Önce çocuklar ve kadınlar!

Önce çocuklar ve kadınlar!

17.03.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Çok sevdiğim arkadaşım Begüm’ün kızı Enif Yavuz Dipşar’a 8 Mart nedeniyle kadına yönelik çalışmalarını soracak oldum, bana öyle bir belge sundu ki bu gazetenin tüm sayfaları durumu özetlemeye yetmez. Enif, uzun yıllar Kartal Belediyesi’nde, 2022’den beri de İBB Sosyal Hizmetler Dairesi başkanı olarak çalışmakta. Çocukluğundan beri annesinin izinde, STK’lerle içli dışlı...

Yerim sınırlı. Önümdeki rapordan, Ekrem başkan ve ekibinin İstanbul’da kadınlara yönelik çalışmalarının bir bölümünü mart ayı bitmeden şu köşeye sığdırmaya çalışacağım.

Kadın Danışma Birimi ve Destek Hattı: Yüz yüze ve 444 80 86 numaralı telefon hattından psikolojik, sosyal ve hukuksal danışmanlık hizmeti 40 merkezden sürdürülüyor. Bu hat 7/24 açık ve çokdilli (Türkçe, Kürtçe, İngilizce, Arapça).

Kadın Dayanışma Evi: Şiddet gören, tehlikede olan kadınlar çocuklarıyla kalabiliyor. Kaldıkları sürece günlük nakdi destek.

Dayanışma Paketi: Herhangi bir kadın sığınmaevi, kadın konukevi ya da İBB Kadın Dayanışma Evi’nden hizmet alıp sonra ayrılan kadınlara, yeni hayatlarını kurabilmeleri için maddi destek. Başlangıç için 10 bin TL ve ihtiyaç durumuna göre belirlenen süre boyunca 2 bin 500 TL kira ve ulaşım desteği...

Anne Bebek Ulaşım Kartı: 0-4 yaş çocukların annelerine ücretsiz ulaşım kartı...

Otogar Kadın Danışma Birimi: İstanbul’a gelen İstanbul’dan ayrılan kadınlara Büyük İstanbul Otogarı’nda şiddet özelinde yüz yüze danışmanlık hizmeti veren Otogar Kadın Danışma Birimi.

Cinsel Şiddetle Mücadele Merkezi ve Hattı: Tüm İBB kadın birimlerinde bu merkezler kuruldu. Bunlar aracılığıyla cinsel şiddetin önlenmesi amaçlanıyor.

Kadın Emeği Üretim Atölyesi, Dükkânı, Dayanışma Pazarı: Kadın Emeği Üretim Atölyeleri kuruldu. Emek sosyoekonomik açıdan güçlenmeye ve gelire dönüştü. Üsküdar Antikacılar Çarşısı’nda Kadın Emeği Dükkânı projesi başladı. Her hafta Feshane’de ve memleket günlerinde Yenikapı etkinlik alanında farklı kadın girişimcilerin ve kooperatiflerin yer aldığı Kadın Dayanışma Pazarı kuruldu.

İBB Kadın-Sıra Dükkânları: Sosyal alanları, atölye ve etkinlikleriyle birlikte zanaatkâr, tasarımcı ve sanatçı kadınları buluşturan Sıra Dükkânlar kuruldu.

Bölgesel İstihdam Ofisleri: Kadınların ekonomik açıdan güçlenmesi ve istihdama katılmaları için kuruldu.

Ders Destek Atölyeleri: İBB Mahalle Evlerindeki Ders Destek Atölyelerinde ilkokul, orta ve lise öğrencilerine ve okuma yazma öğrenmek isteyen kadınlara eğitim verilmekte. Bu eğitim Emekli ve Atanamayan Öğretmenler Projesi ile birleştirildi; atanamayan, emekli olup geçinemeyen öğretmenleri ekonomik olarak güçlendirmek ve etüt ihtiyacını karşılayamayan öğrencilere destek olmak amaçlandı.

Askıda Anne-Bebek Destek Paketi: İhtiyaç sahibi hanelere destek olmak isteyen İstanbullu vatandaşları hemşerileri ile buluşturarak İstanbul’da dayanışmayı güçlendirmek için köprü oluşturuldu.

Toplumsal Cinsiyet Odaklı Mesleki Eğitimler: Erkek egemen meslekler olarak görülen mesleklerin, kadınlar için de erişilebilir olması ve özgüvenlerini güçlendirmek için kuruldu. İlki temel marangozluk eğitimi oldu. Diğerleri sırada...

Raporun daha yarısına gelmedim. Her ilçede psikolog, sosyolog, sosyal hizmet uzmanı, psikolojik danışmanlar ve çocuk gelişim uzmanları eşliğinde hizmet veren İSADEM (İstanbul Aile Danışmanlık ve Eğitim Merkezleri), tüm kenti bir uçtan öteki uca dolaşarak gezici danışma noktaları oluşturan, eğitim veren ve el becerisi atölye işlevi gören Mor Otobüs ve Mor Haritam, Afet ve Kadın Çalıştayı, Regl Danışmanlık Birimi ve Hijyenik Ped Desteği, kadının kendini şiddetten korumayı ve mücadele etmeyi öğrenebildiği “Öz Savunma Atölyeleri”, Çocuklarıyla katılabilecekleri yaz etkinlikleri, kamplar, kentin her tarafına ulaşarak denizde ve karada rehberli turlar...

İstanbul’da ilk kez toplumsal cinsiyet eşitliğini benimseyerek yaşamın her alanında kadınları desteklemek ve güçlenmelerine katkıda bulunmak için birçok alanda (sağlık, sosyal hizmet, kültürel etkinlikler, istihdam, eğitim, spor vb.) geliştirilen politikalar ve hizmetler...

Ben öğrendim, herkes öğrensin istedim.

Yazarın Son Yazıları

İzninizle

Geçen yıl yine tam şu sıralarda bu köşede “80 Yaşım Merhaba” diye bir yazı yazmıştım!

Devamını Oku
15.02.2026
Faşizm ne demek?

İnternete girin...

Devamını Oku
12.02.2026
Rezillikler ve anmalar arasında...

Yine aynı şey oldu.

Devamını Oku
08.02.2026
Deprem

“6 Şubat” bir sayı, bir istatistik değildir; bir hafıza yarasıdır.

Devamını Oku
05.02.2026
24 Ocak-31 Ocak haftası

Bugün 1 Şubat. Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü gün.

Devamını Oku
01.02.2026
Refik Durbaş’la sohbet

Birkaç gündür, benim canım arkadaşım ve ülkemdeki şiir tutkunlarının sevgilisi, aşkı, hayran olduğu şair Refik Durbaş’la sohbet ediyorum.

Devamını Oku
29.01.2026
Sahne, hayatın metaforuydu: ‘Bindik bir alamete’

Hak hukuk ve adaletin yok sayıldığı, dünya diktatörlerinin aklımızla oynadığı, her an düş kırıklıkları, vahşet, ölümlerle sarmalandığımız; yalanın, riyakârlığın, iftiraların, örgütlü kötülüğün egemen olup vicdanı yok ettiği bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
25.01.2026
Tan Sağtürk... Bir yıldönümü... PEN...

Geçen hafta içinde Tan Sağtürk’ün “görevden alındığı” haberi Resmi Gazete’de yayımlanınca herkes gibi ben de çok üzüldüm.

Devamını Oku
22.01.2026
Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025
Prag’dan sevgiler

Sevgili okurlar Prag’dayım.

Devamını Oku
16.10.2025
Jandarmalı-jandarmasız günler

Sabah 6.30’da kapı tekmeleniyor. Jandarma içeri dalıyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Tiyatro ve siyaset

Bu yazının başlığı “Afife Jale Ödül Töreni’nin düşündürdükleri” olacaktı.

Devamını Oku
09.10.2025
Celladına âşık olmak...

Olmayan suçlar... Yazılmayan iddianameler... Yazılıp uygulanmayan kararlar... Ve hukuk ile guguk arasında yaşamaya devam çabası... Tamam yakınmayı bırakıp sadede geliyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Travmalarla yaşamak...

Nasıl yaşamak bu! Kâh gökyüzünde kanat çırpıyoruz kâh en dipsiz kuyuların derinliğinde kayboluyoruz.

Devamını Oku
02.10.2025