Nobel Ödülleri: Bilim gelişmenin ve yeni ufukların anahtarıdır
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Nobel Ödülleri: Bilim gelişmenin ve yeni ufukların anahtarıdır

09.10.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Aziz Sancar, en üst düzey ve özgürce araştırmaların yapıldığı ülkelerden birinde, ABD’de, günde 16-18 saat çalışarak ve merakının peşinde koşarak, odaklandığı konuyu çözmek için yöntemler geliştirerek DNA’nın, ikili zincirdeki bozulmaları nasıl onardığını gösterdi. Çok emek, çok alın teri, Nobel Kimya Ödülü ile taçlandı (Aslında tıp ödülü de olabilirdi). Böylece canlı varlığın çok önemli bir savunma/onarma mekanizması çözülmüştü.

Bilim üç ana alandaki buluşlarıyla uygarlığı ilerletiyor ve insanlığın önünde durmadan yeni ufuklar açıyor: Tıp, fizik, kimya... Şüphesiz bu temel alanlara yerkürenin kabuk mekanizmalarını, depremlerin nasıl çalıştığını vb. çözmek için çalışan yer bilimleri ve bilimlerin kraliçesi sayılan matematik de eklenir.

Bunların hepsi doğa bilimleridir. Nobel Ödüllerinin yanı sıra, onun kadar önemli, hatta parası daha çok olan bilimin başarılarını taçlandıran ödüller de vardır.

TIP ÖDÜLÜ

Nobel Ödüllerinin açıklandığı haftadayız.

Önce Tıp Ödülü açıklandı. Moleküler biyolog Mary Brunkow (ABD), bağışıklık bilimcileri (immünologlar) Fred Ramsdell (ABD) ve Şimon Sakaguchi (Japonya), yaptıkları buluşlarla “bağışıklık sistemimizi nasıl kontrol altında tuttuğumuzu, bu sayede akla gelebilecek tüm mikroplarla savaşabileceğimizi ve yine de otoimmün hastalıklardan kaçınabileceğimizi” gösterdiler.

Bağışıklık sisteminin nasıl düzenlendiğine ilişkin temel bilgileri ortaya çıkardılar. Otoimmün hastalıkları (bedenin bazı proteinlerinin vücuda saldırarak hastalıklara yol açması), tıbbın en önemli alanlarından biridir. Keşifleri, düzenleyici T hücrelerinin, vücudun kendi dokularına saldırmasını önleyici görevleri olduğunu gösterdi. Bu keşif bu alanda yeni tedavi olanakları için yol gösterici oluyor. Bu keşiften yola çıkılarak, aslında epey bir süredir otomimmün hastalıkların erken klinik geliştirme aşamasında olan çok sayıda tedavi yönteminin geliştirilmesine yol açtı.

Uzmanlar diyor ki “Bu ilk bulgular olmasaydı şu anda tedavilerden bahsedebileceğimiz bu noktada asla olamazdık. Tip 1 diyabet, artrit ve multipl skleroz gibi otoimmün rahatsızlıklar, her on kişiden birini etkilemekte”.

FİZİK ÖDÜLÜ

Fiziğin yeni alanı, parçacık fiziğine konu olan en küçük parçacıkların davranışlarının araştırıldığı kuantum çalışmalarına verildi. Kuantum tünelleme adı verilen verilen olguyu açıklayan ve ayrıca pratik deneyler ve uygulamalarla bunu gösteren Amerikalı John Clarke, Michel Devoret ve John M. Martinis’e verildi. Uzmanlar diyor ki “Kuantum tünelleme, bir parçacık bir bariyerden diğer tarafa geçerken oluşur ve bariyere de zarar vermez. Yarattıkları elektronik devrelerden oluşan sistemde hareket eden elektronların, tek bir parçacık olarak nasıl hareket ettiğini ve tüm devreyi doldurmak için bölme bariyeri boyunca tünel açtığını gösterdi.”

“Kuantum tünelleme, süper bilgisayarlardan akıllı telefonlara kadar her türlü modern cihaz için temel teknoloji olan transistörlerin temelidir. Ve atom altı âlemden gelen bu etkinin daha büyük, günlük ölçeklerde de nasıl ortaya çıkabileceğini göstererek, yeni ödüllülerin çalışmaları gelecekteki kuantumla aşılanmış teknolojik atılımların, yani kuantum hesaplamanın devam eden gelişiminin yolunu açtı.”

Bu çalışmalar sayesinde cep telefonlarından MRI tıp cihazlarına kadar kullandığımız teknolojilerin de geliştirilmesine yol açtı.

KİMYA ÖDÜLÜ

Nobel Kimya Ödülü’nü Susumu Kitagawa (Japonya), Richard Robson (Avustralya) ve Omar M. Yaghi (ABD) paylaştı. Üç bilim insanı yeni bir moleküler yapı (metalorganik iskeletler) geliştirdiler, bu yapılar, moleküllerin girip çıkabildiği geniş boşluklar içerdiği için, bunları çöl havasından su toplamak, sudaki kirleticileri ayıklamak, karbondioksiti yakalamak ve hidrojen depolamak için kullanılabildiğini gösterdiler. Bu çalışmalar aynı zamanda iklim değişikliğiyle mücadelede yardımcı olabilecek, karbondioksit yakalayabilecek ya da plastik kirliliğini kimya yoluyla azaltabilecek.

NASIL ÇALIŞIR

Temel bilimin ana sorusu “nasıl”dır. Nasıl çalışıyor, işliyor, bu bağlamda bağışıklık sistemi mekanizmamızın özellikleri nedir, bilim anlamaya ve çözmeye yönelik çalışır. Nasıl sorusuna bir yanıt aramazsak bilinmez bir dünya içinde sağır ve kör kalırız.

CUMHURİYET’İ SATIN ALIN

Gazetemiz, 101. yılında; ekonomik zorluklarla başa çıkabilmek, Cumhuriyet ve demokrasiyi savunmak, daha çok eşitlik, dayanışma, insan onuruna yaraşır ve adil bir düzen için; laiklikten, cinsiyet eşitliğinden ve kadınlara yönelik şiddete karşı mücadeleden ödün vermeden yayınını sürdürebilmek amacıyla kadim okuruna ve milletine başvurdu.

Bağış kampanyası büyük ilgi görüyor ve okur gazetesinin yanında yer alıyor. Bilgiler şu linkte: www.cumhuriyet.com.tr/cumhuriyetten/cumhuriyet-e-destek-ve-dayanismacagrisi-2440307

Bunun yanı sıra, Cumhuriyet’e yardımı, gazeteyi satın almakla da ve tirajının yükselmesine yardım ederek de gerçekleştirebilirsiniz. Hedef her gün bir Cumhuriyet. Maddi koşullarınıza göre, haftada mutlaka birkaç gün Cumhuriyet.

Yazarın Son Yazıları

Hürmüz’ü İran kapatmadı! Petrol krizi dünyayı dağıttı...

Petrolün dünya ekonomisi ve ülkeler için ne kadar önemli olduğu, Hürmüz Boğazı’nı İran’ın güvenlik alanı olarak ilan etmesiyle yeniden ortaya çıktı.

Devamını Oku
26.03.2026
Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Devamını Oku
22.03.2026
Tapu meselesi ve adalet bakanı

HP başkanının 11 tapu artı kanıtlanmamış bir duyum, 2 mülk satımı ve toplamda 452 milyon liralık bir varlıkla ilgili açıklamalarını dinleyince tabii ki insanın bu kadar mal mülk iddiaları karşısında dudakları uçuklar dedim. Büyüklüğü tartışılır ama bir siyasi kıyamet kopartacak bir durumla karşı karşıya olduğumuz açık seçik.

Devamını Oku
19.03.2026
Yargıyı silah olarak kullanmanın büyük ekonomik kayıpları

Biz bunu resmen derinlemesine yaşıyoruz ama yargıyı siyasi rakiplerine karşı yok edici bir silah olarak kullanan örneğin Brezilya’da bu sonuçları görünce (*) gözlerimiz yine İBB operasyonlarının, Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının tutuklanmasının ve CHP’ye açılan kapatma davalarının Türkiye ekonomisini nasıl vurduğunu ve halkı yoksullaştırdığını biliyoruz.

Devamını Oku
17.03.2026
‘Yargı Silahı’: Mehmet Pehlivan hücresinden yazıyor...

Dünkü yazımı tamamlayıcı olarak masumiyeti çiğnenmiş, görev alanı yüksek güvenlikli bir hücre içine hapsedilmiş İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın kitabı, Tunç Soyer ile birlikte geldi.

Devamını Oku
16.03.2026
‘Gelecek Olsun’: Tunç Soyer cezaevi penceresinden dünyaya ve ülkeye bakıyor

İntikamcı veya bertaraf edici ruh, şüphesiz ne hukuk ve yasa tanır ne ahlaki siyaset ne gelenek ne ülke geleceği ve demokratik toplum arzusu ne de yargının hukukun doğal işleyişine saygı...

Devamını Oku
15.03.2026
Savaşın sürmesi İran’ı molla rejimine mahkûm eder

İran’ı yöneten demir eldivenli molla rejiminin, Humeyni devrimini garanti altına almak ve artık geri döndürülemez bir karaktere büründürmek için kurdukları askeri, ekonomik, siyasi ve toplumsal karakterli İslam Devrim Muhafızları’nın, İran’da mahallelere kadar inen çok köklü bir örgütlenmeye sahip olduğunu okuyoruz.

Devamını Oku
12.03.2026
Kumpaslarla geçen 23 yıllık AKP dönemi

Türkiye’nin resmen açıklanmış 1 no’lu cumhurbaşkanı adayını “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” yaptıkları davanın tam bir sıkıyönetim koşullarında başlatılması bu davanın normal koşullarda geçmeyeceğinin başlı başına işaretidir.

Devamını Oku
10.03.2026
MHP’nin içi boş söylemleri ve İBB duruşmaları

MHP sözcüleri, başta Devlet Bahçeli ve Feti Yıldız arada sırada AKP’den farklı veya daha ileri iddialarla öne çıkıyor.

Devamını Oku
09.03.2026
‘İran, onu yöneten herhangi bir rejimden daha eskidir’

İran, dünyanın neredeyse kesintisiz en eski uygarlıklarından biri.

Devamını Oku
08.03.2026
Trump’ın ‘altın tokmaklı’ barış kurulu

Trump Gazze’yi yeniden “imar etmek” bahanesiyle azgelişmiş ülkelerin veya ondan korkmaktansa onunla karşılıklı menfaat ilişkileri içinde olmayı tercih eden azgelişmiş/gelişmekte olan ülkelerin temsilcileri ile birlikte bir “barış kurulu” kurdu...

Devamını Oku
23.02.2026
Dezenformasyon

Savcılık kaç gündür aranan ama bulunamayan gazeteci Alican Uludağ’ın son çare olarak derhal yakalanarak mevcutlu olarak İstanbul’a getirilmesini istedi.

Devamını Oku
22.02.2026
Gürlek ve sadık gazetecileri

Biraz gecikmiş olsa da yazmalı ve aklımdan çıkarmalıyım, yoksa dönüp dolaşıyor.

Devamını Oku
19.02.2026
Yapay zekâ düşünüyor, öğreniyor

Önce üretken yapay zekâ programlarının yaratacağı işsizlik üzerine biraz daha bilgi...

Devamını Oku
17.02.2026
Geleceği, insanları, savaşları, gezegeni ‘teknoloji oligarkları’ mı biçimleyecek?

Oligark siyasette oldukça yerleşmiş bir kavramdır. Bu dizinin ilki olan dünkü yazımda, teknoloji multi milyarderlerin “demokratik bir katılım veya denetim olmaksızın insanlığın geleceğini şekillendirdiği”ne işaret etmiştik.

Devamını Oku
16.02.2026
Dehşet çanları ve yapay zekâ ve insanlığın kontrolü

Herkes küçük işleriyle yapay zekâ uygulamalarının tadını çıkarıyor.

Devamını Oku
15.02.2026
Daha zor aylar ve yıllar ülkeyi bekliyor

Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek’in atanması, ülkenin en önemli konusu haline geldi.

Devamını Oku
12.02.2026
Belediye başkanı ve milletvekili istifalarına bir çözüm arayışı

Şüphesiz bir siyasetçi koşullara göre fikir değiştirebilir ve partisinden ayrılabilir.

Devamını Oku
10.02.2026
İki 7.3 ne yapar? İstanbul ve Marmara bölgesi tamamen korunmasız...

Siz okumaktan bıkmış olabilirsiniz ama biz yazmaktan bıkmadık.

Devamını Oku
09.02.2026
Deprem: ‘Ruhuna el fatiha! Acımız sonsuz

İktidar siyasetçilerinin deprem sonrası en iyi bildiği şeydir.

Devamını Oku
08.02.2026
Yeni keşfi üzerine Aziz Sancar ile röportaj

Burada duyurmuştum Sancar’ın öldürücü beyin tümörü Glioblastoma’yı fare deneylerinde başarıyla yok ettiğini...

Devamını Oku
05.02.2026
Güç gösterisinin tırmandığı doruk, en zayıf olunan noktadır

Bu konuda benzer içerikte bir yazı yazmıştım, Trump’ın askeri, ekonomik ve siyasi gücünü bütün dünyaya karşı açıkça kullanmaya başlayınca bütün dünyayı karşısına almış, bu imkânsız denemesinin aşağı düşüşe yol açacağını yazmıştım, bazı okurlar ve sosyal medyadaki izleyiciler “Hayal görüyorsun” mesajı atmışlardı.

Devamını Oku
03.02.2026
Güvenlik için atom silahı arayışları

ABD’yi İran’a saldırı kararlılığından vazgeçirmek için İslam ülkeleri diplomatik çalışmalarını sürdürürken...

Devamını Oku
02.02.2026
Emperyalizmin apaçık yüzü; savrulan ve yeniden birleşen dünya

Evet sömürgecilik, hegemonya, askeri darbeler, eşitsizlikler, sürekli yoksullar aleyhine çalışan dünya ticareti vb.

Devamını Oku
01.02.2026
Saray bu kadar yoksulluğa rağmen hangi cesaretle milleti süründürüyor?

Bu sorunun yanıtını düşünmeli herkes.

Devamını Oku
29.01.2026
İran’a saldırı, bölgede deprem niteliğinde değişime yol açar

ABD Suriye’yi alelacele düzenledikten sonra, silahlı güçlerini (uçak gemileri başta) İran üzerinde yoğunlaştırıyor.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu ve Karanlıklar Çağı-2

Şüphesiz Uğur Mumcu ve daha bir dizi kahramanın öldürüldüğü ve katliamların gerçekleştirildiği 1990- 2000 yıllarının öncesi var.

Devamını Oku
26.01.2026
Uğur Mumcu ve karanlıklar çağı

Uğur Mumcu’yu 33 yıl sonra bile kitlelerin gönlünden, meslektaşlarının yüreğinden silemeyen nedir?

Devamını Oku
25.01.2026
Pax Americana: Türkiye, Suriye, İsrail’e doğru

Şüphesiz beklenmiyordu veya ABD’nin ipiyle kuyuya inilmez seni yarı yolda bırakır diyenler de vardı.

Devamını Oku
22.01.2026
Bir intikam histerisinin sahne şovu mu?

“Bak ne yaparız biz sizi, sürüm sürüm süründürürüz!...”

Devamını Oku
20.01.2026
NATO: Bir ittifakın ölümü mü?

Dün Kopenhag adeta öfke patlaması yaşadı; on binlerce kişi Danimarka ve Grönland bayraklarını sallayarak “Grönland’a dokunmayın, Grönland satılık değil” pankartları sallıyordu.

Devamını Oku
19.01.2026
Sancar müjde verdi: Beyin kanseri klinik deneylerini Türkiye’de yapacağız...

Epeydir görüşemiyorduk.

Devamını Oku
18.01.2026
Marmara depremine yeni bir bakış var

Fay parçalar halinde kırılacak ve maksimum deprem büyüklükleri ancak 7.3’e ulaşabilecek.

Devamını Oku
15.01.2026
İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri ne olur?

İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor.

Devamını Oku
13.01.2026
Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Devamını Oku
12.01.2026
Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026
Aziz Sancar’dan büyük bir başarı daha: Beyin kanserini farelerde yok ettiler

İki üç kez yazmıştım, Aziz Hoca, hızlı ilerleyen ve ölümcül bir beyin kanseri türü olan Glioblastoma’nın tedavisine yönelik çok ciddi bir yöntem geliştirdi ve ilk erken sonuçlar bu tedavinin mümkün olabileceğine ilişkin önemli umutlar doğurdu, diye.

Devamını Oku
08.01.2026
Askeri güç ile siyaset: Geleceği olabilir mi? Avrupa- Çin dayanışması

Bence Trump, bugünkü dünyada pek de geleceği olmayan bir siyaset dönemi başlattı.

Devamını Oku
06.01.2026
Dünyada her şey çöktü, kendini korumak bile ne kadar mümkün?

“Önce Amerika”, “En büyük Amerika” sloganları bugün yaşadıklarımıza (Venezüella’ya baskın) ve arkasından yaşayacaklarımıza ilişkin her şeyi açıklıyordu.

Devamını Oku
05.01.2026
İran’da rejimin tek çıkış yolu nükleeri iptal etmek mi?

En sonunda İranlılar, ekonomik çöküşe başkaldırdılar.

Devamını Oku
04.01.2026