Bu seçimde uygarlık oylanacaktır

11 Haziran 2021 Cuma

Sevgili okurlarım, önümüzdeki seçim normal bir seçim değildir...

Bu seçim, Demokrasi ile Diktatörlük arasında bir seçimdir.

***

Bu seçimde oylanacak olan şey ne kişilerdir ne de partiler...

Bu seçimde:

Karanlık ile aydınlık...

Kölelik ile özgürlük...

Gizlilik ile şeffaflık...

Haksızlık ile adalet...

Sömürü ile paylaşma...

Yolsuzluk ile dürüstlük...

Yağma ile koruma...

Yoksulluk ile refah...

Arasında tercih yapılacaktır.

ÖZETLE BU SEÇİM, İLKELLİK İLE UYGARLIK ARASINDADIR.

***

Sevgili okurlarım, bakın Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni kimlere, nelere karşı kurmuştur:

Padişahlığa karşı...

Din-Tarım toplumundaki çağ gerisi yönetime karşı...

Toplumu sömüren “Efendi ağa-kul/köle köylü” düzenine karşı...

Emperyalistlerin ülkenin bütün kaynaklarını kendi halklarına aktarmalarına karşı...

Düşmanın ülkeyi işgaline karşı...

Cehalete karşı...

İlkelliğe karşı...

Milleti, halkı, kendi şahısları ve aileleri için sömürenlere karşıdır.

Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni Demokrasiyi hedefleyerek, Parlamenter Rejim mantığıyla kurmuştu.

***

Bu iktidar, parlamenter rejimi yok etti.

Demokrasiyi ortadan kaldırdı.

Bu nedenle önümüzdeki seçim, parlamenter demokrasiyi yeniden kurmak için yapılan bir halkoylaması niteliğindedir:

Bu seçimi iktidar kazanırsa, artık Demokratik Rejim’e ve onun vazgeçilmez örgütleri olan siyasal partilere de bütünüyle veda etmek gerekecektir. 

Çünkü bunun işaretleri şimdiden, HDP’ye açılan kapatma davasında görülmektedir:

Yargının tümüyle iktidarın emrine verildiği bu ucube rejimde, bugün HDP, yarın CHP, öbür gün İYİ Parti hedeftedir. 

***

Sevgili okurlarım, önümüzdeki seçim, Parlamenter Demokratik Rejim’in ve ona bağlı olarak, bütün ülkenin ve bütün vatandaşların özgürlüklerinin varoluş (beka) sorununu çözecek bir seçimdir:

Ya Demokratik Rejim ve onun vazgeçilmez unsurları olan siyasal partiler, özgürlük içinde varlıklarını sürdürecekler, ülkenin sorunlarına önerilen çözümler Demokratik olarak oluşturulan Meclis’in çatışı altında tartışılabilecek ya da uzun bir süre için Demokratik Rejim de siyasal partiler de yok olacaklardır.

Bu seçimde adaylar değil, baskıdan yana olan iktidar ve baskıya karşı olan muhalefet yarışacaktır.

Demokrasiden yana olan adaylar ve adayların kişilikleri üzerinden yapılan tartışmalar, muhalif partilerin içindeki sandalye kavgalarının öne çıkarılması, Demokratik Rejim’in oylanacağı bu seçimi hedefinden saptırmak için kullanılan, iktidarın propaganda dilidir.

Önümüzdeki seçimle ilgili asıl sorun, yargıyı ve elbette YSK’yi de emrine almış olan iktidarın, kaybedeceği artık belli olan bu seçimi kazanmak için ne gibi adaleti ve şeffaflığı engelleyici, Demokratik Rejim’in kurallarına ve kurumlarına aykırı ve/veya yasa ve anayasa dışı önlemlere başvurabileceğinin kestirilebilmesi ve engellenebilmesi sorundur.

HDP’yi kapatma davasına da bu açılardan bakılması gerekmektedir. 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları