Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Ebru Kılıçoğlu

Alkışlar ve şapka

12 Mart 2018 Pazartesi

Şampiyonluk yolunda ilerleyen, liderlik koltuğuna oturmuş, stadı hınca hınç doldurmuş seyircisinin önünde oynayan bir takımın; düşme hattında ölüm - kalım mücadelesi veren konuk ekibe karşı daha avantajlı olacağına inanmak çok da mantıksız değil. Öte yandan henüz dakikalar 2’yi gösterirken bir duran topla başlayan (yine!) ve Moke’nin vuruşuyla ağlara giden gol gösteriyor ki futbolda sonucu belirleyen istatistik değildir… Galatasaray’da sahadaki her futbolcu elinden geleni sonuna kadar yapıyor. Daha ilk düdükten itibaren anlıyoruz ki bu maçta belirleyici olan G.Saray’ın ne yapıp yapmadığı değil, Konyaspor’un ne yaptırmadığı olacak! Zira Sergen Yalçın, G.Saray’ı çok iyi anlamış. Nagatomo- Rodrigues-Gomis hattını henüz atak çekirdek halindeyken kesiyor, tamamen rakibin oyununu bozmaya çalışıyorlar. Bunu da o kadar iyi yapıyorlar ki Sarı - Kırmızılılar, maç boyunca son derece yıpratıcı bir baskı kurmasına rağmen bir türlü sonuca ulaşamıyor. Buna 20. dakikada Gomis’in penaltı kaçırması da eklenince G.Saray’da dozu giderek artan bir telaş başgösteriyor. Gol gelmedikçe telaş strese, stres de kartlara dönüşüyor. 70’te çare Gomis oluyor. Asisti Sinan’dan gelen topu ağlara (sonunda) kavuşturuyor. 73’te kaleciyle baş başa kalan Belhanda’nın gol pozisyonu direğe takılınca G.Saray’ın top aşkının platoni boyutunda kalacağı endişesi artıyor ama sevda büyük olunca Sarı - Kırmızılılar kolay vazgeçmiyor. Konyaspor kalesini 87’de Nagatomo (asist) ve Sinan Gümüş (gol) düşürüyor! Alkışlar Konyaspor’un çabasına ama şapka, bu 3 puanı rakibinden söküp alan G.Saray’a...

Tümü Ebru Kılıçoğlu - Son yazıları

Amorti 12 Aralık 2018 Çar
Yaraya tuz 9 Aralık 2018 Paz
Hayaller ve hayaletler 3 Aralık 2018 Pzt

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Sergen Yalçın