Ukrayna, neden büyük güç kavgasının parçası oldu?
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Ukrayna, neden büyük güç kavgasının parçası oldu?

06.03.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

ABD’nin (Avrupa-NATO’nun) Ukrayna’yı uzun zamandır Rusya ile savaşa hazırladığını New York Times’ın yazısından öğreniyoruz. Özellikle Kırım’dan sonra Ukrayna’nın Ruslara karşı askeri hazırlıklarını son derece ilerlettiğini ve Amerikalıların 2014’ten bu yana, Polonya’ya uzak olmayan Lviv kenti yakınlarında “Savaş Eğitim Merkezi”nde ABD’li özel uzmanların Ukrayna’nın silahlı güçlerini eğittiğini öğreniyoruz. 3 milyar doları aşan askeri malzeme sağlamışlar. Amerikalılar, Ukraynalı savaş pilotlarına da verdikleri eğitimin çok işe yaradığını açıklıyorlar.

Yine başka bir hikâyede, Ukraynalı keskin nişancı grupların Donetsk’te ayrılıkçı güçleri tek tek nasıl avladıkları anlatılıyor.

Normal. Türkiye’den de İHA’lar vb. almıyorlar mı? Şüphesiz keskin nişancı ithalatı da yapıyor olabilirler. Dünyadaki “terörist güçleri” de çağırdıklarını biliyoruz. Bir ülkenin savaşa hazırlık için her olanaktan yararlanmaya çalışmasının kınanacak bir tarafı yok!

Demek istediğim şu: Batı ve Ukrayna yıllardır böyle bir Rus saldırısı beklentisine karşı hazırlık içindeler. Yani onlar için sürpriz değildi. En azından işgal güçlü bir olasılık olarak ortadaydı. Zaten Donetsk ve Luhansk’ta ayrılıkçı gelişmeleri de Batılıların da katıldıkları iki anlaşmayı da yine 2014 ve 2015’te kabul etmedi Ukrayna.

Kendi topraklarının parçası olarak gördüğü ve Rusya’nın desteğine sahip bu iki “cumhuriyeti” kendine bağlı tutmak istemesi de çok doğal. 

NORMAL OLMAYAN BİR DURUM VAR!

Ukrayna’yı yönetenler, ülkelerinin Rusya ile Avrupa/ABD arasında “hangi kampta olması gerektiği” konusunda büyük bir mücadele ve nihayet savaş alanına dönüşmüş olmasına neden izin verdiler? Ülkenin giderek parçalanmakta olması, politikacı bakımından kabul edilebilir bir şey mi?

Diyeceksiniz ki bir ülke halkı “hangi kampta” yaşayacağına özgür iradesi ile karar veremez mi ve yöneticilerini de buna göre seçemez mi?

Tamam, millet iradesini yüzde 40-60 gibi bir oranda seçimlerde gösterdi ve yöneticilerini seçti.

Peki, seçilen yöneticilerin, ülkelerinin varlığı-geleceği konusunda seçmenin çoğunluk iradesinden bağımsız olarak, ülke bütünlüğünü, bağımsızlığını gözeterek, ülkesi ve milleti için sağduyu ile kendini seçen ve seçmeyen tüm yurttaşlarını da dikkate alarak, Ukrayna üzerinde NATO-Rusya büyük oyununu iyi analiz ederek ve sonuçlarını da gözeterek, “en iyi kararı” vermek gibi bir sorumluluğu yok mu? Yani yöneticilerden bunu beklemek zırvalık mıdır?

18 YILLIK ÇEKİŞME

Ukrayna 2014’ten önce, 2004-2005’te “Turuncu Devrim” adı verilen büyük dalgalanmalarıyla bu soru ve aslında bugünkü durum ile karşı karşıya idi. Turuncu Devrim, Ukraynalı milliyetçilerin Batı desteğiyle yürüttükleri ve Rusya’yı da hedef alan, Batı ile birleşmeyi isteyen büyük gösterilerin adıdır.

Galibi de Yuşçenko idi. Sonraki seçimde ise dibe vurmuştu. Deniz Berktay’ın şu haberini ve yorumu anımsayalım Ukrayna’yı anlamak için:

www.bbc.com/turkce/izlenim/2010/01/100122_fooc_ukraine 

2005’ten sonra da asla durulmayan ve içte parçalanmayı sürdüren bir ülke.

En büyük sorun “iç bölünme”dir ülke için. Hele Ukrayna gibi üzerinde Doğu-Batı savaşı verilen bir ülke, Doğu’nun veya Batı’nın egemenlik alanında kalmasını bir kader olarak gören politik liderler, ülkeye en büyük düşmanlığı yapar.

Ukrayna, 2005’te “Turuncu Devrim” sonuçlandıktan sonra (sanırım) hemen NATO üyeliğine başvurdu.

‘GÜVENLİĞİN’ ÇÖKÜŞÜ

Taa o zamandan bu yana Rusya Ukrayna ve NATO arasında gerilimler başladı. 2008’de NATO üyeliğini görüştü ama büyük ölçüde Rusya’nın karşı çıkmasını da gözeterek, üyeliğine bahaneler uydurdu. Bu üyeliğin Avrupa’da Ukrayna yüzünden barışın istikrarsızlaşmasını göze alamadılar. Nasıl olsa tüm diğer eski Doğu Avrupa-Varşova Paktı üyeleri NATO’ya alınmıştı. Ukrayna’nın üyeliği zamana bırakıldı.

NATO, İkinci Dünya Savaşı hemen sonrası esasında eski Sovyetler Birliği’ne (komünizme!) karşı kurulmuş bir örgüttü. Sovyetler Birliği’nin çökmesinden sonra da durum değişmedi. NATO bu kez Rusya’ya karşı bir örgüt niteliğini korudu, hatta bunu daha da geliştirdi.

Çünkü ABD için Rusya, mücadele edilecek, ele geçirilecek bir ülkeydi. Ha komünist iken ha kapitalist iken! Bu, kapitalizmin egemenlik-pazar genişleme zorunluluğunun bir sonucuydu.

Rusya ile NATO-Batı arasında çeşitli güvenlik anlaşmaları vardı. Fakat Avrupa’daki “güvenlik mimarisi”, NATO’nun hızla Rusya aleyhine karşı genişlemesiyle “gerçekliğini” yitirir hale geldi.

Hele Ukrayna’nın da NATO üyeliği ile NATO silahları, topları, füzeleri tam Rusya sınırına gelip dayanacaktı.

İki kamp arasındaki istikrar tamamen yıkılıp gidecekti. Burun buruna iki atom gücü!

5 Kasım 2019’da NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, “Tüm üye ülkeler Ukrayna’nın NATO’ya katılmasına karar verdi” diyecekti ve Rusya’nın tepkisi gecikmeyecekti:

www.birgun.net/haber/stoltenberg-ukrayna-nato-ya-katilacak-275313

www.ankasam.org/ukraynanin-nato-uyeligi-tartismalari/

***

Mesele Zelenski ve Ukrayna’nın çok ötesinde bir büyük güç kavgasıdır.

Ya ülkeni ve bağımsızlığını koruyacaktın ya da bir tarafın aleti olacaktın, politika bu mu?!. Zelenski, ABD ve Avrupa için “kahraman” olabilir, peki ülkesi için?

Devam edeceğim.

Yazarın Son Yazıları

Trump’ın ‘altın tokmaklı’ barış kurulu

Trump Gazze’yi yeniden “imar etmek” bahanesiyle azgelişmiş ülkelerin veya ondan korkmaktansa onunla karşılıklı menfaat ilişkileri içinde olmayı tercih eden azgelişmiş/gelişmekte olan ülkelerin temsilcileri ile birlikte bir “barış kurulu” kurdu...

Devamını Oku
23.02.2026
Dezenformasyon

Savcılık kaç gündür aranan ama bulunamayan gazeteci Alican Uludağ’ın son çare olarak derhal yakalanarak mevcutlu olarak İstanbul’a getirilmesini istedi.

Devamını Oku
22.02.2026
Gürlek ve sadık gazetecileri

Biraz gecikmiş olsa da yazmalı ve aklımdan çıkarmalıyım, yoksa dönüp dolaşıyor.

Devamını Oku
19.02.2026
Yapay zekâ düşünüyor, öğreniyor

Önce üretken yapay zekâ programlarının yaratacağı işsizlik üzerine biraz daha bilgi...

Devamını Oku
17.02.2026
Geleceği, insanları, savaşları, gezegeni ‘teknoloji oligarkları’ mı biçimleyecek?

Oligark siyasette oldukça yerleşmiş bir kavramdır. Bu dizinin ilki olan dünkü yazımda, teknoloji multi milyarderlerin “demokratik bir katılım veya denetim olmaksızın insanlığın geleceğini şekillendirdiği”ne işaret etmiştik.

Devamını Oku
16.02.2026
Dehşet çanları ve yapay zekâ ve insanlığın kontrolü

Herkes küçük işleriyle yapay zekâ uygulamalarının tadını çıkarıyor.

Devamını Oku
15.02.2026
Daha zor aylar ve yıllar ülkeyi bekliyor

Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek’in atanması, ülkenin en önemli konusu haline geldi.

Devamını Oku
12.02.2026
Belediye başkanı ve milletvekili istifalarına bir çözüm arayışı

Şüphesiz bir siyasetçi koşullara göre fikir değiştirebilir ve partisinden ayrılabilir.

Devamını Oku
10.02.2026
İki 7.3 ne yapar? İstanbul ve Marmara bölgesi tamamen korunmasız...

Siz okumaktan bıkmış olabilirsiniz ama biz yazmaktan bıkmadık.

Devamını Oku
09.02.2026
Deprem: ‘Ruhuna el fatiha! Acımız sonsuz

İktidar siyasetçilerinin deprem sonrası en iyi bildiği şeydir.

Devamını Oku
08.02.2026
Yeni keşfi üzerine Aziz Sancar ile röportaj

Burada duyurmuştum Sancar’ın öldürücü beyin tümörü Glioblastoma’yı fare deneylerinde başarıyla yok ettiğini...

Devamını Oku
05.02.2026
Güç gösterisinin tırmandığı doruk, en zayıf olunan noktadır

Bu konuda benzer içerikte bir yazı yazmıştım, Trump’ın askeri, ekonomik ve siyasi gücünü bütün dünyaya karşı açıkça kullanmaya başlayınca bütün dünyayı karşısına almış, bu imkânsız denemesinin aşağı düşüşe yol açacağını yazmıştım, bazı okurlar ve sosyal medyadaki izleyiciler “Hayal görüyorsun” mesajı atmışlardı.

Devamını Oku
03.02.2026
Güvenlik için atom silahı arayışları

ABD’yi İran’a saldırı kararlılığından vazgeçirmek için İslam ülkeleri diplomatik çalışmalarını sürdürürken...

Devamını Oku
02.02.2026
Emperyalizmin apaçık yüzü; savrulan ve yeniden birleşen dünya

Evet sömürgecilik, hegemonya, askeri darbeler, eşitsizlikler, sürekli yoksullar aleyhine çalışan dünya ticareti vb.

Devamını Oku
01.02.2026
Saray bu kadar yoksulluğa rağmen hangi cesaretle milleti süründürüyor?

Bu sorunun yanıtını düşünmeli herkes.

Devamını Oku
29.01.2026
İran’a saldırı, bölgede deprem niteliğinde değişime yol açar

ABD Suriye’yi alelacele düzenledikten sonra, silahlı güçlerini (uçak gemileri başta) İran üzerinde yoğunlaştırıyor.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu ve Karanlıklar Çağı-2

Şüphesiz Uğur Mumcu ve daha bir dizi kahramanın öldürüldüğü ve katliamların gerçekleştirildiği 1990- 2000 yıllarının öncesi var.

Devamını Oku
26.01.2026
Uğur Mumcu ve karanlıklar çağı

Uğur Mumcu’yu 33 yıl sonra bile kitlelerin gönlünden, meslektaşlarının yüreğinden silemeyen nedir?

Devamını Oku
25.01.2026
Pax Americana: Türkiye, Suriye, İsrail’e doğru

Şüphesiz beklenmiyordu veya ABD’nin ipiyle kuyuya inilmez seni yarı yolda bırakır diyenler de vardı.

Devamını Oku
22.01.2026
Bir intikam histerisinin sahne şovu mu?

“Bak ne yaparız biz sizi, sürüm sürüm süründürürüz!...”

Devamını Oku
20.01.2026
NATO: Bir ittifakın ölümü mü?

Dün Kopenhag adeta öfke patlaması yaşadı; on binlerce kişi Danimarka ve Grönland bayraklarını sallayarak “Grönland’a dokunmayın, Grönland satılık değil” pankartları sallıyordu.

Devamını Oku
19.01.2026
Sancar müjde verdi: Beyin kanseri klinik deneylerini Türkiye’de yapacağız...

Epeydir görüşemiyorduk.

Devamını Oku
18.01.2026
Marmara depremine yeni bir bakış var

Fay parçalar halinde kırılacak ve maksimum deprem büyüklükleri ancak 7.3’e ulaşabilecek.

Devamını Oku
15.01.2026
İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri ne olur?

İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor.

Devamını Oku
13.01.2026
Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Devamını Oku
12.01.2026
Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026
Aziz Sancar’dan büyük bir başarı daha: Beyin kanserini farelerde yok ettiler

İki üç kez yazmıştım, Aziz Hoca, hızlı ilerleyen ve ölümcül bir beyin kanseri türü olan Glioblastoma’nın tedavisine yönelik çok ciddi bir yöntem geliştirdi ve ilk erken sonuçlar bu tedavinin mümkün olabileceğine ilişkin önemli umutlar doğurdu, diye.

Devamını Oku
08.01.2026
Askeri güç ile siyaset: Geleceği olabilir mi? Avrupa- Çin dayanışması

Bence Trump, bugünkü dünyada pek de geleceği olmayan bir siyaset dönemi başlattı.

Devamını Oku
06.01.2026
Dünyada her şey çöktü, kendini korumak bile ne kadar mümkün?

“Önce Amerika”, “En büyük Amerika” sloganları bugün yaşadıklarımıza (Venezüella’ya baskın) ve arkasından yaşayacaklarımıza ilişkin her şeyi açıklıyordu.

Devamını Oku
05.01.2026
İran’da rejimin tek çıkış yolu nükleeri iptal etmek mi?

En sonunda İranlılar, ekonomik çöküşe başkaldırdılar.

Devamını Oku
04.01.2026
Ekonomik panoramada kısa gezinti ve utanmazlık skalası tartışması

Ekonomik tablo yıllardır felaket.

Devamını Oku
30.12.2025
HÜDA PAR/DEM/İmralı el ele Kürt karanlığına

AKP, Türkiye ve Ortadoğu’da Kürdistan isteyen pankürdist, geçmişi karanlık HÜDA PAR’ı, 4 milletvekili vererek Meclis’e soktu.

Devamını Oku
29.12.2025
Hey Türkler, Anadolu, Trakya, savaşı kaybettiğinizden haberiniz var mı?

Kürt meselesini çözüm komisyonu sanki çıkmaza girdi gibi.

Devamını Oku
28.12.2025
Çin’in başarısının sırrı: Yüz binlerce genç mühendis

Anımsıyorum, 6-7 yıl önce Amerikan üniversitelerini bitiren fen alanlarında mühendislerin sayısı muhtemelen 400 bin kadar olduğuna ilişkin bir istatistiğe hayret etmiştim.

Devamını Oku
25.12.2025
Çin, 20 yılda kritik teknoloji araştırmalarının yüzde 90’ında öncü

Yukarıdaki başlık bana ait değil, dünyanın en önemli iki bilim dergisinden biri olan NATURE’a ait.

Devamını Oku
23.12.2025
6 yıllık ‘Manhattan Projesi’ ile Çin ABD tekelini kırdı

Bu proje İkinci Dünya Savaşı’nı bitiren atom bombası üretme projesi değil.

Devamını Oku
22.12.2025
Anket sonuçlarına ne kadar güvenmeli?

Onlarca anket önümüze geliyor ve buna göre yorumlar yapıyoruz.

Devamını Oku
21.12.2025
13 yıl öncenin büyük öngörüsü gerçekleşiyor mu?

Kaybettiğimiz Doğan Kuban Hoca’nın seçme yazılarına her hafta Herkese Bilim Teknoloji dergisinde yer veriyoruz.

Devamını Oku
18.12.2025
Ankara’nın F-35 rüyası bitti veya çok bedel ödemesi gerekir

Hayır, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack’ın F-35 konusunda verdiği yanıta dayanarak Ankara bu uçakların rüyasını bile göremez demiyorum.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu anlaşmayı kim ‘Feshet’ dediyse suçlu o! Suriye tek mi olacak çok mu?

Bütün mesele bu. Derinden bir savaş veriliyor, bir varlık ve yokluk savaşı bu, olmak mı olmamak mı...

Devamını Oku
15.12.2025