Üniversite mi? Medrese mi?

30 Temmuz 2019 Salı

Anayasa Mahkemesi nihayet korumakla yükümlü olduğu Anayasa’yı ve bu Anayasa’da güvence altına alınmış olan temel hak ve özgürlükleri hatırladı:
AYM yargıçlarının temel hak ve özgürlükler hakkındaki tutum ve davranışları hakkında, gelecek için pek de umut vermeyen, sekize sekiz eşit bir bölünmeyle, Başkan’ın da hak ihlali kararına katılmasıyla, Barış Bildirisi’ne imza atan akademisyenlerin cezalandırılmalarının hak ihlali olduğuna ve kendilerine dokuzar bin lira tazminat ödenmesine karar verdi.
Bu karar, eşit bölünmeden dolayı gelecek için pek umut vermese de, Temel Hak ve Özgürlükleri gitgide kısıtlayan ve sınırlayan bir “Tek Kişi Yönetimi”nin tahrip ettiği Demokratik Rejime destek anlamı taşıyor:
Kararın altında imzası olan yargıçların, Demokrasi’den, Hukuk Devleti’nden, Evrensel Hukuk’tan, haberli oldukları ve Anayasamızda güvence altına alınmış olan Temel Hak ve Özgürlüklere inandıkları anlaşılıyor.
İhlal kararı, kesinleşmiş cezalar için yeniden yargılamanın yapılmasını, istinaf aşamasında olanlar için bozma, devam eden davalar için de beraat kararları verilmesini zorunlu kılıyor.

***

Bu karar üzerine, Temel Hak ve Özgürlükleri korumaları gereken, varlıklarını araştırma ve ifade özgürlüklerine borçlu olan üniversitelerin üçünden kınama girişimlerinin ortaya çıktığına ilişkin garip haberler medyaya yansıdı:
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, İstanbul Aydın Üniversitesi ve Medeniyet Üniversitesi’nin rektörlükleri, akademik personele yazı göndererek, Barış Akademisyenleri için hak ihlali kararı veren AYM’ye tepki gösterilmesini istemiş.

***

Benim aklım, üniversiteler için, hava gibi su gibi, zorunlu bir yaşam koşulu olan “İfade Özgürlüğü Kararına” üniversite yönetimleri tarafından karşı çıkılmasını almıyor:
BU ANCAK DOGMATİZM VE EZBERCİLİĞİN HÂKİM OLDUĞU MEDRESELERDE OLABİLİR!

***

Tam bu noktada, akademisyenlerin fikir açıklama özgürlüğüne karşı çıkan Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi hakkında, çoğunluğu Türk olan katılımcılar için Tayland’ın başkenti Bangkok’ta bir “Sosyal Bilimler Kongresi” düzenlemiş olmasından dolayı Yükseköğretim Kurulu, YÖK’ün, soruşturma açmış olması haberi de anımsatılıyor:
Ve manzara daha da çirkinleşiyor!

***

AYM’nin ihlal kararının ezici bir çoğunlukla alınmamış olmasına üzülürken, üç üniversitenin bu karara karşı kampanya yapmak istemesi, Türkiye’nin ve gençlerimizin geleceği üzerindeki kara bulutlara işaret ettiği için insanı daha da kötümserliğe sürüklüyor:
O üniversitelerde Hukuk Fakülteleri olup olmadığın bilmiyorum. Ama eğer varsa, yazık oralarda okuyan öğrencilere!  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları