Başakşehir’in sponsor zengini bir takım olduğunu bir kenara bırakırsak iki takımın futbollarının teraziye konulacağı bir maç bu. Başakşehir: top rakipteyken alan daraltan. meşin yuvarlağı aldığında da ne yapacağını iyi bilen bir takım. Nitekim sağ kanatlarından açtıkları 5 toptan 1’i gol oluyor. Beşiktaş ise tam tersine topla ne yapacağını bilmez halde. Beraberlik golünü de örgütlü atakla değil, kornerden buluyor zaten. Visca’nın karşısına önce Medel’in sonra Caner’in oynaması, önüne de Ljajic’in çekilmesi, Beşiktaş’ın nasıl dengesiz bir takım olduğunun göstergesi. 5 kişi geriden top çıkarmaya çalışırken 5 kişi de sırtı dönük top bekliyor. Bu tabloya bakınca ilk yarının 1-1 bitmesi şans. Siyah-Beyazlılar, 2. yarıya Ljajic’i sola, Medel’i ortaya çekerek başlıyor. Zaten Ljajic, kanada yakın daha etkili. Orta alanın prese başlaması, karşı alana kanatlara açılarak gitmesi etkili oluyor. Nitekim kanattan gelen çapraz bir topta da 2. golü buluyor Kartal... Bunda Başakşehir’in yaşlı bir takım olmasının ve oyundan düşmesinin etkisi de var. Nihayet Kagawa oyuna giriyor. Bundan sonra Atiba-Dorukhan ikilisine büyük iş düşüyor. Giderek morallenen Beşiktaş, daha çok topla oynuyor, pozisyonlara giriyor. Ve uzun bir aradan sonra Beşiktaş, Başakşehir’i yenmeyi başarıyor.
Yazarın Son Yazıları
Burak Yılmaz’ın hakem yönetimlerine ilişkin, Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu sorumlularına ilişkin açıklamalarına şaşırdınız mı?
Sevgili Lucescu’yu kaybettik. Çok üzgünüm. Ama böylesine değer görerek, böylesine sevilerek aramızdan ayrılması hep tek tesellim olacak.
Bir hakem nasıl olur da ta orta sahadan bir penaltıya hükmedebilir.
Oyun müthiş bir mücadele ile başlıyor
Tam 24 yıl bekledikten sonra Dünya Kupası’na katılıyoruz.
Şimdi gözler Milli Takım’ın bu akşam Romanya ile oynayacağı kritik maçta.
Galatasaray derbisinde doğan şüpheler ve yanlış hakem kararlarına doyurucu bir cevap gelmedi hâlâ.
Anımsayın neyin sözünü vererek TFF’nin başına geçmişti İbrahim Hacıosmanoğlu, “Şeffaf ve adil bir yönetim”.
Beşiktaş’ın yeni oyuncuları derbinin ağırlığı altında ezilmiş gibi başlıyorlar oyuna.
Bir sürü masrafa girildi ama bu yeni transferler yeteneklerinin ötesinde takımı sahiplenişleriyle de beğeni topluyor. Sonuçta Beşiktaş artık taraftarına ümit veriyor. Ve Beşiktaş uzun bir aranın ardından eski “büyük takım” kimliğine kavuşuyor.
Bu kadar yeni oyuncu olunca Beşiktaş için her 90 dakika artık bir test maçı gibi.
Sürekli tekrarlayıp duruyorum; bir takımın başarısı için olmazsa olmaz şeyler istikrar ve uyum.
Kendimi sürekli tekrarlıyorum; başarı için en önemli şeyin istikrar olduğu konusunda.
Tamam sürekli yeni transferle takımda istikrar yakalamak zor. Tamam Beşiktaş’ın Alanya maçındaki yeni transferleri -Oh hariç- ilk kez takıma katıldıklarından oraya buraya gereksiz koşarak alanlarını boş bıraktılar. Ve Alanya’nın kolay goller bulması da bu yüzdendi. Tamam Sergen Yalçın’ın takıntıları var. Tamam takımın hiçbir oturmuş oyun planı yok; kanatlar bomboş, orta alan bomboş.
Anlaşılıyor ki Beşiktaş’ta planlı programlı hiçbir hareket yok.
Beşiktaş’taki transfer sorumlularının doğru dürüst birini alamayacakları belli oldu.
Beşiktaş kalanlarla zorunluluktan bir 11 kurmuş.
Beşiktaş’tan giden gidene.
Maçın en kötü başlayanı uydurduğu faul düdükleriyle orta hakemdi.
Medyamızın, taraftarların, menajerlerin ve aracıların en sevdiği dönemdeyiz; ara transfer dönemi.
Yeni bir yıla daha girdik ama sorunlarımızı da birlikte getirerek.
Cerny, Abraham ve Orkun’un bireysel becerilerine kalmış her şey. Oyun içinde dalgalanmalar, skorlarda dalgalanmalar hep bu yüzden. “Bireysel hata” gibi ucuz mazeretlerden değil.
Her iki takımda da büyük eksikler var.
Sakat, cezalı ve milli takımlara gidenler nedeniyle Beşiktaş’ta Demir Ege, Kartal ve Taylan ilk on birde.
Yine değişen bir şey yok; ne maç yönetimlerinde, ne hakem atamalarında ne de kulüp yöneticilerinin tavırlarında.
Böyle skor korunamaz, korunamıyor da zaten. Skor eşitleniyor: 3-3. Uzatmalarda Beşiktaş’ı Allah koruyor. Sonuçta ben de skoru belirleyen VAR ile ilgili Trabzonlu TFF Başkanı’ndan bir açıklama bekliyorum.
TFF Başkanı Hacıosmanoğlu yaptığı açıklamalarla bize ne demek istedi?
Beşiktaş’ın ilk on birinde 6-7 oyuncu belli artık. Ama ben mesela Milli Takım kalecisi Mert’in, Sergen Yalçın’la birlikte neden itibar kaybına uğradığını anlamıyorum.
Pazartesi akşamı ne izledik biz?
Baştan söyleyeyim.
Baksanıza adalete olan inancımızın her gün daha da azaldığı şu kirlenmiş futbol ortamını birileri bahis üzerinden temizleme kararı almış.
Önde presle rakip alanda topu tutabilme, savunmadan güvenli çıkışlar, kanatların iyi çalışması Beşiktaş’ın artılarıydı
Beşiktaş’ın son mali kongresi kulüpte işlerin hangi noktalara vardığının bir göstergesi maalesef.
Beşiktaş baskılı ve enerjik başlıyor ve 2 golle öne geçiyor. Ama VAR’ın işgüzarlığıyla, hakemin sarı kartı kırmızıya dönüyor, Orkun gereksiz hareketi yüzünden atılıyor ve Kartal 10 kişi kalıyor.
Bu ligin şaibeli olduğunu zaten hep biliyorduk.
Maçın hemen başında Toure’nn soldan top sürerek ceza alanına girişi, Cerny’nin yerden topu uzatışı ve Cengiz’in net vuruşuyla Beşiktaş Kasımpaşa karşısında öne geçiyor.
Ne sebeple olursa olsun maç ertelenmesine karşıyım.
Süper Lig’i yayıncı kuruluş mu yönetiyor?
Zafer sarhoşluğu içindeyiz.
Maç yazımda “Fırsat kaçtı” başlığını atmıştım.