"Gördüğümüz rüyanın birbirine benzemesi doğaldı"

Turhan Selçuk'un sanatta 60. yılında basılan 'Önce Çizgi Vardı... "çizgide 60.yıl"' adlı derleme kitabında İlhan Selçuk ağabeyini duygu dolu sözlerle kaleme almıştı. Ağabeyine 'gördüğümüz rüyanın birbirine benzemesi doğaldı' diyen Selçuk'un kaleminden Turhan Selçuk...

İlhan Selçuk

 

TURHAN...

Çevremizi saran üç boyutun ötesinde, dördüncünün varlığını duyumsamadığımız yıllardı... Uzunluğu, genişliği, derinliği biliyorduk...
Zamanı tanımıyorduk...
Yaşadığımız an'ın bilincine uzaktık...
Bilye oynarken, meşin topun peşinde koşarken, okula giderken, gezip tozarken, avarelik ederken, akan zamanın dışındaydık...
Ta içimizde, yüreğimizde, beynimizin gizli bir köşesinde, geleceğimizin gizemine adamıştık kendimizi...
Ulaşılamaz yıldızlara gidecektik; bilmediğimiz ülkelerde görülmemiş serüvenler bizi bekliyorlardı; göz kamaştırıcı hayatlara ışınlanmıştık...
Yakınımızdaki hiçbir olay, ailemizdeki hiçbir bağ, çevremizdeki hiçbir kişi, ülkemizdeki hiçbir gerçek, yaşadığımız kent veya kasabadaki hiçbir koşul, bizim yarınlara şartlanmış yaşam tasarımlarımızı engelleyemezdi...
Yaşayacaktık: ama, daha sonra, ilerde, gelecekte, hayat kollarını bize açacaktı...
Özlemlerimizin anlamı, sıradanlaşmanın sınırlarını ruhumuzda çiğneyip geçmişti...
Yaz sıcağını emen geceler, pırıl pırıl gökte kayan yıldızları ciğerlerimize çekiyorduk: o yıldızlar gökte bizim için kayıyorlardı...
İki Çocuğun devri Alemi'ni, Tarzan'ı, Baytekin'i, Üç Silahşörler'i aşıp La Dam O Kamelya'ya geçmek güç olmadı; Çocuk Sesi'ni Afacan'ı geride bırakırken üzülmedik; bunlardan çk daha uzakta, gizemli ve görkemli bir yerde, hayat kollarını açmış bizi bekliyordu.
Çok küçük yaştayken, İstanbul'da elektrik düğmesini çevirdiğimiz zaman ortalığın aydınlanması bize doğal gelmişti. Anadolu'nun uzak kasabalarında, fitilli petrol lambasının soluk ışığında kitap sayfalarını çevirmekte ne kolaydı!.. Çünkü hayat, çok ötede, gelecekte, bilinmeyen kentlerde, balta girmemiş ormanlarda, uzak gezegenlerde yaşanacak apayrı bir şeydi.
Bilincimizin gölgesinde, geleceğin bilinmezliğine yayılıyordu umutlarımız...
Çocuklukta yaşadığımız yıllar, ilerde yaşayacağımız güzel zamanlardan ödünç alınmıştı.
Schubert'i, Gorki'yi, Zola'yı, Gogol'u tanıdığımızda, kendimize yakıştırdığımız dünyanı ninsanlarını bilmuş gibiydik; ama, sanki hepsi de üç boyutun kapsamı içindeydi...
Dördüncü boyutun bize hazırladığı tuzaktan habersizdik...
Zamanı duyumsamaya başladığımız gün, yaşam değişti, dördüncü boyut ikimizi de uçurumuna çekmeye başladı...
Turhan'la kardeşliğin ötesinde bir ikili olşturuyorduk, yaşımız büyüdükçe düşüncelerimiz de birlikte büyüyor, düşlemlerimize karışıyordu, gece gözlerimizi kapadığımızda gördüğümüz rüyanın birbirine benzemesi doğaldı...
Ya Ülfet?..
O 'bizim' kız kardeşimizdi...Benim ya da Turhan'ın değil, 'bizim' kardeşimiz...
Uzun sandığım bir çocukluk evresinde 'ben' ile 'biz'i düşüncelerimde karıştırdığımı sanıyorum.
Gerçek ile düşü ayrımsamak çok zor oldu.
Çocukluğumuzun uçsuz bucaksız evreninden kopup ayaklarımızın toprağa değdiği anda, ben çok korktum...
Turhan'ın ürktüğünü sanıyorum.
Dünyalarımız yıkılıyor muydu? Yıldızlara gidemeyecek miydik? Evrenin bilinmeyen güzelliklerini, adına hayat denen süreçte keşfedemeyecek miydik?
İlk gençlik yılları aşılıp da 'zaman boyutu' yaşamda devreye girdikçe, üç boyutun yetersizliği, kısırlığı, bağlayıcılığı ortaya çıkıyordu.
İnsanın durduğu, oturduğu, hele geceleyin yattığı yerde düşünceleriyle devinebilen bir yaratık olduğunu küçükken keşfeden bizler, hayatın gerçekliği karşısındı, ellerimizin ayaklarımızın bağlandığını mı görecektik?..
Büyüyorduk, hayata atılmak, meslek sahibi olmak, para kazanmak, bir evin sorumluluğunu taşımak gibi zorunlulukların oldubittisiyle karşı karşıyaydık. Kuralların bukağası, ayakbileklerimize vuruluyordu. Gerçekler, hışımla üstümüze geliyordu. Dünyalarımızın yıkılmazına, gezegenlerimizin yok olmasına, yıldızlarımızın ellerimizden kaymasına seyirci mi kalacaktık?..
Kıyamet günü yaklaşıyordu... O sırada Turhan bir şeyi farketti.
Alaeddin'in lambasından çıkan dev, Turhan'a bir çizginin gizeminde bütün dünyaları, yıldızları, gezegenleri, galaksileri, insanları, duyguları, sevdaları, dostlukları, düşmanlıkları, ağlamayı, gülmeyi, geçmişi, geleceği ve an'ı - tek sözcükle yaşamı - yakalamasını öğretti.
O, ne büyük bir mutluluk!..
Turhan, evrendeki her şeyi çizgiye dönüştürmenin ilm-i simyasında benliğini buldu...
Yaratacağı evren'in Allah'ıydı artık...
Baytekin gibi yıldızlara gitmiyor, yıldızları ayağına çağırıyordu. Doktor Faust'un gücü artık ne yazardı!.. Güliver'in devleri ve cüceleri, çizginin büyüsünde bir büyüyüp bir küçülüyorlardı. Şekspir'in tiyatrosu, çizgi dünyasının egemenliğinde perdelerini açıp kapıyorlardı. Molyer'in mizahı, çini mürekkebiyle beyaz kağıt üzerine dökülüyordu. Donkişot ya da Kazanova, Turhan'ın yanında yay kalırlardı.
Turhan'ın dünyası, yaşadığımız gerçek dünyanın eleştirisiyle oluştu...
Alternatif bir dünyadır bu...
Coğrafyası dördüncü boyuta yayılır...
Turhan'da zaman korkusu kalmadı...
Zaman, artık Turhan'a çalışıyor.

 

Kaynak: Önce Çizgi Vardı... "çizgide 60.yıl"

Güldiken, Güz 1994, S. 5, s.24-25

 

FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

İlgili haberler için tıklayınız;

TURHAN SELÇUK'U KAYBETTİK

TURHAN SELÇUK'UN SON ÇİZGİSİ/ SÖZ ÇİZGİNİN

TURHAN SELÇUK'UN ÇİZGİLERİ

"ONUN ÇİZGİSİ UYARIRDI"

YAŞAR KEMAL'İN KALEMİNDEN TURHAN SELÇUK

CEMAL SÜREYA TURHAN SELÇUK'U ANLATTI

SELÇUK'UN GÖRÜŞLERİ, AÇIKLAMALARI VE SÖYLEŞİLERİ

11 Mart 2010

135 okur değerlendirme ortalaması:
  • Son durum 666 yıldız.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
En çok puan alan haberler
Vermek istediğiniz puana karşı gelen yıldızın üzerine tıkladıktan sonra tuşuna basın.

Arkadaşıma Gönder

YORUMLAR (9)



Yorum ekle (giriş yapın) En çok yorum alan haberler

"Turhan"
el ele kardeş çemberi
yüzleri gökyüzüne
kucaklar yer yüzünü
bir aile kabuğu bu
sırtları yeryüzü soğuğu
kucakları yer ataşi
---
ilhan'la turhan bir
kardeş, bir kız kardeşle
ufuk çizgileri, yokluklarından
bir habersiz, fay çizgileriyle
oynamışlar her çocuk gibi
geçmişin ateşi geleceğin soğuğu
meraklarını kamçılamış büyümeye
---
anlatılan masallarla yıldızları
merak etmişler gerçek korkusuyla
ilhan abiliği ile korkusunu düşünmüş
turhan abisinin düşünden bir kaşif
abi sözünü dünya evren çizmiş
masal karekteriyle kişilik karekterini
dördüncü boyutu çizgiyle yakalamış
---
düşünmek diyalektiği yeniden
yenilenerek yaratılmak azmi
düşünen adamı işi işsizliktir
ilhan düşünmüş turhan çizgi olmuş
düşüneni etrafında işler yoluna girmiş
turhan abisinin düşüncesini çizmiş
kendi düşüncesini eylemine vermiş
üflet bu iki abiye bir güzel dünya (Naki Aydoğan)

Katılıyorum: %100 Katılmıyorum: %0 Toplam oy veren: 2

Dün haberi okuduğumda ne yazacağımı
bilemedim.Çok üzgünüm atteş düştüğü
yeri yakar,ama selçuk ateşi hepimizi,
ınsanım diyen,herkezi yaktı.Giden
borcunu ödedi kalanlara Allah sabır
versin.İnsan ölür,AYDINLAR ölmez. (Cafiye Arica)

Katılıyorum: %100 Katılmıyorum: %0 Toplam oy veren: 8

Tılsımlı çizgilerinin ışığında yldızlara ulaştı sonunda ve oralarda eminim dünyayı bambaşka görüp, yıldızları çizgi yapıp ,bulutlardan şekiller yaratıp yine bizi bize güldürüp, tebessüm edicektir. Gökyüzüne bakmamaız yeterli.
Dila SÖNMEZ (dila sönmez)

Katılıyorum: %94 Katılmıyorum: %6 Toplam oy veren: 17

Yorum ekle (giriş yapın) En çok yorum alan haberler

Yorumu oylamak için "katılıyorum" ya da "katılmıyorum"un üzerine tıklayın. Yorum metni olarak en çok 2000 harf giriş yapılabilir. Yorumlar editörler tarafından okunduktan sonra yayına girecektir. Küfür, hakaret gibi yasal açıdan sorun yaratabilecek yorumlar yayınlanmayacaktır.


 
 
 
 
 
 
 
En Son Değişim
IMKB 100 60,865.73 0.30
IMKB 50 60,493.39 0.31
IMKB 30 77,135.73 0.25
USD 1.5115 -0.26
EURO 1.9365 -0.05
 
Hava Durumu

 




Cumhuriyet'i Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa | Siyaset | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Kültür Sanat | Spor | Yaşam | Bilim Teknik |
Sağlık | Eğitim | Çevre | Çalışma Yaşamı | Çizerler | Tarım | Kitap | Gezi |
Dosyalar | Söyleşi | Otomobil | Olaylar Görüşler | Belge Arşiv | E-Gazete (aboneler için) | İletişim | Reklam Seçenekleri
© 1998-2010 Cumhuriyet
© 2005-2010 Bu sitenin İçerik ve Haber Yönetim Sistemi altyapısı YÖRENET Teknoloji A.Ş. tarafından geliştirilmiştir.