3 milyon seçmen desteği için dışa bakış: Yunanistan sorunu

02 Mart 2021 Salı

2023 seçimlerine giderken, RTE tek adam iktidarını sürdürebilmek için ihtiyacı olan 3-4 milyon oyu almak için kitlesel bir milli heyecan yaratacak ABD ile çatışma politikası (Seçimlerden önce kahrolsun Amerikan emperyalizmi, sonrasında ise sarmaş dolaş durum, Beyaz Saray’da Biden ile el ele, diz dize fotolar) gündeme gelebilir demiştim.

Fakat, bir başka ve daha yakın ve etkili, getirisi yüksek ama zararı minimal olasılık var: Yunanistan ile tırmandırılacak gerilim... 

Soylu, FETÖ ile ilgili ABD’ye bindirdi geçenlerde, bu kontrollü müydü yani Saray onaylı, yoksa bağımsız bir kendiliğinden girişim mi, bilmiyorum ama estirdiği soğuk rüzgârları gördük. Saray hâlâ telefon bekliyor Biden’dan! Bunun yerine ABD’nin daha alt diplomatlarından açıklamalar okuyoruz!

ABD ile çatışmanın yüksek maliyeti var, ekonomik ağırlıklı, Halkbank dahil, finans sermayesi ile ilgili; bu nedenle tercihi “sorunların esnek yönetimi” yöntemi daha makul görünüyor şu aşamada.

ÇATIŞMA KOŞULLARI VAR

Ama Yunanistan ile “çatışma olasılığı”nın koşulları var.

Çatışma derken, mutlaka silahlı kuvvetler arasında bir savaş olması gerekmiyor. Ama kontrollü, büyümeyecek, yerel bir senaryo da her zaman mümkün. Zaten “iki NATO ülkesi” arasında ciddi bir çatışmaya izin verilmez! 

Ankara, haklı ve güçlü bir pozisyon yaratıyor. 

Yunan yönetimi de bu pozisyonu güçlendiriyor.

Yunanistan’ın Akdeniz’i neredeyse tamamen Türkiye’ye kapatma, Ege ve Akdeniz kıyılarını bir “Yunan Denizi”ne dönüştürme politikaları, ne Türkiye tarafından ne de uluslararası vicdan tarafından kabul edilebilir değil. Yunanistan’dan da bu konuda sağduyulu sesler yükseliyor arada sırada. 

Ankara, bu soruna yönelik aktif bir politika izlemeye başladı geçen yıldan beri.

Mesela silahtan arınmış olması gereken adalarla ilgili bir bir ardına NAVTEX ilanı bu politikanın bir parçası.

NAVTEX’TE YENİ AŞAMA

Bu politika, NAVTEX ilanları bitince, daha sonra yeni bir aşamaya tırmandırılabilir. Bunu bekliyorum, plan ve programlarının hazır olduğunu da düşünüyorum.

Doğu Akdeniz’de doğalgaz yataklarıyla ilgili şimdilik AB’nin de arabuluculuğuna veya beklentilerine uygun bir “uyku dönemi”ne girilmiş olması, yarın bu sorunun da harlanmayacağı anlamına gelmez. Yunanistan’ın Ege’de karasularını 12 mile çıkarma tehdidini, İyon Denizi’nde gerçekleştirmesi ile sürdüğünü biliyoruz ki bu ciddi bir savaş konusudur Ege’de!

Bunları bir kenara bırakacak olursak, Yunanistan’ın küçük tahrikleri, bir noktada yeterli bile olabilir...

AB DE DESTEK VERİRSE!

Şüphesiz Yunanistan arkasında AB ile hareket ediyor.

Ancak, 2022 sonu 2023 başında bir kontrollü hareketlenme gündeme gelebilir. Zaten bu sürece girince işaretlerini de göreceğiz. Sağ olsun Yunan tarafı bu konuda elinden geleni yapacaktır ve kaybedeceği bir oyuna girecek kadar da gözü kara gözüküyor.

Ankara’nın Yunanistan konusunda çatışmacı politikaların içinde kendini bulması, içeride büyük destek bulacaktır. Bu desteğin zemini zaten hazırdır ve iktidarın uygulamalarına muhalif geniş bir kesim, Yunanistan konusunda esecek fırtınalarda körükleyici rol oynamaya hazırdır.

***

Ankara’nın haklı konumda bir de AB’nin baskısıyla karşılaşırsa, bu kez kahrolsun Hitler benzeri bir rüzgârın yaratılması gündeme gelecektir. 2017 seçimlerinden önce, Erdoğan ve hükümet üyelerinin Avrupa’da Türklere propaganda konusunda ve bazıları özellikle Hollanda için tamamen Ankara’nın düzenlediği “milliyetçi” politikaların iktidara yüzde 1 oy desteğine yol açtığını biliyoruz.

Bu ve benzeri politikalar ve sonuçları AKP’nin torbasında duruyor.

***

Diyeceğim şu: Ankara’nın ihtiyacı olan en az 3 milyon seçmen desteğinin önemli bir kısmı, dışa yönelik milliyetçi dalgaların yaratılması ile devşirmeye yönelik politikaları, sepette duruyor.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları