Nice yıllara Hrant Dink

Nice yıllara Hrant Dink

18.09.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

15 Eylül, arkadaşımız, yoldaşımız, omuzdaşımız, ülkemin en aydın, en dürüst, en yararlı, en barışçı insanlarından Hrant Dink’in yaş günüydü. Haince katledilmeseydi, kardeşim Hrant 71 yaşında olacaktı.

Biz, Lütfü Kırdar Salonu’nu dolduranlar ve çevrimiçi yayınlanan töreni izleyen binlercemiz yine de onunla kucaklaştık. Hrant Dink Vakfı tarafından her yıl 15 Eylül’de verilen Uluslararası Hrant Dink Ödülü’nün on yedincisindeydik. Ödül töreninin her anı çok etkileyiciydi. O koca dolu salonda sık sık nefesler tutuldu. Konuşmalar da müzikler de harikaydı. Hapiste esir tutulan dostlarımızın adı geçtikçe salon alkıştan inliyordu... Hrant da her an bizimleydi. Ama önce ödül sahiplerine alkış:

Image

Ödül sahipleri : Helena Maleno ve Bület Şık (ortada) Solda: Ödül komite bş. Ayşe Kadıoğlu, vakıf başkanı Rakel Dink. Sağda: Jüri üyeleri; Fatmagül Berktay, Tilbe Saran, Zeynep Oral

BÜLENT ŞIK

Her yıl bağımsız uluslararası bir jüri seçimiyle biri Türkiye’den, biri yurtdışından iki kişi ya da kuruma veriliyor Hrant Dink Ödülü. Ayırımcılık, ırkçılık, şiddetten arınmış, adil bir gelecek için çalışanlara...

Bu yıl Türkiye’den, bilim insanı, çevre ve insan hakları aktivisti, barış akademisyeni; gıda güvenliği gibi konuları anlaşılır biçimde aktararak kamuoyunu hayati bilgilere ulaştıran; bilimsel dürüstlüğü, kamu yararını savunan, risk alma cesareti gösteren ve bilgiyi bir iktidar aracı değil, toplumun ortak hakkı olarak gören Bülent Şık aldı.

Anımsatayım: 2018 yılında Sağlık Bakanlığı’nın gizlediği bir araştırmanın sonucunu, gazetemiz Cumhuriyet’te yayımlanan “Türkiye’yi kanser eden ürünleri devlet gizledi, biz açıklıyoruz! İşte zehir listesi!” başlıklı bir yazı dizisiyle duyurmuştu. Ve “göreve ilişkin sırrı açıklama” suçlamasıyla 15 ay hapis cezası almıştı. Sonra daha nice uyarı ve önerilerle ülkeyi aydınlattı.

HELENA MALENO GARZÓN

Yurtdışından ise İspanya’dan, hayatını, sınırların şiddetini görünür kılmaya, göçmenlerin yaşam hakkını savunmaya adayan, göç rotalarında yaşam mücadelesi veren binlerce insanın sesini duyurmak için çalışan gazeteci, yazar, belgeselci Helena Maleno Garzón aldı.

Her iki ödül sahibinin etkileyici ödül kabul konuşmaları bu köşenin sınırlarını aşar. İlgilenenler Hrant Dink Vakfı’nın internet sitesinden okuyabilir ve törenin tümünü izleyebilir. (https://www.youtube.com/li ve/7BYGGYIPVZo?si=ykTTd kfuQVkJinEf)

Benim de yer aldığım jüri şu isimlerden oluşuyordu: Mor Çatı Vakfı, Kadın Sığınağı Vakfı, Rugiatu Neneh Turay, Aslı Bali, Fatmagül Berktay, Ara Ghazarian, Wolfgang Kaleck, Reşat Kasaba, Cem Mansur, Tilbe Saran, Zeynep Oral ve vakıf başkanı Rakel Dink.

GECENİN RUHU

Ödül törenine damgasını vuran sözcükleri seçecek olsam, bunlardan hangisini manşete taşırdım bilemedim:

Dayanışma-aşk ve sevgi-kardeşlik-adalet arayışı-umut.

Hazal Türesan’ın sunuculuğu üstlendiği törende, vakıf adına açılışı Hrant Dink Vakfı Başkanı Rakel Dink yaptı.

“Hukuk hepimize lazım. Hukukun olmadığı yerde, güvensizlik, huzursuzluk, kargaşa, kaygı, keder olur. Şiddet ve zorbalık, öfke, kin, nefret çoğalır. Adalete hepimizin ihtiyaç duyduğu gerçektir su gibi, hava gibi. Güçlü olan adil değilse vay gelmiş zayıfın, güçsüzün başına” sözleriyle salonda güvercinler uçuştu.

Sanki... Ödül komite başkanı Ayşe Kadıoğlu, “...Biz bu akşam buraya ışığı kucaklamaya geldik, birbirimizden güç ve cesaret almaya geldik. Henüz bitmedik, ölmedik demeye geldik. İletişimden vazgeçmeyenleri alkışlamaya geldik” sözleriyle akşamın dayanışma ruhunu vurguladı.

VE MÜZİK

Yalnız ödül alanların değil dünyanın her yerinden, Peru, Fransa, Kongo, Sırbistan, Macaristan, Yeni Zelanda’dan Türkiye’ye yeryüzündeki “ışıklar” vurgulandı. O “ışıklar”, insan hakları, adalet, cinsiyetçilikle, ekonomik adaletsizlikle ve yoksullukla mücadele, ekolojik hak savunuculuğu, savaş karşıtlığı gibi pek çok alanda yaptıklarıyla ilham olan kişilerdi. Dünya haritası üzerinde videodan izledik. Akşam boyunca Hrant Dink’in yolunda ilerledik.

Müzik hem sahnede canlı hem de ekranda kayıtlarla vardı. Türkçe ve Ermenice şarkıların söylendiği törende Sibil ve Zelişah’ın Sayat Nova yorumunu, Zhanna Davtyan, Arman Peshtmaljyan ve Stepan Ter-Ghevondyan, Selin Sümbültepe ve Erkan Zeki Ar’ı alkışladık.

Müzikte, hepimizin gözlerini yaşartan Hüsnü Arkan’ın Hrant Dink için yazıp bestelediği “Ahparig” (Kardeşim) şarkısı oldu. Arkan ve Ceylan Ertem’in yorumuyla ilk kez dinledik. Finalde bu şarkı Ümit Kıvanç’ın “Hafıza Yetersiz” filminden görüntülere eşlik ettiğinde... Sanki Hrant çıkmış gelmiş, kardeşlik, umut, eşitlik, adalet için mücadeleye devam diyerek her birimizi kucaklıyordu.

Hrant Dink’in sözlerine, düşüncelerine ideallerine sahip çıkan, katkıda bulunan, emek veren herkese sonsuz teşekkürler...

Yazarın Son Yazıları

Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025
Prag’dan sevgiler

Sevgili okurlar Prag’dayım.

Devamını Oku
16.10.2025
Jandarmalı-jandarmasız günler

Sabah 6.30’da kapı tekmeleniyor. Jandarma içeri dalıyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Tiyatro ve siyaset

Bu yazının başlığı “Afife Jale Ödül Töreni’nin düşündürdükleri” olacaktı.

Devamını Oku
09.10.2025
Celladına âşık olmak...

Olmayan suçlar... Yazılmayan iddianameler... Yazılıp uygulanmayan kararlar... Ve hukuk ile guguk arasında yaşamaya devam çabası... Tamam yakınmayı bırakıp sadede geliyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Travmalarla yaşamak...

Nasıl yaşamak bu! Kâh gökyüzünde kanat çırpıyoruz kâh en dipsiz kuyuların derinliğinde kayboluyoruz.

Devamını Oku
02.10.2025
Yaşar Kemal’e adanan bayram

26 Eylül’de Ankara’da 93. Dil Bayramı’nı kutladık. Dil Derneği ve Çankaya Belediyesi’nin ortaklaşa etkinliği Yaşar Kemal’e adanmıştı.

Devamını Oku
28.09.2025
Ellerinde Toprak

“Sömürü bir bütündür. Bütün insan değerlerinin sömürülmesiyle, doğa değerlerinin hoyratça sömürülmesi bir arada gidiyor. Türkiye toprakları yıkıma uğratılıyor, hopur ediliyor. Biz Türkiye üstünde mirasyedileriz. Yıkımımızdan Türkiye’nin hiçbir insanı ve doğa değeri kurtulamıyor.”

Devamını Oku
25.09.2025
‘Üç Ayaklı Kedi’ İstanbul’da

İstanbul dolu dizgin.

Devamını Oku
21.09.2025
Nice yıllara Hrant Dink

15 Eylül, arkadaşımız, yoldaşımız, omuzdaşımız, ülkemin en aydın, en dürüst, en yararlı, en barışçı insanlarından Hrant Dink’in yaş günüydü.

Devamını Oku
18.09.2025
Düşme var düşüş var

Bundan önceki yazım şöyle bitiyordu: “Yeryüzü muhteşemdi. Türkiye’nin asla uygarlıktan, yaratıcılıktan, aydınlıktan ve gelecekten vazgeçmeyeceğine dair umutlarımız tazeleniyordu.”

Devamını Oku
07.09.2025
Büyülü aydınlık bir gece

Elbe Nehri’nin kıyısında görkemli mi görkemli o yapı bir mucize gibi yükseliyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Hapishane ve ödül: Vicdan ve haysiyet

Hafta içinde hapisteki iki çok değerli insanımıza yine uluslararası ödüller verildi.

Devamını Oku
31.08.2025
Paramparça ve umut

Bunalıyorsunuz, kahroluyorsunuz, her yerde haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik diyorsunuz...

Devamını Oku
28.08.2025
Dünyanın sesleri İstanbul’daydı

Bu başlığı yazdım. İstanbul’da bir haftadır süren o muhteşem coşkuyu paylaşacağım diye düşünürken birden bir suçluluk duygusuna kapıldım.

Devamını Oku
24.08.2025
Edremit Kitap Fuarından...

Edremit Kitap Fuarı’ndayım...

Devamını Oku
21.08.2025