Çalkantılı bir ilk yarıyı bir an önce geride bırakıp bir an önce ‘önündeki maçlara’ bakmak istiyor Galatasaray. Bunda da haksız sayılmaz. Zira bu 17 maçlık dönemi bir ‘Türk dizisi’ tadında geçirdi. Cezalar, sakatlıklar, ihanetler… Tıpkı o dizilerdeki gibi, sırt sırta dönüp konuşan baş karakterler ayarında bir iletişim anlayışı. Bu maçla beraber bu eziyete bir ara verebilecek. Dönüşünde ya en sevdiği finali yapacak; yani küllerinden doğacak, ya da sezon finalinde sürpriz sonlar izlettirecek hepimize… Bu havada başlıyor maç. Soğuk, yağmurlu ve sürprizli. Zira Fatih Terim, bu kez tercihini Belhanda yerine Taylan’dan yana kullanıyor. Ömer’le bir araya geldiğinde bu tercih, ileri hattı ciddi şekilde güncelliyor. Mariano’nun gününde olması ve buna bir de Antalyaspor’un G.Saray’ın defansını pek de zorlamaması eklenince oyunun kontrolü maç boyunca G.Saray’da kalıyor. İlk dakikadan itibaren rakibini zorlamaya başlayan Sarı-Kırmızılılar; 10. dakikada hızlı gelişen bir atakta elle oynama sonucu verilen penaltıyı Falcao’yla gole çeviriyor. Maçın devamında da bu kontrollü baskıyı sürdürüyorlar. 28. dakikada gelen golü yine Falcao imzalıyor ancak bu kez golün gerçek sahibi, topu sağdan hızla taşıyan ve harika ortalayan Mariano. G.Saray, ilk yarıdaki 3. golünü 37. dakikada Ömer’in ortasını tamamlayan Taylan’la atıyor. Bir önceki haftanın ruh hali, bu 3 farklı galibiyette bile bir ‘temkin’ gerektiriyor G.Saray taraftarı adına. Ancak bu kez yağmur ve bu nedenle ağırlaşan zemin, G.Saray’ın avantajına oluyor. Sonradan oyuna giren Babel, takımın 4. golünü imzaladığında Antalyaspor hem zemine hem kaderine hem de rakibine çoktan yenilmiş durumda… Takımın son golünü 89. dakikada Taylan imzalıyor… İsmi ‘çok yağmur yağmasına karşın işlenebilir durumda olan toprak’ manasına gelen Taylan, G.Saray’ın geleceği için gayet verimli bir zemin olduğu sinyalini veriyor. İlk yarı ve 2019 G.Saray için bu sezon ilk kez gol yemeden farklı skor ve umutla bitiyor.
İşlenebilir toprak
Yazarın Son Yazıları
İki Galatasaray var bu sezon.
Sezonun “piyangodan çıkan” derbisinde Fenerbahçe daha tutkulu daha konsantre.
ilk yarının son düdüğünden önce Eren’in golü izliyor (ki yarısını akıl dolu asisti nedeniyle Icardi’ye yazmak gerekiyor). İkinci yarıda dengeyi yakalamaya çalışan Trabzonspor 55’te Augusto ile cevap veriyor. Ama Yunus ve Icardi; Bordo-Mavililerin final umutlarına engel oluyor.
Galatasaray’ın, ilk düdükten son düdüğe; performansını düşürmeden yüksek tempolu, baskılı ve organize bir futbol sergilediği doğru.
Belki maç başlamadan önce, Galatasaray’ın Avrupa yorgunu olması ve birinci kalecinin sakat olması avantaj gibi gözükmüştür Antalyaspor teknik heyetine.
Galatasaray, maçın ilk 45’te, Samsunspor ligin büyüklerinden rahatça puan koparan, dişli takımlardan biri değilmiş, hatta hiç yokmuş gibi oynuyor.
İstanbul derbilerinden, heyecan, çekişme, güzel futbol beklemeyeli çok oldu... En fazla, “Olay çıkmasa bari” temennisinde bulunabiliyor insan. Maç en azından bu beklentiyi karşılıyor.
Eksik ve tuttuk…
Galatasaray için maç, klişe bir pembe dizi gibi başlıyor…
İki Galatasaray var, Kocelispor deplasmanında. İlk yarıda “Ne de olsa sınıf birincisiyim. Çalışmadan geçerim” rahatlığıyla çıkıyor sahaya. Çabalamıyor, konsantre olmuyor…
Tıpkı, arılar gibi, iki takım da vızır vızır...
Yorgun Galatasaray, önce vasat bir oyun sergilerken pozisyon yaratma işini tek kişiye; maçın en hırslısı Osimhen’e bırakıyor.
Galatasaray maça, yelkeni rüzgâr dolan bir cruiser gibi başlıyor, ilk on dakika böyle devam ediyor.
Milli maçlar sonrası yorgun ya da Şampiyonlar Ligi öncesi heyecanlı; Galatasaray, normaline göre durgun bir futbol oynuyor.
Yorgun Galatasaray ve rakibini iyi çalışmış bir Beşiktaş...
Sırasıyla Yunus (23), Icardi (45+1) ve Torreira’nın (65) golleri, istikrarlı bir baskının değil yakalanan fırsatlara eklenen kişisel becerilerin ürünü.
Heyecanlı ve tedirgin G.Saray maça bocalayarak başlıyor.
Olimpiyat Stadı’nın lanetinden midir, verilen aranın rehavetinden mi bilinmez...
Galatasaray, evinde konuk ettiği Çaykur Rizespor karşısında “dalgalı” bir futbol sergiliyor...
Galatasaray, geçen sene olduğu gibi bu yıl da “her maça bir kahraman” trendini sürdürüyor. Topla oynama oranının yüzde 70’e varması yanıltıcı olmasın.
4 dilimi var G.Saray-Karagümrük maçının.
Gaziantep ile Galatasaray’ın karşı karşıya geldiği sezonun ilk maçının açmazı şu:
Erden Timur, Galatasaray’da yeni bir görev üstlenmeyeceğini açıkladığında, tüm camia endişeyle beklemişti yeni sezonu: Bu futbolcuları kim motive edecek?
Galatasaray, yaşadığı ‘sevinçli telaş’la biraz bocalasa da 26’da Osimhen’in golüyle rahatlıyor.
Yolundan şaşmadı
Birlikte
Tam takım devam
Yürüyeduruyor
‘Çok’ ile ‘hiç yok’
Koltuğunda rahat
Kadıköy hatırası
3 puanın günahı
Taşikardisiz 3 puan
Uyuyan dev
Kim kurtuldu?
Langırt
Yokluğu yara
Mesele
Nasıl olacak?
Tutuk ama istikrarlı