Ülkem Kan Kokuyor

Ülkem Kan Kokuyor

04.11.2012 04:58
Güncellenme:
Takip Et:

Ülkem hapishane kokuyor, adaletsizlik kokuyor, hak hukuk tanımamak kokuyor, gerilim kokuyor, açlık kokuyor, kavga kokuyor, ölüm kokuyor, düşmanlık kokuyor Bütün bunları başlığa sığdıramayacağımdan kısaca kan kokuyor dedim!

\n

Açlık grevi yokturdiyor, yalan olduğunu bile bile Sonra o lafı unutuyor. Bunlar gizli gizli yiyordur diyor, onu da unutuyorCanlarından başka kaybedecek hiçbir şeyleri olmayanları yok sayıyor Yandaş medya 4 ay önceki bir düğün fotoğraflarını yayımlayıp içeridekiler açlık grevindeyken, dışarıdakiler ziyafet sofrasında diye yayın yapabiliyor

\n

Nasıl, nasıl anlatmalı ki, yalanlarla sorun çözülmez Nasıl, nasıl anlatmalı ki yok sayarak, görmezden gelerek hiç çözülmez Tam tersine, bu tavır, bu unutkan”, bu yok sayan, yalanla bezeli tavır ölüme davetiye Bu onur kırıcı tavır, pazarlıkçı tutumzulmü, ölümü kışkırtıyor.

\n

Açlık grevi yapanlara destek dalga dalga çoğalırken, aydınların haykırışı yükselirken, kulaklarını, gözlerini, akıllarını, yüreklerini, vicdanlarını kapayanlara, daha kaç ölümden sonra uyanacaksınız diye sormak istiyorum. Sizce daha kaç ölüm yetmez?!

\n

İlhan Mimaroğlu Anısına

\n

Temmuzda yitirdiğimiz öncü besteci İlhan Mimaroğlu anısına adanan Meral Güneyman konseri muhteşemdi. Dinleyicilere olağanüstü, unutulmaz anlar yaşattı.

\n

Öncü, yenilikçi besteci İlhan Mimaroğlu ile dünyanın yine yenilikçipiyano virtüözü, piyanist Meral Güneymanın buluşması bence rastlantısal olamaz. (Oysa sahnede anlattı: New Yorkta bir Yunan lokantasında…) İkisi de o kadar sahici, içten, yetenekli ve yaptıkları işte ustalar ki!

\n

Program tam da Mimaroğlunun seveceği türdendi!

\n

Güneymanın deyişiyle Bizim aileden: Beethovenin hiç sonata benzemeyen Mi Majör SonattıProkofievin şeytani tuzaklar barındıran Suggestions Diaboliques. (Bu eserde melek görünümlü Meral Güneyman, şeytana külahını ters giydirdi, tüm hünerini döktürdü.) Radiohead ve Duke Ellington besteleriİlhan Mimaroğlunun Meral Güneymana adadığı Valsler (Mimaroğlu ironisyile dolu valslerde asaletin Bay Hyde ve Bay JekyIl - yani ikiyüzlülüğüortaya konuyor.) Ve Güneymanın tüm şiirselliğini, dinamizmini ve derinliğini en yoğun biçimde verdiği, bittiğinde tüm salonu ayağa kaldıran Ravelden o muhteşem Vals”…

\n

Klasikle cazı buluşturan bu eşsiz konseri Meral Güneyman, sahnedeki özverili, yalın, içten tavrı, açıklayıcı, samimi sıcacık konuşmaları ve Mimaroğluna adadığı The Man I Loveşarkısıyla taçlandırdı.

\n

Güngör Mimaroğluyla kucaklaşırken, içimden, İlhan Mimaroğlu dinleseydi, bayılacaktı bu konsere diye geçiriyordum.

\n

Yazarımız Evin İlyasoğlunu 15 yılına giren Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hallda düzenlediği bunca nitelikli etkinlikler için kutluyorum.

\n

Şimdi bu yazıyı bitirip İş Sanata doğru yola çıkmalıyım: 2012 - 13 yeni mevsimin açılış konseri için Aklım ve yüreğim çok zamansız kaybettiğimiz İş Sanatın yönetmeni Meriç Soyludaİşini aşkla yapan, hepimizin sevgilisi Meriç, önümüzdeki mevsimin programını da hazırlamıştı Kendisi orada olmayacak ama birbirinden değerli etkinliklerin gerisinde ben hep onun o narin kişiliğini, azmini ve sıcak gülüşünü hissedeceğim.

\n

Yazarın Son Yazıları

Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025
Prag’dan sevgiler

Sevgili okurlar Prag’dayım.

Devamını Oku
16.10.2025
Jandarmalı-jandarmasız günler

Sabah 6.30’da kapı tekmeleniyor. Jandarma içeri dalıyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Tiyatro ve siyaset

Bu yazının başlığı “Afife Jale Ödül Töreni’nin düşündürdükleri” olacaktı.

Devamını Oku
09.10.2025
Celladına âşık olmak...

Olmayan suçlar... Yazılmayan iddianameler... Yazılıp uygulanmayan kararlar... Ve hukuk ile guguk arasında yaşamaya devam çabası... Tamam yakınmayı bırakıp sadede geliyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Travmalarla yaşamak...

Nasıl yaşamak bu! Kâh gökyüzünde kanat çırpıyoruz kâh en dipsiz kuyuların derinliğinde kayboluyoruz.

Devamını Oku
02.10.2025
Yaşar Kemal’e adanan bayram

26 Eylül’de Ankara’da 93. Dil Bayramı’nı kutladık. Dil Derneği ve Çankaya Belediyesi’nin ortaklaşa etkinliği Yaşar Kemal’e adanmıştı.

Devamını Oku
28.09.2025
Ellerinde Toprak

“Sömürü bir bütündür. Bütün insan değerlerinin sömürülmesiyle, doğa değerlerinin hoyratça sömürülmesi bir arada gidiyor. Türkiye toprakları yıkıma uğratılıyor, hopur ediliyor. Biz Türkiye üstünde mirasyedileriz. Yıkımımızdan Türkiye’nin hiçbir insanı ve doğa değeri kurtulamıyor.”

Devamını Oku
25.09.2025
‘Üç Ayaklı Kedi’ İstanbul’da

İstanbul dolu dizgin.

Devamını Oku
21.09.2025
Nice yıllara Hrant Dink

15 Eylül, arkadaşımız, yoldaşımız, omuzdaşımız, ülkemin en aydın, en dürüst, en yararlı, en barışçı insanlarından Hrant Dink’in yaş günüydü.

Devamını Oku
18.09.2025
Düşme var düşüş var

Bundan önceki yazım şöyle bitiyordu: “Yeryüzü muhteşemdi. Türkiye’nin asla uygarlıktan, yaratıcılıktan, aydınlıktan ve gelecekten vazgeçmeyeceğine dair umutlarımız tazeleniyordu.”

Devamını Oku
07.09.2025
Büyülü aydınlık bir gece

Elbe Nehri’nin kıyısında görkemli mi görkemli o yapı bir mucize gibi yükseliyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Hapishane ve ödül: Vicdan ve haysiyet

Hafta içinde hapisteki iki çok değerli insanımıza yine uluslararası ödüller verildi.

Devamını Oku
31.08.2025
Paramparça ve umut

Bunalıyorsunuz, kahroluyorsunuz, her yerde haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik diyorsunuz...

Devamını Oku
28.08.2025
Dünyanın sesleri İstanbul’daydı

Bu başlığı yazdım. İstanbul’da bir haftadır süren o muhteşem coşkuyu paylaşacağım diye düşünürken birden bir suçluluk duygusuna kapıldım.

Devamını Oku
24.08.2025
Edremit Kitap Fuarından...

Edremit Kitap Fuarı’ndayım...

Devamını Oku
21.08.2025