazlar diyordum... Millet iradesini böylesine yok sayamazlar diyordum. Yapamazlar, iptal edemezler diyordum...
Hadi hak, hukuk yok ama ahlak var, vicdan var diyordum...
Son ana dek bu düşüncelerimi savundum.
6 Mayıs akşamı YSK kararını açıkladıktan sonra bile hukuksal bir gerekçe, geçerli bir gerekçe bekleyip durdum... Anayasaya, kanuna uygun olmasa da ahlaka, vicdana uygun bir gerekçe bekledim...
Yanılmışım. Bütün arkadaşlarım, saflığımla, naifliğimle alay etti... Hâlâ nasıl bu kadar kör olduğuma, iyi niyetime şaştılar... Bundan önce yapılan katakullileri hatırlattılar. Atı kapanların Üsküdar’a geçişlerini anlattılar...
Sonunda anladım ki, bu ülkede hak ve hukuktan, demokrasi ya da güçler ayrılığından falan söz edemeyiz...
Ama yine de bu iktidardan demokrasiye, anayasaya saygı beklemesek bile insandan, milletin iradesinden, vicdandan, ahlaktan umut kesemeyiz! Pes etmek, demokrasi tutkusundan vazgeçmek yok!

Yılmak yok, mücadeleye devam
Ne diyordu şair:
“Dünyadan memleketinden insandan / umudun kesik değil diye / ipe çekilmeyip de atılırsan içeriye / yatarsan on yıl on beş yıl, daha da yatacağından başka / sallansaydım ipin ucunda / bir bayrak gibi keşke / demeyeceksin / yaşamakta ayak direyeceksin.//
Belki bahtiyarlık değildir artık / boynunun borcudur fakat / düşmana inat / bir gün fazla yaşamak.”
Bizler de demokrasi düşmanlarına inat mücadeleye devam edeceğiz.
Ekrem İmamoğlu 6 Mayıs akşamı yaptığı o tarihi konuşmada mücadelenin ipuçlarını verdi. Yolu gösterdi.
“Bu millete, özgürlüklerine, demokrasisine kimse ama kimse engel olamaz. Bu ülkede karar vericiler, gaflet, dalalet, hatta ihanet içinde olabilirler ama biz asla vazgeçmeyeceğiz.”
Millet iradesine, seçme ve seçilme hakkına, hukuka, demokrasiye sahip çıkmaya; bu yolda birlik ve dayanışma sağlamaya, bu amaçla çalışmaya, mücadele etmeye kararlıyız. 23 Haziran için bin kat daha çok çalışacağız.
23 Haziran, dostlarla çıkacağım mavi yolculuğun tam ortasına rastlıyor. Derhal uçak biletimi aldım o gün İstanbul’a döneceğim. Hiç kuşkum yok Halikarnas Balıkçısı, Azra Erhad, Bedri Rahmi de mavi yolculuğu kısa kesmeme çok sevinirdi.
İstanbul’daki tüm seçmenlerin yeniden plan program yapacaklarından hiç kuşkum yok. Baksanıza sosyal medyada muhteşem bir dayanışma başladı. Ege belediyeleri şimdiden İstanbul’a seçmenleri taşımaya gönüllü oldu. Ayvalık, Cunda, Sarımsaklı, Çeşme, Urla ve Ege’nin tüm sahilleri, 23 Haziran’da “kapalıyız” diyor.
Çünkü millet biliyor: İstanbul’un seçimi Türkiye’nin seçimi olacak. Rejim seçimi, ahlak ve vicdan seçimi, çocuklarımızın, geleceğimizin seçimi olacak.

Her şey güzel olacak
Mücadele yolunu, evet Ekrem İmamoğlu gösterdi. Kavga, nefret, kin, intikamla işimiz yok. Kavga ve şiddet, baskı ve zulüm, yargıyı tehdit edenlerin olsun! Hak hukuk tanımayanların olsun!
Onları Ekrem Başkan gibi Allah’a havale edelim. Ama unutmayın, Ekrem Başkan demokrasi mücadelesini ve kendini bizlere emanet etti... Sonuna dek direneceğiz.
“Sanatçıymış, konuşamazmış, konuşacak. İş insanıymış, konuşamazmış, konuşacak. Artık konuşma vakti.”
“Biz özgürlüğüne düşkün bir milletiz. İş insanı konuşacak. Ülkenin ekonomisi çok kötüye gidiyor.. Görevini yapamıyorsa haddini bilecek olan siyasilerdir.”
“Bu şehir için ittifak yaptığımız İYİ Partililerin de oyunu istiyorum ben. Saadet Partililerin de, AK Partili, MHP’li hemşerilerimin de oyunu istiyorum, HDP’li kardeşlerimin de oyunu istiyorum.”
“Artık kişilere, gruplara, partilere, derneklere, vakıflara, cemaatlere yer yok, millet var millet.”
“Güzel kardeşim her şey çok güzel olacak. Çok güzel olacak. Sakın, güler yüzümüzü kaybetmeyin, sakın yüreğimizdeki umudu kaybetmeyin, umut burada.”
Umut, Ekrem İmamoğlu’nda! Umut vicdanda, umut adalette!  

Yazarın Son Yazıları

İzninizle

Geçen yıl yine tam şu sıralarda bu köşede “80 Yaşım Merhaba” diye bir yazı yazmıştım!

Devamını Oku
15.02.2026
Faşizm ne demek?

İnternete girin...

Devamını Oku
12.02.2026
Rezillikler ve anmalar arasında...

Yine aynı şey oldu.

Devamını Oku
08.02.2026
Deprem

“6 Şubat” bir sayı, bir istatistik değildir; bir hafıza yarasıdır.

Devamını Oku
05.02.2026
24 Ocak-31 Ocak haftası

Bugün 1 Şubat. Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü gün.

Devamını Oku
01.02.2026
Refik Durbaş’la sohbet

Birkaç gündür, benim canım arkadaşım ve ülkemdeki şiir tutkunlarının sevgilisi, aşkı, hayran olduğu şair Refik Durbaş’la sohbet ediyorum.

Devamını Oku
29.01.2026
Sahne, hayatın metaforuydu: ‘Bindik bir alamete’

Hak hukuk ve adaletin yok sayıldığı, dünya diktatörlerinin aklımızla oynadığı, her an düş kırıklıkları, vahşet, ölümlerle sarmalandığımız; yalanın, riyakârlığın, iftiraların, örgütlü kötülüğün egemen olup vicdanı yok ettiği bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
25.01.2026
Tan Sağtürk... Bir yıldönümü... PEN...

Geçen hafta içinde Tan Sağtürk’ün “görevden alındığı” haberi Resmi Gazete’de yayımlanınca herkes gibi ben de çok üzüldüm.

Devamını Oku
22.01.2026
Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025
Prag’dan sevgiler

Sevgili okurlar Prag’dayım.

Devamını Oku
16.10.2025
Jandarmalı-jandarmasız günler

Sabah 6.30’da kapı tekmeleniyor. Jandarma içeri dalıyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Tiyatro ve siyaset

Bu yazının başlığı “Afife Jale Ödül Töreni’nin düşündürdükleri” olacaktı.

Devamını Oku
09.10.2025
Celladına âşık olmak...

Olmayan suçlar... Yazılmayan iddianameler... Yazılıp uygulanmayan kararlar... Ve hukuk ile guguk arasında yaşamaya devam çabası... Tamam yakınmayı bırakıp sadede geliyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Travmalarla yaşamak...

Nasıl yaşamak bu! Kâh gökyüzünde kanat çırpıyoruz kâh en dipsiz kuyuların derinliğinde kayboluyoruz.

Devamını Oku
02.10.2025