Yumurta, Amerika ve Gerçekler

23 Kasım 2014 Pazar

Sevgili okurlarım, Kolomb’a atfedilen ünlü yumurta öyküsü aslında onun değildir...
Türkiye’deki hukuk katliamını büyük bir üzüntüyle gözlemlediğini defalarca belirtmiş olan, Yargıtay Onursal Başkanı Prof. Sami Selçuk bir elektronik postayla beni uyardı.
Konuyu çok güzel özetlemiş; aşağıdaki bilgileri onun mektubundan aldım.

***

Öykünün aslı şu:
Olay Floransa’da geçer.
Mimar Filippo Brunelleschi (d.1377-ö.1446) inşa edeceği bir katedralin kubbesini, sütunlar olmadan binanın tepesine oturtacağını söyler.
Bunun olabileceğine inanmayanlar onunla alay ederler.
Brunelleschi bunun üzerine onları davet eder ve cebinden bir yumurta çıkararak onu dikine tutmalarını ister.
Elbette hiçbiri bunu beceremez.
Bunun üzerine, mimar, “Çok kolay, bakın işte böyle” diyerek, yumurtanın dibini kırar ve masanın üzerine dikine oturtur.
Mimarın ismi yaygın olarak bilinmediğinden dolayı olay, ünlü olduğu için Kristof Kolomb’a mal edilir.
Öykünün asıl hali Michelet’in Rönesans kitabında böyle anlatılmaktadır.

***

Amerika konusuna gelince, kıtaya ilk kim ayak basmış olursa olsun, beyaz Avrasyalıların orayı işgali ve yerlileri soykırıma uğratarak zapt etmesidir esas olan.
İster Vikingler, ister Kızıl Eric, ister Cenevizliler, ister Kolomb, ister İspanyollar, ister Amerigo Vespucci, isterse bazı İslamcıların iddia ettikleri gibi, Müslüman denizciler kıtaya Avrasya’dan ilk gitmiş olsunlar, fetih gerçeğidir tarihi belirleyen.
Bu konudaki en güzel, en güvenilir kaynak Türkçeye Ülker İnce’nin nefis bir Türkçeyle çevirdiği Jared Diamond’un Tüfek, Mikrop ve Çelik adlı kitabıdır.
Bu kitapta, Konkistador denilen fatihlerin, özellikle de Pisarro’nun ve Cortez’in Amerika’yı nasıl fethettikleri anlatılır:
Pisarro, bir meydan savaşında yüz küsur zırhlı süvari ile Kral Atahualpa’nın binlerce kişilik ordusunu yenerek İnkaları dize getirmiş...
Cortez, ırkına ihanet eden bir yerli kadını da kullanarak çeşitli desiseler aracılığıyla yerlileri bölerek yenmiş, Kral Montezuma’yı da idam ederek, Aztekleri egemenliği altına almıştır.
Bu arada Avrasyalılar, yerlilere aşıladıkları frengi ve kızamık mikroplarıyla, silahla öldürdüklerinden çok daha fazla cana kıymışlar ve altınları da yağmalamışlardır.

***

Siz siz olun sevgili okurlar, Amerika’ya önce kim gitti gibi anlamsız tartışmalarla meşgul olmayın...
Teknolojinin bir kıtayı nasıl fethettiğini ve bir ırkı nasıl soykırıma uğrattığını aklınızda tutarak, dogmatizme ve bilim karşıtı hurafelere direnin...
Bilimin, bağımsız, özgür bir ortamda gelişeceğini bilerek, sadece bugün için kendiniz adına değil, geleceğiniz için, çocuklarınız adına da demokrasiye sahip çıkın!


Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet nedir? 29 Ekim 2020