Yeter! Susun biraz!

Yeter! Susun biraz!

24.05.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Tamam, anladık bu iktidar, kavgadan, gerilimden besleniyor. Ülkenin değilse de kendi bekası için bu kışkırtmayı, bu hor görme, suçlama, kavga etme, hakaret etme, gözdağı verme, korkutma, bağırma çağırma ve gerilimi sürdürme zorunluğunu duyuyor. Muhalefete, herhangi bir eleştiriye tahammülsüzlük bundandır! Padişahtan çok padişahçılar nedeniyle de bu öfke, kin, kavga sarmalı çığ gibi büyüyor, yaşamın her alanını egemenliği altına alıyor.

Başarısızlığı önlemek değilse de, saklamanın, gizlemenin en iyi yolu “cambaza bak” diye bağırmaktır... Bunlar “Darbeye bak! Darbeye bak!” diye bağırmaktan cambazı bile göremez oldular!

Ayıptır, günahtır. Bari şu bayram günü bir susun!

65 hayattır

Pandemiye karşı aldıkları tedbirlerin, akılla, izanla, mantıkla açıklanabilir bir yanı yok. Tam bir çelişkiler yumağı... Dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen 65 yaş üstü yasakları çok insanı isyan ettirdi.

Bu isyanı en iyi dile getirenlerden biri de Avrupa Kadın Lobisi Yönetim Kurulu üyesi;   Türkiye Kadın Koalisyonu Dış İlişkiler Sorumlusu, yıllarca kadın sorunlarına emek vermiş Selma Acuner. Aşağıda öfke ve coşkuyla yazılmış o yazıyı bulacaksınız.

Yine geçen hafta kadınların öncülüğünde sosyal medyada #65HAYATTIR başlıklı bir eylem anında yayılıverdi, çığ gibi büyüdü, yayıldı... 

Bayram sonrasında bu yanlıştan dönülüyor. Ama yine de Selma Acuner’in “Bugün çarşı izninize çıktınız mı” başlıklı yazısını sizlerle paylaşmak istedim:

Anayasaya aykırı

“TV’lerde 65+ konusunda ‘empati kurmadan’ yorum yapanlar artık susun! Onları bugüne kadar siz mi büyüttünüz? Siz mi korudunuz? Yeter! Bi susun artık! Bırakın onlar konuşsunlar!

Televizyonlarda meteoroloji uzmanı biri ‘saati değiştirdiler ama hava sıcak, saatleri tekrar gözden geçirmek lazım’ diyor. Sanki hep ona soruyorduk sıcakta dışarı çıkarken!

Bir doktor ‘yaşlılar dikkatli olsun bol bol su içsinler, (sanki içmiyorduk!) Bir de hırsız çarpar maazallah’ diyor! Bir diğeri ‘mikroba maruz kalmamalılar aşı bulunana kadar çıkmasalar’ diyor, gerçekten böyle diyor... Bu arada aşı fi tarihinde bulunacak herhalde, evde ölün gidin mi demek istiyorlar.  

Pes artık PES! 65+ ehil kişiler, kendilerini yönetebilirler, bu her şeyi bilen yorumcular ellerini bir çekseler dillerine bir dikkat etseler artık. Zannedersiniz 5 yaşındaki çocuklara hitap ediyorlar, sizi ‘koruyoruz’ söylemi tutturmuşlar!

Herkesi koruyun sadece bir yaş grubunu değil! Ayrıca ne koruması? İş güç sahibi insanları 3 aydır eve hapsedip yavaş yavaş öldürüyorsunuz! Evet öldürüyorsunuz! 

Hareketsizlikten, moral bozukluğundan, dışlanmaktan büyük çöküntü yaşıyorlar. Emboli yüzünden ölenlerin sayısı giderek artıyor! Kendilerini ‘gölge vatandaş’ gibi hissediyorlar. Kızgınlar çok kızgınlar! 

Herkes günde belli saatlerde çıkmalıydı. Kendi işlerini yapabilmeli ve yaşamdan çekilmemeliydi. Şimdi ‘onlar mikroba maruz kalmadı, hay Allah, ne yapacağız? Biraz daha kapalı kalsınlar’ diye diye halen orta-yaş almış ehil insanları büyük ümitsizliğe düşürüyorsunuz! 

Hiçbir ‘empati kurmadan’ yorum yapan pek sayın yorumcular: Farkında mısınız, siz konuşurken artık eve kapatılmış, ‘dışlanmış ve işe yaramaz’ diye etiketlediğiniz insanlar büyük travma yaşıyor! Sizi onlar büyüttü, ne yapacaklarını gayet iyi bilirler, bir çekin elinizi artık! Haa bir şey mi yapmak istiyordunuz, bugüne kadar özellikle 80 üstü grup için sosyal politikalar geliştirilmesi için sesinizi çıkarsaydınız ya! 

Onları eve hapsetmek için gösterdiğiniz bu işgüzarlığa ihtiyaçları yok. Kendileri ne yapacaklarını ve ne yapmayacaklarını bilirler!, Anayasal haklarını çiğniyorsunuz! Bırakın onlar konuşsunlar ve kendileri ile ilgili karar alsınlar!”

Doğru söze ne denir!

Hepinize iyi bayramlar!

Yazarın Son Yazıları

Yumruklar havada yürüdük tek polis görmedik!

Yedi gün önceydi.

Devamını Oku
07.05.2026
Emek ve söz: Aynı kavga

İki gün arayla iki tarih...

Devamını Oku
30.04.2026
Savrulurken oradan oraya...

Bir ülke düşünün.

Devamını Oku
26.04.2026
Bayram mı, yoksa vicdan sınavı mı?

Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı.

Devamını Oku
23.04.2026
Merhaba Günü

İktidara geldiklerinde dindar ve kindar bir kuşak yetiştireceklerini açıkladılar.

Devamını Oku
19.04.2026
Hrant Dink Hafıza Mekânı

Zaman uçuyor.

Devamını Oku
16.04.2026
Operasyon arası sanat

27 Mart 2026-Uşak Belediyesi’ne operasyon.

Devamını Oku
12.04.2026
Teşekkürler Zülfü Livaneli

Hem Zülfü Livaneli’nin kendisi hem sayısız araştırmacı, o baskı altında zoraki kabullenilmiş adaylığın, SHP’nin yerlerde sürünen oylarını yükseltmek için kabul ettiğini açıkladı. Yükseltti de. Uğradığı saldırılar, manipülasyonlar, kimi medya ve aydınların ihaneti hepsi yazıldı. Oyların nasıl çalındığı da... Daha sonra Baykal’ın dokunulmazlığı nasıl savunup Erdoğan’a başbakanlığı sunduğu, tüm partilerin tavırları... Ama okuyan kim!

Devamını Oku
09.04.2026
Tiyatro ve eleştiri

Samsun Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden bir çağrı alınca “Nâzım Hikmet 124 Yaşında” programımı sunmak üzere kendimizi o muhteşem kentte bulduk.

Devamını Oku
05.04.2026
Demokrasiye bak!

Ama gerçekten olacak şey mi?

Devamını Oku
02.04.2026
Semiha Berksoy: Kendi mitolojisini yaratan sanatçı

Minicik bir kız çocuğu.

Devamını Oku
29.03.2026
Hakikat yargılanamaz

Peş peşe birbirini izleyen olaylara bakınca, insan çıldırmadan nasıl bu ülkede yaşayabilir diye şaşmadan edemiyorum.

Devamını Oku
26.03.2026
Bayram bitti

Bayram bitti

Devamını Oku
22.03.2026
Gerçek bayramları beklerken

Bu yazıyı okuduğunuzda arife günü olacak... Yarın bayram... Hiç ama hiç bayram duygusu yok çoğumuzun içinde.

Devamını Oku
19.03.2026
Bir kayıp, bir ödül

“Ooo, Bayan Şifahi buradaymış!”

Devamını Oku
15.03.2026
İki savaş arasında

Başlık doğru...

Devamını Oku
12.03.2026
Katliam devam ediyor

Farkında mısınız, ülkemizde kadın katliamı dolu dizgin devam ediyor.

Devamını Oku
08.03.2026
Vicdan biraz vicdan

Ey siyaset!

Devamını Oku
05.03.2026
Laiklik için iktidara teşekkür (!)

Gerek Erdoğan’a ve Bahçeli’ye, gerek okuduğunu anlayamayan, kin, nefret dolu duygularla sürüye katılanlara hepimiz sonsuz teşekkür borçluyuz.

Devamını Oku
01.03.2026
İzninizle

Geçen yıl yine tam şu sıralarda bu köşede “80 Yaşım Merhaba” diye bir yazı yazmıştım!

Devamını Oku
15.02.2026
Faşizm ne demek?

İnternete girin...

Devamını Oku
12.02.2026
Rezillikler ve anmalar arasında...

Yine aynı şey oldu.

Devamını Oku
08.02.2026
Deprem

“6 Şubat” bir sayı, bir istatistik değildir; bir hafıza yarasıdır.

Devamını Oku
05.02.2026
24 Ocak-31 Ocak haftası

Bugün 1 Şubat. Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü gün.

Devamını Oku
01.02.2026
Refik Durbaş’la sohbet

Birkaç gündür, benim canım arkadaşım ve ülkemdeki şiir tutkunlarının sevgilisi, aşkı, hayran olduğu şair Refik Durbaş’la sohbet ediyorum.

Devamını Oku
29.01.2026
Sahne, hayatın metaforuydu: ‘Bindik bir alamete’

Hak hukuk ve adaletin yok sayıldığı, dünya diktatörlerinin aklımızla oynadığı, her an düş kırıklıkları, vahşet, ölümlerle sarmalandığımız; yalanın, riyakârlığın, iftiraların, örgütlü kötülüğün egemen olup vicdanı yok ettiği bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
25.01.2026
Tan Sağtürk... Bir yıldönümü... PEN...

Geçen hafta içinde Tan Sağtürk’ün “görevden alındığı” haberi Resmi Gazete’de yayımlanınca herkes gibi ben de çok üzüldüm.

Devamını Oku
22.01.2026
Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025