Ligin en iyi kadrolara sahip, en kariyerli iki takımı sahada olduğunda, adı da ‘derbi’ olduğunda ister istemez güzel futbol bekliyor her maç sever. Organize ataklar, çalışılmış taktikler, bol şut, şiir gibi bir oyun… Ama bu bir İstanbul derbisi. Özetle bunların hiçbirisi olmuyor. Biri taktiğini tamamen rakibinin oyununu bozmak üzerine kurmuş diğeri ise bu taktiğe formül üretememiş iki takım son derece kısır bir futbol sergiliyor. İstatistikler eğer puana dönüşebilseydi, Galatasaray topla oynama, isabetli pas yapma, korner ve şut fazlasıyla bir kanaat notu alabilirdi belki ama o kadar. İki tarafın da net pozisyonu yok. Sürekli sıkışan, sıkıştıkça tansiyonu artan, tansiyon yükseldikçe baştan ‘ince’ sonradan bariz hale gelen faulleri artan bir tabloya dönüşüyor. Mücadele var mı var ama vasatın dışında bir sonuç getirmiyor. Galatasaray adına maçta dikkat çeken isim ‘çakma’ sol bek Barış Alper. Genç futbolcu, kendisine verilen görevi büyük bir gayretle yerine getiriyor. Böylesi sıkışan bir futboldan son bir umut bir patlama beklemek hayalperest bir futbol sevdası. Ama tabii hayaller Paris, gerçekler İstanbul olunca, bu maçta yaşanan tek patlama sıkıntıdan oluyor.
Ebru Kılıçoğlu
Son Köşe Yazıları
Patlama
Yazarın Son Yazıları
Mutlu son
Ligin zirvesinde durum belli ama sıralamanın “sonu” ne olacak?
Devamını Oku
18.05.2026
Geçtim kendimi
Bir taraf, lige tutunmak, diğer taraf son travmalarını silkeleyip şampiyonluğa uzanmak istiyor…
Devamını Oku
10.05.2026
Karizma kazası
Kazanacak ve şampiyon olacak…
Devamını Oku
03.05.2026
Harakiri
Son dönem derbilerinde görmediğimiz kadar ofansif bir futbolla başlıyor maç.
Devamını Oku
27.04.2026
Sürpriz veda
Çok değil 4 gün önce karşı karşıya gelmişti iki takım.
Devamını Oku
23.04.2026
Vasat mutluluk
Gençlerbirliği ligin dibine kaymaktan kurtulmaya; Galatasaray liderlik koltuğundaki huzurunu bozmamaya çabalıyor…
Devamını Oku
19.04.2026