'Aydınlanan Yollar'

'Aydınlanan Yollar'

24.02.2012 04:59
Güncellenme:
Takip Et:
\n

4+4+4’E KARŞI SESLER YÜKSELİRKEN OKUNMASI GEREKEN BİR KİTAP:

\n\n\n

\n\n\n

Evimizin çatısı çöktü, şimdi koyunlarla birlikte ahırda kalıyoruz.

\n

Yatılı Bölge Okulunda okuyorum, hayatım hep işlerle geçiyor. Pamuk topluyorum, odun topluyorum, babaannemin ineklerini alıp çobanlık yapıyorum, keçileri otlatırken defterimi, kitabımı alıp ders çalışıyorum.

\n

Ben okuyup annem ve kardeşlerime bakacağım. Annem de istiyor bunu. Ama bize inanmayanlar var. Babam annemi dövüyor, bize küfür ediyor.

\n

Bir dağ köyünden geliyorum. On üçüme vardığımda üç, beş milyara beni satacaklar.

\n

Hiç erkek kardeşim olmadığı için babam kuma getirdi, evde kıyamet koptu.

\n

Ben okumak istiyorum. Okulumuzun müdürü bizim köye gelerek babamı okumam için ikna etti. Babam evet demesine dedi, ama beni berdel olarak vermeyi aklına koymuş bir kere.

\n

Bunlar, Anadolunun farklı yörelerinden, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğine burs için başvuran kızların söylediklerindenZehra İpşiroğlunun Cumhuriyet Kitaptan çıkan yeni kitabıAydınlanan Yollardan okuyorum

\n

Kardelen Öyküleri

\n

Zehra İpşiroğlu araştırmacı bir yazar. Araştırma ve gözlemlerini eleştirel düşünce sistematiği içinde ele alıp sentezler ortaya koyuyor.

\n

Türkan Saylanın ölümünden üç yıl önce, onunla güncel konularda yaptığı çok geniş kapsamlı söyleşileri, Yapıcılığın Gücü kitabında bir araya toplamış, Almanyada yaşayan film yönetmeni Başak Demirle bir de belgesel çalışmasına girişmişti Zehra. Ancak filmde Türkan Saylanın dokunduğu ve dönüştürdüğü yöreler/kişiler de yer alacaktı. İşte bu amaçla çıkılan Van yolculuğu ve orada tanıdığı Kardelenlerin öyküleri Aydınlanan Yollar kitabına yol açtı.

\n

Kitabı okurken hep Türkan Saylan’ı omuz başımda hissettim. Kitap aynı zamanda Türkan Saylana bir saygı duruşu

\n

Aydınlanan Yolların alt başlığıKardelen Öyküleri”… Kitabın ilk bölümü Sesimi Duyuyor musunuz?sorusunu içeriyor: Gelenek, töre, çeşit çeşit baskılar, ekonomik sorunlar, hastalık, şiddet ve korkuyla örülü hayatlar arasından sıyrılıp okula gidebilen kız çocuklarının birbirinden çarpıcı öyküleri yer alıyor. İkinci bölüm Uzun Yürüyüş ise Anadolunun iki farklı yöresinden gelen köy kökenli iki genç kadının öyküsüne odaklanıyor. Ve her öyküde tüm engellere, güçlüklere karşın gençlerin yaşama sevinci, yaşama coşkusu ve azimleri ortaya çıkıyor.

\n

Soluk soluğa kâh gülümseyerek, kâh gözyaşlarımı tutamayarak okudum kitabı. Kimi yerde umutlandım. Çünkü bütün bu kızlar kararlıydılar, mücadeleciydiler. Çünkü hepsinin düşleri, idealleri vardı. Çünkü anneler artık kızlarına destek oluyordu. Çünkü gün gelecek feodal yapılanma, töre ve şiddet kıskacından kurtulacaklarına inanıyorlardı.

\n

Belirtmeliyim: Kitabın tüm geliri, Vandaki Kardelenler’e gidecek.

\n

Tepkiler Sürüyor

\n

İşte tam da bu yukarıda vurguladığım duygular içindeyken geldi AKPnin eğitime ilişkin yasa tasarısı

\n

Kadın kuruluşları hop oturup hop kalkıyor, tepkilerini ortaya koyuyor.

\n

Uçan Süpürgeden KA.DERe sayısız sivil toplum tepkilerini ortaya koyuyor. 4+4+4 formülü, çocuk yaşta evliliklerin önünü açıyor diyorlar. Soruyoruz! Kız çocukları ilkokuldan sonraki eğitimini 70 yaşındaki adamın yatağında mı yapacak?diyorlar. Mesleki eğitimde hangi çocuğun hangi meslek alanına yönlendirileceğine Bakanlar Kurulu karar vermesiyle tek tip insan yetiştirmenin zemini hazırlıyordiyorlar… “Eğitim/öğretim kademelideğilkesintisizolarak ve okulöncesi eğitimi de kapsayacak şekilde 12 yıla çıkarılmalıdır diyorlar

\n

CHP Milletvekili Gülsün Bilgehan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahine açık çağrıda bulundu:

\n

Sevgili Arkadaşım Fatma Şahini, zorunlu eğitimi 4 yıla indiren Milli Eğitim Yasasına karşı çıkmaya davet ediyorum diye başlayan mektubunda şunları vurguluyor:

\n

- 1930’dan beri en az 5 yıl olan zorunlu eğitim, 4 yıla iniyor.

\n

- Okulöncesi eğitim kalkıyor

\n

- Çocukların insan hakları ihlallerine uğramaları (erken evlilik, erken çalıştırma, ev işi yükü) söz konusu olacak

\n

Gülsün Bilgehan gençleri, kendileri, çevreleri ve dünya ile barışık yetiştirme hedefi, siyasi partilerin oy kaygılarının üzerinde olması gereğini vurguladıktan sonra mektubunu şöyle bitiriyor: Sayın Bakanı, göreve geldiğinden beri destekleyen ve yeni yasa konusunda ciddi çekinceleri olan ve tepki gösteren tüm sivil toplum kuruluşlarına kulak vermeye davet ediyorum.

\n

Hayır, dün gazete baskıya girinceye dek Fatma Şahinden yanıt gelmedi!

\n

\n

zeynep@zeyneporal.com

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025
Prag’dan sevgiler

Sevgili okurlar Prag’dayım.

Devamını Oku
16.10.2025
Jandarmalı-jandarmasız günler

Sabah 6.30’da kapı tekmeleniyor. Jandarma içeri dalıyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Tiyatro ve siyaset

Bu yazının başlığı “Afife Jale Ödül Töreni’nin düşündürdükleri” olacaktı.

Devamını Oku
09.10.2025
Celladına âşık olmak...

Olmayan suçlar... Yazılmayan iddianameler... Yazılıp uygulanmayan kararlar... Ve hukuk ile guguk arasında yaşamaya devam çabası... Tamam yakınmayı bırakıp sadede geliyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Travmalarla yaşamak...

Nasıl yaşamak bu! Kâh gökyüzünde kanat çırpıyoruz kâh en dipsiz kuyuların derinliğinde kayboluyoruz.

Devamını Oku
02.10.2025
Yaşar Kemal’e adanan bayram

26 Eylül’de Ankara’da 93. Dil Bayramı’nı kutladık. Dil Derneği ve Çankaya Belediyesi’nin ortaklaşa etkinliği Yaşar Kemal’e adanmıştı.

Devamını Oku
28.09.2025
Ellerinde Toprak

“Sömürü bir bütündür. Bütün insan değerlerinin sömürülmesiyle, doğa değerlerinin hoyratça sömürülmesi bir arada gidiyor. Türkiye toprakları yıkıma uğratılıyor, hopur ediliyor. Biz Türkiye üstünde mirasyedileriz. Yıkımımızdan Türkiye’nin hiçbir insanı ve doğa değeri kurtulamıyor.”

Devamını Oku
25.09.2025
‘Üç Ayaklı Kedi’ İstanbul’da

İstanbul dolu dizgin.

Devamını Oku
21.09.2025
Nice yıllara Hrant Dink

15 Eylül, arkadaşımız, yoldaşımız, omuzdaşımız, ülkemin en aydın, en dürüst, en yararlı, en barışçı insanlarından Hrant Dink’in yaş günüydü.

Devamını Oku
18.09.2025
Düşme var düşüş var

Bundan önceki yazım şöyle bitiyordu: “Yeryüzü muhteşemdi. Türkiye’nin asla uygarlıktan, yaratıcılıktan, aydınlıktan ve gelecekten vazgeçmeyeceğine dair umutlarımız tazeleniyordu.”

Devamını Oku
07.09.2025
Büyülü aydınlık bir gece

Elbe Nehri’nin kıyısında görkemli mi görkemli o yapı bir mucize gibi yükseliyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Hapishane ve ödül: Vicdan ve haysiyet

Hafta içinde hapisteki iki çok değerli insanımıza yine uluslararası ödüller verildi.

Devamını Oku
31.08.2025
Paramparça ve umut

Bunalıyorsunuz, kahroluyorsunuz, her yerde haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik diyorsunuz...

Devamını Oku
28.08.2025
Dünyanın sesleri İstanbul’daydı

Bu başlığı yazdım. İstanbul’da bir haftadır süren o muhteşem coşkuyu paylaşacağım diye düşünürken birden bir suçluluk duygusuna kapıldım.

Devamını Oku
24.08.2025
Edremit Kitap Fuarından...

Edremit Kitap Fuarı’ndayım...

Devamını Oku
21.08.2025