Gergedanlaşma mı? Yalnızlık mı?

Gergedanlaşma mı? Yalnızlık mı?

08.06.2012 03:45
Güncellenme:
Takip Et:
\n

\n\n\n

Tiyatro, opera ve baleye mescit

\n

hayırlı uğurlu

\n

olsun...

\n\n\n

Benim güzel ülkem, canım ülkem, muhteşem ve müthiş ülkem... Lime lime edilmiş, bir uçtan öteki uca savrulan ülkem... Savrulurken, dönen çarkları, dişlileri arasında insan öğüten, insan ufalayan, insan parçalayan ülkem... Kimi gider Mersine, kimi gider tersine insanlarım... Mersine gidenlerle tersine gidenlerin birbirine bakmadıkları, görmedikleri ülkem...

\n

Akşamları sanat etkinlikleri, gündüzleri Türkiye gerçekleri arasında gidip gelmek, şu yukarıda anlatmaya çalıştığım duyguyu yoğunlaştırıyor. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivalinin son gösterilerinden biriydi Paris Şehir Tiyatrosu Théâtre de la Villeden gelen Ionesconun Gergedan oyunu. Yazının başına sadece Gergadanı yazmak üzere oturdum... Ama bir de baktım üst başlıktaki Tiyatro, opera ve baleye mescit hayırlı uğurlu olsundiye yazmışım... Öyleyse devam edeyim:

\n

Opera baleye kilise, havra; \ttiyatroya cemevi

\n

“… Umumi ve resmi binalar, alışveriş merkezi, düğün salonu gibi eğlence yerleri, sinema, tiyatro, müze, kütüphane ve kongre merkezi..liste böyle uzayıp gidiyor... Hepsine mescit zorunluluğu geliyor! Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, İmar Yasasında yapılacak değişiklikler konusunda hazırladığı tasarı müthiş!

\n

Bugüne dek tiyatroya, opera ve baleye giden milletimiz, ibadetten mahrum bırakıldı. Oyun izlerken arada çıkıp dua etmesi, operanın 3. ile 4. perde arasında namaz kılması engellendi.Kuğu Gölü”, “Giselle”, “Ferhad ile Şirin balelerini izlemek yüzünden dini vecibelerini yerine getiremedi! Artık yeter! Artık bu zulüm de son bulacak! AKP sayesinde sanatsever dindar vatandaşlarımız da artık mazlum olmaktan kurtulacak, rahata kavuşacak!

\n

Ama bence küçük bir pürüz var: Alevi vatandaşlarımız, Hıristiyan ve Musevi vatandaşlarımız da bu haktan yararlanmalı. (Üstelik rivayet o ki onlar sanatsal etkinliklere biraz daha yakınlar; en azından yasaklamaya kalkmıyorlar.) O nedenle tiyatro, opera ve bale salonlarında sadece mescit yetmez, birer de cemevi, minik bir kilise ve havra da eklenmesi rica olunur...

\n

İçimizdeki gergedan

\n

Fransadan gelen Gergedan oyununu büyük bir tat alarak izledim. Sadece sanatsal açıdan beğenmenin ötesinde bir duyguyla izledim: Yönetmen Emmanuel Demarcy-Motanın oyunu güldürü/ ironi, burlesk ve grotesk öğeleri vurgulayarak yorumlaması; alışılagelmiş kalıpların dışına çıkışı; ideolojiden uzaklaşıp sözü değerlendirmesi, sonsuz bir gerilim ve enerji sağlaması... Yves Colletin hem devingen hem de çok etkili sahne tasarımı yine çok etkili sahne ışıkları... Jefferson Lembeyein çarpıcı müziği... Oyuncuların her sözcüğün hakkını vererek anlamları çoğaltmaları... Bunların bir araya gelip oluşturduğu bütünlük çok başarılıydı. Teşekkürler İKSV ve Tiyatro Festivali...

\n

Bunların ötesinde Ionesconun oyununu ne çok, ne çok özlemiş olduğumu hatırlayarak ve ülkemi düşünerek izledim. Oyunun özünü birkaç gün önce, Ali Sirmen,Gergedanlaşsak mı, Gergedanlaşmasak mı?başlıklı yazısında dile getirdi.

\n

Herkesin heyecanla, hevesle gergedanlaşıp sürüye katıldığı bir ortamda Beranger, (oyunun baş kişisi), gergedanlaşamadığından mı, yoksa insan kalma azminden mi değişmemektedir?

\n

Herkes gergedanlaşırken insan kalmakta direnen Berangerin yalnızlığını ve sürüye katılmama çabasını izliyoruz oyunda...

\n

Gözümüzün önünde, çoğunluğa uymak adına, çıkar ilişkileri adına, kendine yer açmak adına, özgürlükadına, mazlumolmaktan kurtulmak adına, intikam almak adına, kendini korumak adına, çaresizlik adına, öyle zorlamayla da değil, bile isteye insanların gergedanlaşmasını izleriz. Adeta bir salgın, bulaşıcı hastalık... Akıntıya karşı kürek çeken ise Beranger... Onun insan kalma çabası (hele bu yorumda), kahramanlık da değildir. Sadece insan olduğu için, insan kalmak istediği içindir.

\n

Ionesco diyordu ki: “…Bir düşüncenin bulaşıcı bir hastalık gibi yayılması, yeni bir din, bir öğreti, bir fanatizme sürükleyiveriyor insanları... Bilmem hiç dikkatinizi çekti mi, insanlar sizin düşüncelerinizi artık paylaşmıyorsa, sanki canavarlarla karşı karşıyaymışsınız duygusu uyandırıyorsunuz. Gergedanların saflığı, aynı zamanda acımasızlığı var onlarda. Onlar gibi düşünmüyorsanız göz kırpmadan öldürebilirler sizleri.

\n

Çevremde gergedanlaşanları izledikçe,“o da mı, bu da mı diye hayret ettikçe; içimden en çok Tanrı her insanı, çevresindeki ve kendi içindeki gergedandan korusun! diyorum.

\n

\n

zeynep@zeyneporal.com

\n

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025
Prag’dan sevgiler

Sevgili okurlar Prag’dayım.

Devamını Oku
16.10.2025
Jandarmalı-jandarmasız günler

Sabah 6.30’da kapı tekmeleniyor. Jandarma içeri dalıyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Tiyatro ve siyaset

Bu yazının başlığı “Afife Jale Ödül Töreni’nin düşündürdükleri” olacaktı.

Devamını Oku
09.10.2025
Celladına âşık olmak...

Olmayan suçlar... Yazılmayan iddianameler... Yazılıp uygulanmayan kararlar... Ve hukuk ile guguk arasında yaşamaya devam çabası... Tamam yakınmayı bırakıp sadede geliyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Travmalarla yaşamak...

Nasıl yaşamak bu! Kâh gökyüzünde kanat çırpıyoruz kâh en dipsiz kuyuların derinliğinde kayboluyoruz.

Devamını Oku
02.10.2025
Yaşar Kemal’e adanan bayram

26 Eylül’de Ankara’da 93. Dil Bayramı’nı kutladık. Dil Derneği ve Çankaya Belediyesi’nin ortaklaşa etkinliği Yaşar Kemal’e adanmıştı.

Devamını Oku
28.09.2025
Ellerinde Toprak

“Sömürü bir bütündür. Bütün insan değerlerinin sömürülmesiyle, doğa değerlerinin hoyratça sömürülmesi bir arada gidiyor. Türkiye toprakları yıkıma uğratılıyor, hopur ediliyor. Biz Türkiye üstünde mirasyedileriz. Yıkımımızdan Türkiye’nin hiçbir insanı ve doğa değeri kurtulamıyor.”

Devamını Oku
25.09.2025
‘Üç Ayaklı Kedi’ İstanbul’da

İstanbul dolu dizgin.

Devamını Oku
21.09.2025
Nice yıllara Hrant Dink

15 Eylül, arkadaşımız, yoldaşımız, omuzdaşımız, ülkemin en aydın, en dürüst, en yararlı, en barışçı insanlarından Hrant Dink’in yaş günüydü.

Devamını Oku
18.09.2025
Düşme var düşüş var

Bundan önceki yazım şöyle bitiyordu: “Yeryüzü muhteşemdi. Türkiye’nin asla uygarlıktan, yaratıcılıktan, aydınlıktan ve gelecekten vazgeçmeyeceğine dair umutlarımız tazeleniyordu.”

Devamını Oku
07.09.2025
Büyülü aydınlık bir gece

Elbe Nehri’nin kıyısında görkemli mi görkemli o yapı bir mucize gibi yükseliyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Hapishane ve ödül: Vicdan ve haysiyet

Hafta içinde hapisteki iki çok değerli insanımıza yine uluslararası ödüller verildi.

Devamını Oku
31.08.2025
Paramparça ve umut

Bunalıyorsunuz, kahroluyorsunuz, her yerde haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik diyorsunuz...

Devamını Oku
28.08.2025
Dünyanın sesleri İstanbul’daydı

Bu başlığı yazdım. İstanbul’da bir haftadır süren o muhteşem coşkuyu paylaşacağım diye düşünürken birden bir suçluluk duygusuna kapıldım.

Devamını Oku
24.08.2025
Edremit Kitap Fuarından...

Edremit Kitap Fuarı’ndayım...

Devamını Oku
21.08.2025